Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2013/10-64
Karar No: 2013/344

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/10-64 Esas 2013/344 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Ceza Genel Kurulu'nun kararına göre, Türk Ceza Kanunu'nun 191/2. maddesi kapsamında kalan \"tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri\" kararı, sadece 14.04.2011 tarihinden itibaren itiraz yasa yoluna tabidir. Kararın niteliği itibariyle bu tarihten önce de itiraz yasa yoluna tabidir. Bu karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazının kabul edilmesi üzerine Ceza Dairesi tarafından kaldırılmıştır. Kanun maddeleri: 5237 sayılı TCK’nun 191/2. maddesi, 6217 sayılı Yasanın 20. maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesi.
Ceza Genel Kurulu         2013/10-64 E.  ,  2013/344 K.

    "İçtihat Metni"

    İtirazname :   2009/10718
    Yargıtay Dairesi : 10. Ceza Dairesi
    Mahkemesi  : İZMİR 5. Çocuk
    Günü  : 15.07.2008
    Sayısı  : 78-443

     Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık A. E..hakkında 5237 sayılı TCK’nun 191/2. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin, İzmir 5. Çocuk Mahkemesince verilen 15.07.2008 gün ve 78-443 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 26.01.2012 gün ve 859-618 sayı ile onanmasına karar verilmiştir.
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 09.03.2012 gün ve 10718  sayı ile;
    "...5237 sayılı TCK.nun 191/2. maddesi kapsamında kalan "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri" kararına karşı başvurulacak yasa yolu 6217 sayılı Yasanın 20. maddesi ile aynı Kanun maddesine eklenen ve 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren "Bu karar, durma kararının hukuki sonuçlarını doğurur" şeklindeki düzenleme ile itiraz yasa yoluna tabi olmuştur.
    Yukarıda açıklandığı şekli ile, anılan düzenlemeden öncesi için de yasa yolu, kararın niteliği itibariyle itiraz yasa yoludur. Zira, ceza yargılamasında yasa yolu, tarafların istemlerine göre değil, yasanın sistematiği ve normları dikkate alınarak kararların niteliğine göre belirlenir.
    Ayrıca yasa koyucunun 6217 sayılı Yasanın 20. maddesi ile getirmiş olduğu değişiklik gerekçesine baktığımızda da, bu hususa vurgu yapıldığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; gerekçe de, "Maddeyle Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak uygulamada ortaya çıkan sorunların çözümlenmesi amaçlanmaktadır. Bu değişikliğin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasıyla birlikte ele alınması gerekmektedir" denilmek suretiyle, 5237 sayılı TCK.nun 191/2. maddesi kapsamında kalan "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri" kararına yeni bir yasa yolu öngörmemekte, aslında madde kapsamındaki kararın hukuki niteliği itibariyle zaten var olan itiraz yasa yoluna, uygulamadan kaynaklanan duraksamalar noktasında son vermek amaçlı açıklayıcı bir düzenleme içermektedir.
    14.04.2011 tarihinden sonra anılan nitelikteki kararların itiraz yasa yoluna, önceki kararların ise temyiz yasa yoluna tabi olması, benzer durumda olan kişiler açısından yasa yoluna başvuru noktasında farklılığa neden olacağı gibi, Yüksek Dairenin iş yükünü de gereksiz yere artıracaktır.
    Sonuç olarak; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasanın 20. maddesi ile, 5237 sayılı TCK.nun 191/2. maddesine eklenen son cümle uyarınca, anılan madde kapsamında kalan "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri" kararı, sadece 14.04.2011 tarihinden itibaren itiraz yasa yoluna tabi olmayıp, açıklandığı şekli ile ilgili maddede düzenleme altına alınan kararın niteliği itibariyle bu tarihten önce de itiraz yasa yoluna tâbidir" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurarak Özel Daire onama kararının kaldırılmasına ve dosyanın incelenmek üzere itiraz merciine gönderilmesine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
    CMK"nun 308. maddesi uyarınca itirazı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 15.11.2012 gün ve 19401-17027 sayı ile;
    "1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tirazının kabulüne,
    2- Dairemizin 26.01.2012 tarihli 2009/859 esas ve 2012/618 karar  sayılı onama kararının kaldırılmasına,
    3- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 tarihli ve 2011/785 - 2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma" suçundan dolayı, TCK"nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine" karar verilmiştir.
    Bu karar doğrultusunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca dosya, sehven Ceza Genel Kuruluna gönderilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
                                             CEZA GENEL KURULU KARAR
      Sanık hakkında TCK"nun 191/2 maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilen olayda öncelikle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının CMK’nun 308. maddesi uyarınca yapmış olduğu itirazın Özel Dairece yerinde görülüp, kabul edilmesi ve önceki kararın kaldırılmasına rağmen dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi nedeniyle yapılacak işlem belirlenmelidir.  
     5271 sayılı CMK"nun "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi” başlıklı 308. maddesi; "(1) Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re"sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz" şeklinde düzenlenmiş iken, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle;
     "(2) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir.
     (3) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir" şeklindeki fıkralar eklenmiştir.
     Buna göre; Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, ilamın kendisine verildiği tarihten itibaren 30 gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebileceği öngörülmüştür. Ancak, itiraz süresi kural olarak 30 gün olarak kabul edilmekle birlikte, aynı madde ile sanık lehine itirazlarda süre aranmayacağı kuralı getirilmek suretiyle de 1412 sayılı CMUK’da yer almayan istisnai bir düzenlemeye yer verilmiştir.
     6352 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın öncelikle kararı veren Özel Daireye gönderileceği öngörülmüş, itiraz üzerine Özel Dairece itirazın yerinde görülmesi durumunda kararın Özel Dairece düzeltileceği, yerinde görülmemesi durumunda ise itirazın incelenmek üzere Ceza Genel Kuruluna gönderileceği hüküm altına alınmıştır. Diğer bir ifade ile itirazın Özel Dairece yerinde görülüp, önceki kararın düzeltilmesi durumunda dosya Ceza Genel Kuruluna gönderilmeyecektir. Sehven gönderilmesi durumda ise dosya hakkında Ceza Genel Kurulunca verilecek herhangi bir karar bulunmamaktadır.
     Bu bilgiler ışığında somut olay incelendiğinde;
     Özel Dairece verilen onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca CMK"nun 308. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulması üzerine Özel Dairece itirazın kabulüne, onama kararının kaldırılmasına ve dosyanın itiraz merciine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca da dosyanın sehven Ceza Genel Kuruluna gönderildiği anlaşılmaktadır.
     Bu itibarla Ceza Genel Kurulunca incelenmesi gerekli bir uyuşmazlık bulunmadığından, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmelidir.
     SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Ceza Genel Kuruluna sehven gönderilen dosyanın Özel Dairenin itiraz üzerine verdiği 15.11.2012 gün ve 19401-17027 sayılı kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
    2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2013 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

     

     

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi