13. Hukuk Dairesi 2015/39787 E. , 2018/1352 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı avukatın, ... 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/553E. sayılı dosyasında kendisinin vekilliğini üstlendiği, ancak onayını almadan dosyanın sanığı olan ..."dan 30.000,00 TL alarak şikayetten vazgeçtiğini, aldığı parayı da kendisine ödemediğini, suç duyurusunda bulunmakla birlikte icra takibi başlattığını ancak davalının parayı vekalet ücretine mahsuben aldığı gerekçesiyle itiraz ettiğini ileri sürerek, vaki itirazın iptaline, takibin devamına, % 40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi istemiştir.
Davalı, davacının onayını alarak şikayetten vazgeçtiğini, hesaplaşmak için davacıyı ihtarname ile davet ettiğini ancak davacının buna icabet etmediğini, verilen hizmet ve bakılan davalar nedeni ile paranın uhdesinde kaldığını savunarak, davanın reddine ve lehine % 40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini dilemiştir.
Mahkemece, itirazın iptaline ilişkin isteğin kabulü ile, davalının, eski ... 7. İcra Müdürlüğü"nün (yeni ... 36. İcra Müdürlüğü) 2011/15693 E. sayılı dosyasında; takibe yaptığı itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davalının temyizi yönünden yapılan incelemede;
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyize gelen davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, vekilliğini yapan davalının haksız olarak uhdesinde tuttuğu parayı istemiş; davalı, uhdesinde tuttuğu paranın, davacı yararına verilen vekalet hizmetleri karşılığı olduğunu savunmuştur. Taraflar arasındaki vekalet ilişkisinin haklı azil ile sonlandığı açıktır. Ancak, hemen belirtmek gerekir ki, avukatın herhangi bir nedenle haklı olarak azledilmesi halinde, takip ettiği işlerden dolayı herhangi bir ücret talep etmesi kural olarak mümkün değil ise de, azil tarihine kadar takip edip sonuçlandırdığı işlerden dolayı ücreti ve yaptığı masrafları isteyebilir. Mahkemece, gerekçede açıklandığı üzere, dosyaya kazandırılan 06.11.2013 havale tarihli bilirkişi raporu, bilirkişinin konunun uzmanı olmaması nedeniyle dikkate alınmamış ve akabinde alınan 06.03.2015 havale tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Anılan 06.03.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda ise, davalının liste halinde belirttiği, davacı lehine takip ettiği işlerin incelenmediği anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, gerektiğinde yeniden alınacak bilirkişi raporu ile, davalının, varsa azil tarihine kadar takip edip sonuçlandırdığı işlerin tespiti ve yapılacak değerlendirme ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; kaldı ki, kabule göre dahi, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmeliyken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Davacının temyizi yönünden yapılan incelemede;
3-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda l. bentte açıklanan nedenlerle, temyize gelen davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 3. bentte gösterilen nedenle davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 560,00 TL harcın istek halinde davalıya iadesine, 27,70 TL harcında davacıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.