13. Hukuk Dairesi 2016/6201 E. , 2018/1201 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi-manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 28/01/2012 günü şiddetli mide ağrısı şikayeti ile davalı şirkete ait ... Hastanesine annesi ile birlikte müracaat ettiğini, kendisi ile burada hastane doktorlarından Dr...."nın ilgilendiğini, gerekli araştırma yapılmadan sadece ilaç tedavisi uygulandığını, müvekkilinin kullandığı ilaçlara karşı ağrıları artınca 01/02/2012 günü tekrar ... Hastanesine annesi ile gittiğini, bu kez kendisi ile ilgilenen Dr...."ın önceki ilaçların yanlış olduğunu belirterek, Dr...."nın verdiği ilaçları değiştirmek suretiyle ilaç tedavisine devam ettiğini, bir gün sonra 02/02/2012 tarihinde tekrar aynı şikayetle yine ... Hastanesine geldiğinde bu kez kendisi ile Dr. ..."ün ilgilendiğini, onun da ilaç tedavisine devam etmesini belirterek eve gönderdiğini, uzun bir sürece yayılan hastalığında, adı geçen doktorların hastalığın teşhisine ilişkin kapsamlı araştırma ve tetkikleri yapmaksızın, yanlış tanıda bulunmak ve buna bağlı olarak yanlış tedavi uygulayarak hastalığın ilerlemesini ve erken müdahalede bulunmayarak bir dizi operasyonla hayati tehlike yaşamasında ayrı ayrı kusurlu bulunduklarını, yanlış tedavi sonucu hastalığının ilerlemesi sebebiyle 08/02/2012 günü ... Devlet Hastanesinde Dr.... tarafından muayene edildiğini yine detaylı tetkikler yapılmaksızın bu doktor tarafından apandisitinde sorun olduğu teşhisiyle ameliyat edildiğini ve apandisitinin alındığını, kısa süre sonra taburcu edildiğini ancak ağrılarının dinmek bilmediğini,bunun üzerine 15/02/2012 tarihinde acil olarak ... Devlet Hastanesine kaldırıldığını ve acilen 2.kez operasyona alındığını ve bu operasyona bağlı olarak enfeksiyon kapmış olmasından dolayı Dr.... tarafından 3.kez operasyona alındığını, durumunun ciddi şekilde kötüye gitmesi,hayati tehlikenin önemli boyutlara ulaşması sebebiyle 18/02/2012 tarihinde ... Üniversitesi Hastanesine nakledildiğini, Üniversite Hastanesinde acilen ameliyata alındığını uzun, ağır ve başarılı iki ameliyat geçirmek suretiyle hayatta kaldığını, ... Üniversitesi Hastanesinde önceki teşhis,tedavi ve ameliyatlarda hata yapıldığı,diren çubuğunun yanlış ve zorlanarak takılmasına bağlı olarak enfeksiyon kaptığı ve sepsis olduğu vb.gözlendiğinin söylendiğini, kendisine 45 günlük rapor verildiğini, ancak bu sürede iyileşemediğini, uzun süre çalışamadığını, çalışma gücünden de kayba uğradığını, 10/01/2013 tarihinde ... Hastanesinde geç ve yanlış teşhis, tedavi ve operasyonlar neticesinde oluşan ameliyat sonrası fıtığına dayalı bir operasyon daha geçirdiğini, son ve önceki bir çok masrafı kendi cebinden karşıladığını, geri kalan hayatında bu yanlış operasyon ve tedaviler sonucu bundan böyle günlük hayatında belirgin kısıtlamalarla devam edeceğini, geçirdiği seri operasyonların psikolojisini olumsuz etkilediğini,serbest muhasebeci olarak çalışmakta ve aylık asgari 5.000,00 TL kazanmakta iken hastalığı ve tedavisi süresince çalışamadığıın ve bu nedenle asgari 50.000,00 TL maluliyeti sebebiyle de asgari 100.000,00 TL zarara uğradığını, tedavi masrafı olarak asgari 10.000,00 TL harcama yaptığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere çalışamadığı süre için şimdilik 5.000,00 TL, maluliyeti sebebiyle 100,00 TL, tedavi gideri olarak şimdilik 4.900,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 10.000,00 TL maddi ve bir başka türlü telafisi mümkün olmadığından 100.000,00 TL "de manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmin ve tahsili ile tarafına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tedavi sırasında yapılan hatalar sonucu uğranılan maddi ve manevi zararların ödetilmesi istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesidir. Vekil, vekalet görevini yerine getirirken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışlarının özenli olmayışından doğan zararlardan sorumludur. O nedenle, vekil konumunda olan doktorların bilim ve teknolojinin getirdiği bütün imkanları kullanmak suretiyle özen borcunu yerine getirmeleri gerekir. Mahkemece, dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu"nun 23.09.2011 tarihli ve Adli Tıp Genel Kurulu"nun 04.02.2015 tarihli raporunda, meydana gelen durumun komplikasyon olduğu belirtilerek, davalılara kusur atfedilmediğinden,mahkemece bu rapor gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. İşbu raporlarda, hastada gelişen durumun komplikasyon olduğu belirtilmiş ise de, raporu düzenleyen kurulda davacının şikayetlerine ilişkin konusunda uzman doktorların bulunmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, bu konuda rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı bir Üniversiteden, aralarında 1 gastroentrolog ve 2 genel cerrah da bulunan, akademik kariyere sahip 3 kişilik bilirkişi kurulundan, davacı hastanın şikayetleri, hastalığın seyri de dikkate alınarak dava konusu olayda davalılara atfı kabil bir kusur olup olmadığı hususunda, nedenlerini açıklayıcı, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, davalıların kusurlu olup olmadığının belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek, eksik incelemeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.