Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/39757
Karar No: 2018/1043
Karar Tarihi: 31.01.2018

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2015/39757 Esas 2018/1043 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2015/39757 E.  ,  2018/1043 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
    KARAR

    Davacı, davalı kurum ile arasında, kendilerine ait olan tapunun 194 ada 179 parselde kayıtlı taşınmazının batı tarafındaki yerin davalı tarafından kamulaştırılması konusunda bir protokol hazırlandığını, hazırlanan bu protokolün 4. Maddesinin "yola dahil edilerek kullanılması planlanan bu alandan dolayı mal sahibine ait tesisin iç yolu daralacağından daraltılan yola ait bu duvar yıkılarak, mal sahibinin belirlediği sınıra rektörlük tarafından yeni bir duvar yaptırılacağını, yaptırılan bu duvara karşılık mal sahibinin herhangi bir ödeme mükellefiyetine girmeyecektir " şeklinde olduğunu, ancak protokoldeki bu edimin davalı yanca yerine getirilmediğini, bunun üzerine kendileri tarafından 47.200,00TL bedeli karşılığında yaptırıldığını ve bu duvarın bedelinin ödenmesi için davalı kuruma ihtar çektiğini, ancak davalı tarafından ihtara cevaben protokoldeki bu duvarın yapıldığının belirtildiğini, halbuki davalı tarafça yapılan duvarın kamulaştırılan alanın sınırına yapılan duvar olduğunu ve protokolde davalı tarafça yapılması belirtilen duvar olmadığını, madde metninde geçen "mal sahibinin belirleyeceği sınıra" ibaresinden de davalı tarafından karşılanacak olan edimin kamulaştırılan yerin sınırına yapılan duvar değil, kendilerinin belirleyeceği yere yapılacak olan iç duvar olması gerektiğinin anlaşıldığını, bu nedenlerle 47.200,00TL duvar yaptırma bedelinin ihtar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı, taraflar arasındaki protokol gereği yapması gereken işlemleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini ileri sürerek, davanın reddini diledi.
    Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    Uyuşmazlık, taraflar arasındaki protokol gereği davalı tarafından yapılması gereken duvarın yapılıp yapılmadığı hususuna dayanmaktadır. Davalı, bahse konu duvarı yaptığını savunmakta, davacı, davalı tarafından yaptırılan duvarın protokol gereği olması gereken duvar olmadığını, protokol gereği duvarın, kendi iç yollarını genişletecek şekilde, kendilerinin belirleyeceği sınıra yapılması gerektiğini, oysa davalının yaptığı duvarın kamulaştırma sınırına tamamen kendi menfaatleri için yaptırıldığını iddia etmiş; mahkemece ise, davalı tarafından yıkılan duvar yerine bir duvar inşaa edildiği, davalının yükümlülüğünün de sadece bir duvar inşası olduğu, başkaca duvar inşa etmek yükümlülüğü olmadığı ve bu şekilde davalının protokol gereği yükümlülüğünü yerine getirdiği kanaatiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki 15.04.2011 tarihli protokolün 4. maddesinde: "Yola dahil edilerek kullanılması planlanan bu alandan dolayı mal sahibine ait tesisin iç yolu daralacağından daraltılan yola ait bu duvar yıkılarak, mal sahibinin belirlediği sınıra rektörlük tarafından yeni bir duvar yaptırılacaktır. Yaptırılan bu duvara karşılık mal sahibi herhangi bir ödeme mükellefiyetine girmeyecektir " hükmü düzenlenmiştir. Bu hükümde, yapılacak kamulaştırma ile, davacının daralacak iç yolunun genişletilmesi amaçlanmış ve bahse konu duvarın davacının belirleyeceği yere yapılacağı açıkça ifade edilmiştir. Bu husus, davalı rektörlüğün, 18.08.2011 karar tarihli, 2011-115/7 karar sayılı, 115 toplantı sayılı yönetim kurulu kararında da açıkça belirtilmiştir. Yapılan bu protokol ile amaçlananın, güvenlik nedeniyle, davacı birliğe ait sosyal tesis binalarına geçişte,... Fındık İşletme tesisi içine girilmesini engellemek olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece, keşif yapılmış, tanıklar dinlenmiş, bilirkişi raporları alınmış ise de, alınan raporlarda ve teknik bilirkişi ifadelerinde sadece, davalı tarafından bir duvarın yaptırıldığından bahsedilmektedir. Mahkemece de bu husus yeterli görülerek hüküm tesis edilmiştir. Oysa uyuşmazlık, davalı tarafından bir duvarın yaptırılıp yaptırılmadığı değil, protokole uygun, davacının iç yolunu genişletecek ve davacının belirleyeceği bir yere duvarın yapılıp yapılmadığı hususudur. Türk Borçlar Kanunu"nun 112. maddesinde de, (Eski BK. 96.md) "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine bir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür." hükmü düzenlenmiştir. Bu itibarla, mahkemece tarafları bağlayıcı nitelikteki ve taraflar arasında imzalanan davaya konu protokolün duvar yapımı ile ilgili maddesine ve geneline yanlış anlam ve yorum getirerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Mahkemenin protokolün ilgili maddesini yanlış değerlendirdiği kanaati hasıl olmuştur. O halde mahkemece, açıklanan hususlar doğrultusunda, protokolün değerlendirilmesi ve buna göre araştırma yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi