2. Hukuk Dairesi 2012/15475 E. , 2013/2219 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :...l. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma ve Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "ziynet eşyası alacağı" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece yapılan yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (koca) tarafından kadının boşanma davasının kabulü suretiyle verilen boşanma kararı, kendi davası, kadın lehine hükmedilen nafaka, tazminatlar ve ziynetler yönünden; davalı-karşı davacı (kadın) tarafından ise tazminatların miktarları ve ziynetlerin reddedilen bölümü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacının ziynetlerde fazlaya ilişkin talebinin reddine yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir (HUMK. md. 76). Davacı-karşı davalı (koca), dava dilekçesinde; eşi aleyhine daha önce 18.11.2002 tarihinde açtığı boşanma davasının 2004/174 sayılı kararla reddedildiğini, kararın kesinleştiğini, o günden beri eşiyle ayrı yaşadıklarını, bundan sonra da birleşmelerinin mümkün olmadığını ileri sürdüğüne göre, dava Türk Medeni Kanununun 166/4. maddesinde yer alan fiili ayrılık sebebine dayanmaktadır. Delillerin bu hukuki sebep çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Davalının, cevap layihası içinde yer alan karşı davasında, boşanma talebi bulunmamaktadır. Karşı dava, ziynet eşyasının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili isteğine ilişkindir. Hakim iki taraftan birinin talebi olmaksızın re"sen ( kendiliğinden) bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz (HMK.md.24/1). Karşı davada davalının boşanma talebinin bulunmadığı nazara alınmadan, karşı boşanma davasının kabulü suretiyle tarafların boşanmalarına karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
4-Davalı, cevap dilekçesi içinde açtığı karşı dava ile; karşı davalının boşanma davası açmadan yaklaşık bir ay önce kendisini kandırarak rızası hilafına altınlarını elinden alıp, sattığını ileri sürerek 14 adet 32 gramlık burma bilezik, 2 adet bütün gremsiyeden oluşan altınlarının aynen iadesini, mümkün olmadığında nakten tediyesine karar verilmesini istemiştir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davalıya 4 adet düz bilezik ve 2 adet Cumhuriyet altını takıldığı, bunların da koca tarafından davalıdan alınıp bozdurularak borçların kapatıldığı anlaşılmaktadır. Bunların davacı- karşı davalı (koca)"ya davalı-karşı davacı (kadın) tarafından, geri istenmemek üzere verildiği iddia ve ispat edilmemiştir. Öyleyse bu altınların kabulü gerekirken, fazlasına hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
5-Kabule göre de;
Davalı, karşı davasıyla 14 adet burma bilezik ve 2 adet gremsiyenin aynen iadesini, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere 8.000 TL."nin tahsilini istediği halde, bedele ilişkin saklı tuttuğu hakkı sonradan da istemediği halde, 17 bilezik ve 2 adet Cumhuriyet altını karşılığı olarak, aynen iade mümkün olmadığı takdirde 26.565 TL.ye hükmedilerek bedele ilişkin talebin aşılması da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, 2. bentteki bozma sebebine göre tarafların kadın lehine hükmedilen tazminatlara ve yoksulluk nafakasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, davalı-karşı davacı (kadın)"ın ziynetler yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine yönelik temyiz itirazlarının ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, aşağıda yazılı harcın Müfide"ye yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcını yatıran Mehmet Emin"e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.