Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/17847
Karar No: 2018/1002
Karar Tarihi: 31.01.2018

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/17847 Esas 2018/1002 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2016/17847 E.  ,  2018/1002 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ..... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR
    Davacı, avukat olduğunu, davalı lehine vekaletin kötüye kullanılması nedeni ile alacak davası açtığını, yargılama safhasında taşınmazın değerinin 919.720,00.-TL olduğunun bilirkişiler tarafından belirlenmesi üzerine bu değer üzerinden 92.000,00.-TL vekalet ücretinin tarafına ödenmesi hususunda 01/03/2012 tarihinde ücret sözleşmesi tanzim edildiğini, vekalet görevini tam anlamıyla yerine getirdiğini ancak davanın usul ve kanuna aykırı olarak reddedildiğini, buna ilişkin kararın tarafından temyiz edildiğini fakat henüz temyiz incelemesi neticelenmeden davalının kendisini ... 1. Noterliği"nin 29/03/2013 tarihli azilnamesi ile vekalet görevinden azlettiğini, azlin haksız olduğunu, bilahare anılan mahkeme kararının Yargıtay 13. Hukuk Dairesi tarafından davacı avukatın temyiz dilekçesinde belirttiği gerekçelerle 20/5/2013 de bozulduğunu, karar düzeltme isteminin de aynı daire tarafından reddedildiğini ileri sürerek vekalet ücretinin tahsili amacıyla ... 21. İcra Müdürlüğü"nün 2014/617 sayılı dosyası üzerinden başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, davacı dava devam ederken vefat etmiş olduğundan mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir.
    Davalı, azlin haklı olduğunu, ücret sözleşmesinin kurucu unsurlarının geçersiz olduğunu, alacak davasında bilirkişinin belirlediği değer üzerinden ıslah yapılmadığı gibi açılan bir ek dava da olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davacının azledilmesinin haklı bir nedene dayanmadığı, davacının geçerli olan ücret sözleşmesinde kararlaştırılan ücrete hak kazandığının kabulü gerektiği belirtilerek; Davanın kabulüne, davalının ... 21. İcra Müdürlüğü"nün 2014/617 sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin devamına, Takdiren %20 itibariyle 18.400,00.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, karar verilmiş; Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, taraflar arasında düzenlenen ücret sözleşmesinde kararlaştırılan 92.000,00-TL vekalet ücretinin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali davasıdır. Davacı, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/423 Esas sayılı dosyasında açtığı kısmi davada bilirkişi raporuna göre 919.720,00 TL alacağa tamamlanmak üzere ıslah yolu ile ya da ek dava yolu ile rayiç bedele ilişkin farkın tahsili için yapılacak hukuki yardım nedeni ile ödenecek bedelin ücret sözleşmesi ile 92.000,00 TL olarak belrilendiğini ancak haksız azledildiği gibi ücretinin de ödenmediğini ileri sürmektedir. Davalı ise, davacı avukatın kendi yararına değil, oğlu Mustafa"nın talimatlarına göre hareket ettiğini, kendisini yeterince bilgilendirmediğini, sunduğu hukuki yardımın yetersiz olduğunu, davayı tapu iptal tescil değil alacak davası olarak açtığını bu şekilde davanın hatalı ikame edildiğini savunarak azlin haklı olduğunu savunmaktadır. O halde taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, azlin haklı olup olmadığı ile ilgili olup, ancak bunun sonucuna göre davalının vekalet ücreti ödemekle yükümlü olup olmadığına karar verilebilecektir.
