14. Hukuk Dairesi 2018/4375 E. , 2019/3111 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 28.05.2018 gün ve 2018/1036 Esas, 2018/4176 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içerisindeki bütün evraklar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, 06.04.2011 tarihinde vefat eden müvekkillerinin mirasbırakanları ...’nun aleyhine ... . İcra Dairesinin 2000/10545 Esas numaralı icra takibi başlatıldığını ve takip sırasında 07.01.2003 tarihli aciz vesikası alındığını, takibin yenilenmekle 2006/15265 Esas ile devam ettiğini, terekenin borca batık olduğunu, mirasın hükmen reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Hükmün, Dairemizin 28.05.2018 gün ve 2018/1036 Esas, 2018/4176 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili, karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.
Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, murisin ölüm tarihi itibariyle terekesinin açıkça borca batık olup olmadığının ve mirasçıların terekeyi kabul anlamına gelen işlemler yapıp yapmadıklarının araştırılması gerekmektedir. Türk Medeni Kanununun 605/2 maddesi hükmü gereğince mirasın hükmen reddine (terekenin borca batık olduğunun tespitine) ilişkin talepler, süreye tabi olmayıp mirasçıların iyiniyetli ya da kötüniyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2). Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü v.b. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca TMK"nin Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına ilişkin Tüzüğün 39/2. fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulması zorunludur. Davanın niteliği gereği davalı-alacaklıların, murisin terekesinin borca batık olduğunu bilmedikleri, bilmelerinin de mümkün olmadığı durumlarda, terekenin borca batık olup olmadığına yapılan yargılama sonrasında karar verildiği göz önünde bulundurularak yargılama gideri ve harçtan davalıların değil davacıların sorumlu tutulması gerekir.
Somut olaya gelince; ... . İcra Dairesinin 2000/10545 Esas numaralı icra takibi sırasında alınan aciz vesikası 07.01.2003 tarihlidir. Mirasbırakan ise 06.04.2011 tarihinde ölmüştür. Terekenin ölüm tarihindeki aktif ve pasif değeri ve mirasçıların terekeyi benimsemeye yönelik eylemleri olup olmadığı yukarıdaki ilkeler doğrultusunda araştırılmamıştır.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davalı vekilinin karar düzeltme itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile Dairemizin 28.05.2018 gün ve 2018/1036 Esas, 2018/4176 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 28.05.2018 gün ve 2018/1036 Esas 2018/4176 Karar sayılı onanma ilamının KALDIRILMASINA, hükmün BOZULMASINA, 04.04.2019 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve Dairemizce de benimsenen mahkeme kararının gerekçesine göre hüküm usul ve yasaya uygun bulunmuş, temyiz istemi bu gerekçelerle karşılanarak karar onanmıştır.
Dairemizin onama ilamında düzeltilmesi gereken bir yön bulunmadığından, HUMK"nın 440. maddesindeki nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.