19. Ceza Dairesi 2018/8064 E. , 2020/1302 K.
"İçtihat Metni"
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu"na aykırılık eyleminden kabahatli Dilek İmecik hakkında Fethiye Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğinin 23/11/2017 tarihli ve MA 24724417 sayılı idarî para cezası karar tutanağı ile uygulanan 427,00 Türk lirası idarî para cezasına yönelik başvurunun reddine dair Fethiye Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/04/2018 tarihli ve 2017/3031 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 14/11/2018 gün ve 9530 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/11/2018 gün ve KYB-2018-93474 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 18/09/2017 tarihli ve 2016/15686 Esas, 2017/6937 Karar sayılı ilâmında, “...Araç kiralama şirketlerinin, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu kapsamında, araç kiralama tarihlerinden belli bir süre önce, belli tarihlerde kullanmak üzere araç kiralayan kişilerin açık kimlik bilgilerini, yasada yer alan bilişim sistemine usulüne uygun biçimde kayıt yapmaları halinde; kiralama tarihleri içinde meydana gelebilecek trafik kural ihlallerini, o tarihte işletmecilerden araç kiralayan kişilerin yaptıkları kabul edilmelidir. Keza, Anayasa"nın "İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzel kişiliği" başlıklı 123. maddesi; ".. idare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir." hükmünü amirdir. Dolayısıyla, 1774 sayılı kanun gereği oluşturulan kiralık araç kimlik bildirme sistemini denetlemek ve takip etmekle yükümlü olan idarenin, trafik kural ihlalinin yapıldığı anda aracı süren ve varsa kiralayan kişinin kimliğini tespit etmekle ve bu sistem üzerinde usulüne uygun kaydedilen ve aracı kiralayan kişinin kimlik bilgisi esas alınarak idari para cezası tutanağı düzenlemekle de yükümlü olduğu değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, itirazı değerlendiren mahkemece, aracı kiraya veren işletmecinin itiraz gerekçeleri ve elindeki kira sözleşmesi ile internet sistemi çıktısının bir örneği, cezayı düzenleyen idareye gönderilmek suretiyle, itiraz konusu kira sözleşmesi ve tutanağın, sistemde kayıtlı kiralık aracı kullanan kişinin kimlik bilgileri hakkında bir araştırma yapılarak düzenlenip düzenlenmediği sorulmaksızın itirazın reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı anlaşılmakla...” şeklinde belirtildiği üzere, hız kurallarına aykırılık nedeniyle araç tescil plakasına istinaden idarî yaptırım kararı düzenlendiği, ancak 07 MOA 58 plakalı aracın 23/11/2017 tarih saat 18:20 - 27/11/2017 tarih saat 17:30 arasındaki dönemde Alpaslan Gül isimli şahsa kiralandığı, kabahat fiilinin işlendiği 23/11/2017 tarihinde saat 00:00 sularında aracın Alpaslan Gül isimli şahsın fiili hakimiyetinde bulunduğu, kaldı ki muterizin anılan aracın Kiralık Araç Bildirim Sistemine (KABİS) kaydının girildiğini belirtmesi ve buna ilişkin evrakın fotokopisini dosyaya sunmuş olması karşısında, itiraz konusu kira sözleşmesi ve tutanağın, sistemde kayıtlı kiralık aracı kullanan kişinin kimlik bilgileri hakkında bir araştırma yapılarak düzenlenip düzenlenmediği sorulmaksızın yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizin emsal kararlarında; Karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek amacıyla hazırlanmış olan 2918 sayılı Kanun"un, 116. maddesinde belirtilen araç plakasına ceza tutanağı düzenleme uygulamasının; maddi dünyada varolduğu hususunda hiçbir tereddüt bulunmayan ve Kanunda belirtilmiş olan bir trafik kural ihlalinin gerçekleşmesi halinde, ihlali yapan ve Kanuna göre cezalandırılması gereken failin (kabahatlinin) kimliğinin tespitinin çok güç veya imkansız olması hallerinde, idari yaptırım tutanağının araç plakasına göre araç sahibi muhatap alınarak yazılması düzenlemesini içerdiği ve Anayasa"ya aykırı bulunmadığı değerlendirilmektedir.
2918 sayılı Kanun’un 1. maddesinde, Kanun’un amacı, karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanması ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemlerin belirlenmesi olarak ifade edilmiş, aynı Kanun"un 116. maddesinde ise trafik kural ve yasaklarına aykırı davranışları belirlenen ancak sürücüsü tespit edilemeyen araçlara, trafik zabıtasınca tescil plakasına göre ceza veya suç tutanağı düzenlenebileceği belirtilmiş, Yargıtayın farklı dairelerince bu kurala uygun olarak verilen kararlar yerleşik uygulamaya dönüşmüş ve Anayasa mahkemesi tarafından verilen kararlarda anılan maddenin Anayasaya aykırı olmadığı net bir şekilde belirtilmiştir.
Kanun Yararına Bozma olağanüstü kanun yoluna ancak ilk derece mahkemesince verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ya da hükümlere karşı gidilebilir. Kesinleşen kararlardaki her hukuka aykırılık değil, temyiz nedeni olabilecek hükme etkili ve başka suretle giderilmesi mümkün olmayan hukuka aykırılıklar, olağanüstü kanun yolunda bozma nedeni olarak ileri sürülebilecektir.
Yukarıda yazılı açıklamalar ışığında somut olayımızda; itiraz eden tarafından, kira sözleşmesine istinaden aracın Alparslan Gül isimli şahsa kiraya verildiği için ihlal günü aracın bu şahsın hakimiyet ve zilyedliğinde olması nedeniyle cezanın kendilerine kesilemeyeceği iddia edilip ileri sürülmüş ise de,
Kira sözleşmesinin tek başına aracın zilyetliğinin başka birisine geçtiğini göstermeyeceği, sadece kira sözleşmesine dayanılarak aracı kullanan kişinin tespitinin mümkün olmaması, kural ihlalinin olmadığına dair herhangi bir iddianın ileri sürülmemiş olması, aracı kullandığı iddia edilen kişinin bulunması halinde dahi kendi aleyhine beyanda bulunmamasının kuvvetle muhtemel olması ayrıca araç malikinin ihlali yapan kişiye ceza bedelini her zaman rücu edebileceğinin anlaşılması karşısında;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu nedenlerle yerinde görülmediğinden REDDİNE, 12/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.