    Avukatın, vekil olarak borçları dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu" nun 389 ve devamı (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu" nun 505 ve devamı) maddelerinde gösterilmiş olup, vekil, adı geçen Kanunun 390. (TBK." nun 506.) maddesine göre müvekkiline karşı vekaleti sadakat ve özen ile ifa etmekte yükümlüdür. Vekil, sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorunluluğundadır. borcu” ile ilgili Avukatlık Kanununun 34. maddesinde mevcut olan, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şekilde hareket etmekle yükümlüdürler.” şeklindeki hüküm ise, avukatlık mesleğinin bir kamu hizmeti olması nedeniyle, Borçlar Kanununun 390. maddesinde düzenlenen vekilin özen borcuna göre çok daha kapsamlı ve özel bir düzenlemedir. Buna göre avukat, üzerine aldığı işi özenle ve müvekkili yararına yürütüp sonuçlandırmakla görevli olduğu gibi, müvekkilinin kendisi hakkındaki güveninin sarsılmasına neden olacak tutum ve davranışlardan da titizlikle kaçınmak zorundadır. Aksi halde avukatına güveni kalmayan müvekkilin avukatını azletmesi halinde azlin haklı olduğunun kabulü gerekir. Gerçekten de avukat, görevini yerine getirirken gerekli özen ve dikkati göstermemiş, sadakatle vekaleti ifa etmemiş ise, müvekkilinin vekilini azli haklıdır. Avukatlık Kanununun, 174. maddesinde, “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.” hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Avukat bu durumda ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edebilir. Buna karşılık haksız azil halinde ise avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir
    Somut olayda, davacı vekaletin kötüye kullanılması nedeni ile alacak davası açmış, işini gereği gibi dikkat ve özenle takip etmiş olup her hangi bir ihmal veya kusuru tespit edilememiştir. Red ile sonuçlanan dava temyiz edilmiş ancak bu aşamadan sonra davacı azledilmiş olup haklı bir azil sebebi ispatlanamamıştır. Bu noktada haksız azil sabit olup, avukat üstlendiği ve başladığı işin hangi aşamada olursa olsun tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir. Nevar ki, davacı henüz başlamadığı ve vermediği hizmetin bedelini de isteyemeyecektir. Hal böyle olunca davacının ücretinin belirlenmesinde ücret sözleşmesi değerlendirilmeli ve buna göre yapılan hukuki yardımlar belirlenmelidir. Öncelikle belirtilmelidir ki ücret sözleşmesi geçerli olup mahkemenin bu yöndeki kabulü yerindedir. Ancak yukarıda değinildiği gibi davacı henüz başlamadığı ve vermediği hizmetin bedelini de isteyemeyecektir.
    Sözleşmede, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/423 Esas sayılı dosyasında açtığı kısmi davada bilirkişi raporuna göre 919.720,00 TL alacağa tamamlanmak üzere ıslah yolu ile ya da ek dava yolu ile rayiç bedele ilişkin farkın tahsili için yapılacak hukuki yardımlar nedeni ile ödenecek bedelin ücret sözleşmesi ile 92.000,00 TL olarak belrilendiği anlaşılmaktadır. Davacı davayı ıslah etmemiş her hangi bir ek dava ise açmamıştır. Dava 30.000,00 TL değer belirtilerek açılmış, ıslah yapılmamış ve bozma sonrası bu miktar üzerinden kabul kararı verilerek kesinleşmiştir. Sözleşme kapsamında davacı ancak 30.000,00 TL üzerinden açtığı kısmi dava için hizmet vermiş bulunmaktadır. Yeni bir ek dava açmış değildir. Sözleşmede bu işlerin tamamı üzerinden 92.000,00 TL ücret belirlendiğine ve bu işlerden ek dava ya da ıslahın yerine geitirilmediği anlaşıldığına göre mahkemece ücretin de buna göre belirlenmesi gerekir.
    Kısaca, mahkemece davacı avukatın yaptığı işler ile yapmadığı işler arasında oranlama yapılarak ücret belirlenmelidir. Sözleşmeye konu işlemler (kısmi dava, ıslah veya ek dava) ve sözleşmede düzenlenen ücret ( 92.000,00 TL ) için oranlama belirlendikten sonra bu oran sonucuna göre hakedilen vekalet ücreti hesap edilmeli ve hüküm tesis edilmelidir. Aksi hakkaniyete aykırı olduğu gibi avukatın yapmadığı iş için de ücret almasına sebebiyet vereceğinden usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 1630,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi