11. Hukuk Dairesi 2018/385 E. , 2019/2423 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 30/05/2017 tarih ve 2017/36-2017/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin asıl ve karşı davada davacı vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı-karşı davada davalı vekili, davacının Kültür Bakanlığı Sinema Eseri İşletme Belgesi bulunan 36 adet filmin eser işletme hakkının sahibi olduğunu, eserlerin 29.04.1981 tarihli sözleşme ile ..."dan ..."ye, 25.10.1991 tarihli devir senedi ile de ... tarafından davacıya devredildiğini, davalılardan Horizon Ltd. Şti"nin dava konusu 38 adet filmi ..."ın mirasçısı olan diğer davalı ..."dan geçersiz sözleşme ile devralarak filmleri diğer davalı Yeşilçam TV"ye kiraladığını, davalı Yeşilçam TV"nin “Bahtı Karalı Yarim” filmini 01.06.2010 ve 13.07.2010 tarihinde yayınladığını, bu durumun davacının haklarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek tecavüzün önlenmesine, 5.300 TL maddi, 7.000 TL manevi tazminatın avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Asıl davada davalı ... TV A.Ş. vekili, “Bahtı Karalı Yarim” isimli filmin tüm mali haklarını müvekkilinin Horizon Ltd. Şti."den devraldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Asıl davada davalı ... vekili, müvekkilinin ..."ın mirasçısı olup, tasarruf hakkının bulunduğu bir kısım sinema eserlerini Horizon Ltd. Şti."ne devrettiğini, müvekkilinin murisinin dava konusu sinema filmlerinin eser sahibi olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Asıl davada davalı-karşı davada davacı Horizon Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin dava konusu 30 filmin de içinde bulunduğu 89 adet filmin tüm mali haklarını gerçek hak sahibi olan ..."ın mirasçılarıyla yapılan sözleşmelerle, dava konusu 6 filmin de içinde bulunduğu 41 adet filmin de her türlü mali hakkını yapımcısı ve eser sahibi olan dava dışı..."la yapılan sözleşmeler neticesinde devraldığını, davacı-karşı davalının hak sahipliği iddiasında bulunduğu 38 adet filmden “Şok” ve “Hedefte İmzam Var” dışındaki 36 adedinin tüm mali haklarının müvekkiline ait olduğunu davacı-karşı davalının müvekkilinin hak sahibi olduğu filmler üzerinde tasarrufta bulunarak manevi ve mali haklarına tecavüz ettiğini ileri sürerek, davacı-karşı davalının tecavüzünün önlenmesine, asıl davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 1995 yılından önce imal edilen filmlerin sahibinin yapımcı olduğu, dava konusu filmlerin 1970-1982 yılları arasında imal edildiği, bu durumda filmerin sahibinin Osmanlı Kollektif Şirketi kabul edilmesi gerektiği, 1981 yılında bu şirketin yetkilisi ..."ın filmleri ..."ye, bu kişinin de filmleri 1991 yılında davacı şirkete devrettiği, filmlerin imal tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan FSEK"e göre koruma süresinin 20 yıl olduğu, 2001 tarihinde yapılan değişiklikle bu sürenin 70 yıla çıkarıldığı, bu düzenleme ile uzatılan yeni süreden eser sahibinin yararlanacağı, 20 yılın sonunda eserlerin sahibine avdet ettiği, 20 yılın sonunda eserleri devralan davacının eserler üzerindeki haklarının son bulduğu, filmler şirkete avdet ettiği için şirket ortağının mirasçılarına intikal edemeyeceği, mirasçılar tarafından yapılan sözleşmelerin de geçersiz olduğu, 6 adet filmin yapımcısının... olduğuna ilişkin iddianın da ispatlanamadığı gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı asıl ve karşı davada davacı vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve karşı davada davacı vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve karşı davada davacı vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve karşı davada davacılardan ayrı ayrı alınmasına, 01/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.