13. Hukuk Dairesi 2015/36832 E. , 2018/1541 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi-manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... Belediyesi"nin, dava dışı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile yaptığı protokol çerçevesinde ... Toplu Konut Projesi adı altında toplu konut yapıp sattığını, yapılan konutlardan ... İlçesi, ..., ... mevkii, 30K3 pafta, 69 ada, 319 parsel, 8.blok, 3.kat, 8 nolu bağımsız bölümde kayıtlı meskeni satın aldığını,kendisine ait dairenin de bulunduğu apartman ve başka taşınmazların hatalı ve eksik yapım dolayısıyla kullanılamaz hale geldiklerini, 1999 yılında tamamen harap olduğunu, davalı belediyenin evleri boşalttırdığını ve hak sahipleri ile 09/04/1999 tarihli tutanak protokolü imzaladıklarını, söz konusu protokol ile hak sahiplerinin zararlarını karşılayacağını taahhüt ettiğini, davalı belediyenin protokole binaen 1999 yılı Nisan- 2000 yılı Nisan ayı arasında aylık 50,00 TL"den toplam 600,00 TL kira yardımı yaptığını, halihazırda dairesinin de bulunduğu apartmanın davalı tarafından yıkıldığını, ortada bina olmadığını, Belediye Başkanlığı tarafından Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 1999/227 esas sayılı dosyası ile müteaahit firma ile müşavir firma aleyhine tazminat davası açıldığını, kusur yönünden rapor alındığını, söz konusu raporun kesinleştiğini, rapora göre tüm kusurun davalı ... ile dava dışı müteahhit firma ile müşavir firmada olduğunun tespit edildiğini, zararının giderilmesi için çeşitli kereler davalıya müracaat ettiğini, kendisine zararının karşılanacağının söylendiğini fakat halen zararının giderilmediğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL"nin davalıdan alınmasına, hüküm altına alınacak tazminata dava tarihinden yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiş ıslah dilekçesi ile talebini 84.225,00 TL"ye yükseltmiştir.
Davalı, zamanaşımı itirazında bulunarak zamanaşımı nedeniyle usulden ve esastan da davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-TBK.nun 72.maddesindeki "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Somut olayda davacı, zararın meydana geldiği tarihin yıkım kararı sebebiyle evin boşaltıldığı 1999 yılı olduğu, davacının zararı ve yükümlüsünü öğrendiği bu tarihten itibaren 15 yıl içerisinde daha önce açılan davaların sonucunu bekleyerek herhangi bir dava açmadığı anlaşıldığından süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerler temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 292,41 TL. kalan harcın davacıya iadesine, peşin alınan 1.110,05 TL harcın davalıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.