
Esas No: 2015/13034
Karar No: 2015/16792
Karar Tarihi: 13.10.2015
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2015/13034 Esas 2015/16792 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Mahkemesi : Mersin 6. İş Mahkemesi
Tarihi : 31.03.2015
No : 2014/106-2015/140
Dava, eşinden boşanmasına rağmen fiilen birlikte yaşamayı sürdüren davalıya ödenen yersiz aylıkların tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hakkında verilen boşanma kararı 08.07.2009 tarihinde kesinleşen davalıya, yaşamını yitiren ve 506 sayılı Kanunun hükümlerine göre hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm (yetim) aylığının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davacı kurumca kesilerek, 01.08.2009-23.04.2011 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk ettirildiği, anılan borcun tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itiraz üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56. maddesinin 2. fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96. madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır. Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir.
İnceleme konusu davada mahkemece gerekli araştırmanın yapıldığı anlaşılmakla;
Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu görevlilerince hazırlanan 29.09.2012 tarihli ve 1152 sayılı rapora göre medula sisteminden yapılan sorgulamada davalı ve boşandığı eşinin 13.07.2009-16.07.2009 tarihlerinde aynı günlerde Mersin Erdemli Devlet Hastanesinde tedavi oldukları, site yöneticisinin 18.04.2012 tarihli ifadesinde iki yıldır yönetici olduğunu ve başladığında davalı ve eşinin birlikte oturduklarını beyan ettiği, ifade tarihi itibariyle beyanın içeriğinde belirtilen sürenin boşanılan dönemi içine aldığı, yine davalı ve boşandığı eşinin aynı yöndeki beyanlarında Kayseri de boşanıp birlikte Mersin iline geldikleri, müşterek çocukların okul dönemi esas alınarak yazın boşanılan eşin davalının evinde haftada 2-3 gün kaldığı, kışın ise davalının boşanılan eşin evinde haftada 1-2 gün kaldığı, yeniden evlenene kadar bu şekilde görüşmeye devam ettikleri ve davalı ile boşandığı eşinin 28.01.2011 tarihinde yeniden evlendikleri hususları birlikte dikkate alındığında, davacı kurum tarafından tanzim edilen raporun aksinin ispat edilemediği ve tüm dosya kapsamı itibariyle davalı ile boşandığı eşinin fiili olarak birlikte yaşadıkları belirgindir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.