13. Hukuk Dairesi 2016/17973 E. , 2018/1526 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı,davalıdan alacağının tahsili talebi ile; ... 4.İcra Müdürlüğü"nün 2014/26917 sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, davalının takibe kendisine gönderilen paranın hibe olduğu iddasıyla itiraz ettiğini, borçlunun takibe konu parayı aldığını ikrar ettiğini, paranın babası tarafından gönderildiğini iddia etmekte ise de dekonttan da anlaşılacağı üzere şirket tarafından gönderildiğini, ticari şirketin bağış yapamayacağını, paranın gönderilme amacının daha önce şirket ortağı muris ... adına kayıtlı ve davalıya bağışlanan taşınmazın ihtiyaç dolayısıyla davalı tarafından satışa çıkarıldığının öğrenilmesi üzerine, şirket tarafından satın alınarak şirket envanter defterine kaydedilmesi ve şirketin kredi kullanımlarında teminat olarak gösterilmesi olduğunu, davalıya ödeme yapıldığı halde tapunun devrinin yapılmadığını belirterek, borçlunun ... 4.İcra Müdürlüğünün 2014/26917 Esas sayılı İcra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, takip durduğundan davalının % 20 icra tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, söz konusu paranın o dönem şirket ortağı olan babası tarafından kendisine bağış amaçlı gönderildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, ... 4.İcra Dairesi"nin 2014/26917 sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın 100.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, takip tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz olunmuştur.
Davacı şirket davalıya bir taşınmazın alımı için 100.000,00 TL para gönderildiğini ancak taşınmazın devri yapılmadığı gibi paranın da iade edilmediğini ve paranın iadesi için başlatılan takibe de davalı tarafça itiraz edildiğini beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ise söz konusu paranın o dönem şirketin ortağı olan vefat eden babası tarafından bağış amaçlı gönderildiğini savunarak gerekçeli inkarda bulunmuştur. Bu durumda şirket tarafından davalıya gönderilen paranın şirket adına taşınmaz satın alınması için gönderildiğinin davacı tarafından yasal delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. HMK"nın 222. maddesinde "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır" şeklinde düzenleme mevcuttur. Somut olayda, ispat yükü davacı taraftadır. İspat yükü kendisinde olmayan davalı taraf ise münhasıran karşı tarafın ticari defterlerine dayanmadığı gibi davalı taraf tacir de değildir. O halde, mahkemece, ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilerek davacı tarafın da iddiasını ispatlayamadığı hususu göz önüne alınarak iddiasını ispatlayamayan davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken, şirketin ticari defterleri üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak alınan raporun sonucuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 1630,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.