Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2013/1-76
Karar No: 2013/202

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/1-76 Esas 2013/202 Karar Sayılı İlamı

Ceza Genel Kurulu         2013/1-76 E.  ,  2013/202 K.

    "İçtihat Metni"

    İtirazname: 2009/10766
    Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi
    Mahkemesi : ŞANLIURFA 3. Ağır Ceza
    Günü : 21.10.2008
    Sayısı : 280-200

    Kasten yaralama suçundan sanık M.A..nin, şikayetçi A.G.."e karşı eylemi nedeniyle TCK"nun 86/2, 86/3-e, 29, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 1.800 Lira adli para; şikayetçi A. G.."e karşı eylemi nedeniyle 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca iki yıl altı ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, müsadereye ve hak yoksunluğuna ilişkin, Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.10.2008 gün ve 280-200 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 13.09.2012 gün ve 2877-6485 sayı ile;
    "1-Mağdur A.G.."e karşı kasten yaralama suçundan verilen doğrudan para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararı, 5219 sayılı Kanunla değişik CMUK"nun 305/1. maddesi uyarınca karar tarihi ve miktarı itibariyle kesin nitelikte olup, temyiz kabiliyeti bulunmadığından, bu suç ile ilgili sanık müdafiinin temyiz isteminin CMUK"nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
    2- Mağdur A. G.."e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
    Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
    Ancak; oluşa ve dosya içeriğine göre, sanığın, mağdurlara ait büyükbaş hayvanın başıboş bırakılması nedeniyle mercimek tarlasına girmesine sinirlenip hayvanı aracın arkasına bağlayarak köy meydanına götürdüğü mağdurun bu durumu görerek tepki göstermesi üzerine aracından aldığı bıçakla mağduru biri toraksa nafiz olup akciğer yaralanmasına, diğeri sol skapula üstte cilt, cilt altı kesiye neden olacak ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralayarak, mağdurun babasının araya girmesi nedeniyle eylemlerini tamamlayamadığı olayda;
    a) Kullanılan vasıtanın elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri, yara yeri ve nitelikleri ile eylemine engel bir durum nedeniyle devam edememesi hususları birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüsten hüküm kurulması gerekirken, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
    b) Mağdura ait büyükbaş hayvanın sanığın mercimek tarlasına girmesinden ibaret haksız tahrik oluşturan eylemi nedeniyle, 1/4 ile 3/4 oranları arasında indirim öngören TCK"nun 29. maddesinin uygulanması sırasında asgari hadden indirim yapılması yerine 2/5 oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini" isabetsizliklerinden, ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla bozulmasına karar verilmiştir.
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 28.09.2012 gün ve 10766 sayı ile;
    "Sanığın nüfus kaydında; bozma kararının verildiği tarihten önce öldüğünün belirtilmesi karşısında, bozma kararında isabet bulunmamakta olup, 5237 sayılı Yasanın 64. maddesi ile sanık ve hükümlünün ölümüne farklı sonuçlar yüklenmiş bulunması nedeniyle hükmün kesinleşmesinin önlenmesi gerekmektedir.
    Bu itibarla; itirazın kabulüne, bozma kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün sanığın temyiz aşamasında ölmesi nedeniyle bozulmasına, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, 1412 sayılı CYUY"nın, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının, TCY"nın 64 ve CYY"nın 223. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmelidir" düşüncesiyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
    CMK"nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Özel Dairece 20.12.2012 gün ve 5105 - 9741 sayı ile;
    "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kısmen kabulüne, kısmen reddine,
    Dairemizce kasten yaralama suçundan verilen 13.09.2012 gün ve 2877-6485 sayılı bozma kararının kaldırılmasına,
    Sanığın 24.04.2009 tarihinde öldüğü nüfus kayıt örneğinden anlaşılmakla, hakkında açılan kamu davasının TCK"nun 64. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi zorunluluğu nedeniyle hükmün hükmün bozulmasına, ancak düşme kararı verilmediğinden bu konuya ilişkin itirazla ilgili olarak karar verilmek üzere dosyanın Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine" karar verilmiştir.
    Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözülmesi gereken uyuşmazlık; çıkartılan nüfus kaydında sanığın temyiz aşamasında öldüğünün belirtilmesi halinde yapılması gereken işlemin belirlenmesine ilişkindir.
    İncelenen dosya içeriğinden;
    Temyiz aşamasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) kullanılarak çıkarılan nüfus kayıt örneğinde, sanığın yerel mahkeme hüküm tarihinden sonra 24.04.2009 tarihinde öldüğü bilgisinin yer aldığı anlaşılmaktadır.
    5237 sayılı TCK’nun 64. maddesinde; sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürüleceği, sadece niteliği itibarıyla müsadereye tâbi eşya ve yararlar hakkında yargılamaya devam edileceği, hükümlünün ölümü halinde ise cezanın ortadan kaldırılmasına karar verilmekle birlikte, müsadere ve yargılama giderlerine ilişkin hükmün infaz olunacağı belirtilmek suretiyle, hükümlü ile sanığın ölümüne farklı sonuçlar yüklenmiştir.
    Buna göre, kamu davası açılmadan önce şüphelinin ölmesi halinde kovuşturma imkanının bulunmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı, kamu davası açıldıktan sonra sanığın ölmesi halinde ise mahkemece düşme kararı verilecektir. Ölümün ceza ilişkisini sadece ölen kişi açısından sona erdirdiğinden iştirak halinde işlenen suçlarda diğer sanıklar hakkında davaya devam edilecek, sanığın ölümü niteliği itibarıyla müsadereye tâbi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak müsadere kararı verilmesine engel olmayacaktır. Sanığın ölümü, ceza ve infaz ilişkisini düşürürken, hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşmiş olan hükümlünün ölümü sadece hapis ve henüz infaz edilmemiş adli para cezalarının infaz ilişkisini ortadan kaldıracaktır. Buna bağlı olarak ölümden önce tahsil edilmiş olan para cezaları mirasçılarına iade edilmeyecek, buna karşın tahsil edilmemiş bulunan para cezaları da mirasçılarından istenmeyecek, bunun yanında müsadereye ve yargılama giderine ilişkin hükümler ölümden önce kesinleşmiş olmak kaydıyla infaz olunacaktır.
    Görüldüğü gibi, suç teşkil eden bir fiilin işlenmesiyle fail ile devlet arasında doğan ceza ilişkisi, fiili işleyen sanığın ya da hükümlünün ölümüyle cezaların şahsiliği ilkesi nedeniyle başkası sorumlu tutulamayacağından düşmektedir. Ölüm, bir vakıa olan suçu ortadan kaldırmayacak suçtan sorumlu tutulacak kişi olmadığından, devletin suçla birlikte ortaya çıkan cezalandırma sorumluluk ve yetkisini sona erdirecektir.
    Temyiz aşamasında sanığın öldüğüne ilişkin bir iddianın ortaya çıkması ya da (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) UYAP vasıtasıyla alınan nüfus kaydında öldüğü bilgisinin yer alması veya sanık adına tebliğnamenin tebliğ edilmesi için çıkarılan evrakın öldüğünden bahisle iade edilmesi gibi durumlarda, ölümün kamu davasının düşürülmesini gerektiren bir neden olduğu da göz önüne alınıp ölüm nedeniyle düşme kararının temyiz merciince dosya üzerinde yapılan inceleme sırasında verilmesi yerine, ölüm bilgisi nedeniyle diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verilerek yerel mahkemece mahallinde yapılan araştırma sonucu sanığın öldüğünün kesin olarak belirlenmesinden sonra düşme kararı verilmesinin sağlanması gerekmektedir.
    Nitekim Ceza Genel Kurulunun 05.03.2013 gün ve 1560-81, 05.03.2013 gün ve 131-75, 13.03.2012 gün ve 360-95 ile 06.05.2008 gün ve 97-101 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında da aynı sonuca ulaşılmıştır.
    Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı üzerine Özel Dairece; UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) kullanılarak alınan nüfus kayıt örneğinde, sanığın hükümden sonra 24.04.2009 tarihinde öldüğü bilgisi yer aldığından, gerekli araştırmanın yapılarak sonucuna göre TCK’nun 64 ile 5271 sayılı CMK"nun 223. maddeleri uyarınca müsaderesine hükmolunan eşyayı da kapsayacak şekilde gereken hükmün mahkemesince verilmesinin temini için itirazın kısmen kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
    Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının ölüm nedeniyle düşme ve müsadere kararının Özel Dairece verilmesi gerektiğine ilişkin kısmının reddine karar verilmelidir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının düşme ve müsadere kararının Özel Dairece verilmesi gerektiğine ilişkin kısmının REDDİNE,
    2- Dosyanın, mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2013 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi