7. Ceza Dairesi 2021/15799 E. , 2021/9977 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyizine göre yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen, davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmayan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- O yer Cumhuriyet Savcısının ve o yer Cumhuriyet Başsavcısının sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede;
Dosya içerisinde bulunan 22.08.2013 tarihli olay tutanağına göre; ... adına kargo ile kaçak içki geleceği bilgisi alınması üzerine kargo şirketinde beklenilmeye başlandığı, bir süre sonra olay yerine gelen sanık ...’ün kendisini ... olarak tanıtarak ... isimli bir kişiye gelen kargoyu alacağını söyleyerek kolileri teslim aldığı, kolilerde yapılan incelemede 72 adet kaçak içki ele geçirildiği, sanık ...’e içkilerin kime ait olduğu sorulduğunda önce kendisine ait olduğunu, işlem yapılacağı sırada ise ... isimli kişiye ait olduğunu beyan ettiği olayda; her ne kadar sanık ...’ün aşamalarda alınan ve değişmeyen savunmalarında kargonun diğer sanık ...’ye ait olduğunu, sanığın kendisinden söz konusu kargoyu almasını istediğini, kolilerde kaçak içki olduğunu bilmediğini savunmuş ise de; kargonun ... isimli bir kişi adına geldiğini bildiği halde teslim alması, 19/08/2013 tarihli ... Kargo ambar tesellüm fişini kimliğini gizlemek maksadıyla ... ismiyle imzaladığı, suça konu kaçak içkilerin sanığın uhdesinde ele geçirilmesi ve tutanak içeriğine
göre sanığın ilk beyanında içkilerin kendisine ait olduğunu beyan ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suça konu eyleme iştirak ettiğinin kabulü ile atılı suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının ve o yer Cumhuriyet Başsavcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III- O yer Cumhuriyet Savcısının, o yer Cumhuriyet Başsavcısının ve sanık ...’nin bu sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede ise;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanık ...’nin eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/19. madde ikinci cümlesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. madde ve fıkraları somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK"nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1) Gerekçeli karar başlığında davadan haberdar edilmeyen Gümrük İdaresi"nin müşteki olarak gösterildiği ve yargılama süresince katılma kararı verilmediği cihetle, kısa kararda kurum adı belirtilmeksizin katılan lehine vekalet ücretine hükmedildiği, gerekçeli kararda ise vekalet ücretine ilişkin bu bendin kaldırılması suretiyle hükmün karıştırılması,
2) 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK"nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3) Dava konusu kaçak içkiler hakkında 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK"nun 54/4. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, o yer Cumhuriyet Savcısının, o yer Cumhuriyet Başsavcısının ve sanık ...’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.