2. Ceza Dairesi 2020/22281 E. , 2020/12981 K.
"İçtihat Metni"
Hırsızlık suçundan sanık ..."ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 142/2-h ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair... 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2016 tarihli ve 2016/415 Esas, 2016/440 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14/05/2020 gün ve 463-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2020 gün ve 2020/48931 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Nitelikli hırsızlık suçundan sanık ..."ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 142/2-h ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair... 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2016 tarihli ve 2016/415 Esas, 2016/440 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanığın, mağdurun sokak üzerine direksiyon kilidi ile kilitli olarak bıraktığını beyan ettiği motosikleti hırsızladığı eylem nedeni 5237 sayılı Kanun"un 142/2-h maddesi uygulanarak hüküm kurulmuş ise de, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/07/2013 tarih, 2013/82 Esas ve 2013/338 Karar sayılı kararında, "Sabit bir noktaya kilitlenerek bağlanan motosikletlerin suç konusu olması halinde, kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış olduklarından, dolayısıyla adet ya da kullanım gereği açıkta bırakılma hali sözkonusu olmayacağından, TCK"nun 142. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde düzenlenen, "kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında" hırsızlık suçuna ilişkin nitelikli hâlin gerçekleşeceği konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Bununla birlikte, sabit bir noktaya bağlı olmaksızın açık bir alana direksiyonu kilitlenmiş ya da tekerleğin dönmesini engelleyen disk, zincir ya da kilit takılmış halde bırakılan motosikletlerin suç konusu olması durumunda ise, kilidine müdahale edilmeden ve kilit etkisiz hale getirilmeden de sürüklenerek ya da taşınarak götürülmeleri mümkün olduğundan, 142. maddenin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçunun değil, aynı fıkranın (e) bendindeki kullanım gereği açıkta bırakılmış eşya hakkındaki hırsızlık suçunun oluşacağı kabul edilmelidir." şeklinde belirtilen ilkeler nazara alındığında somut olayda, motosikletin park edildiği yerin sokak üzeri olup bina veya eklentileri niteliğinde olmadığı gibi motosikletin sabit bir noktaya bağlanarak kilitlenmek sureti ile muhafaza altına alınmamış olduğu cihetle, bina veya eklenti niteliğinde olmayan yere yalnız direksiyon kilidi ile kilitli olarak park edilmiş motosikletin hırsızlanması eyleminin aynı Kanunun 142/1-e maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/07/2013 tarih, 2012/13-1317 esas ve 2013/337 karar sayılı kararında, “Sabit bir noktaya bağlı olmaksızın bina önündeki açık alana direksiyonu kilitli olarak parkedilen suç konusu motosikletin çalınması şeklindeki eylemin, kullanım gereği açıkta bırakılan eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, eylemin TCK"nun 142/1-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı”nın belirtildiği, somut olayda sanığın, mağdurun sokak üzerine direksiyon kilidi ile kilitli olarak bıraktığını beyan ettiği motosikleti çaldığı, bu nedenle sanık hakkında TCK’nın 142/1-e maddesinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde aynı Yasanın 142/2-h maddesinin uygulanması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (....) 52. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 21/09/2016 tarihli ve 2016/415 esas, 2016/440 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık ... hakkında hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-e maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu ceza miktarı üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 17/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.