Abaküs Yazılım
3. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/4755
Karar No: 2019/5598
Karar Tarihi: 18.03.2019

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2019/4755 Esas 2019/5598 Karar Sayılı İlamı

3. Ceza Dairesi         2019/4755 E.  ,  2019/5598 K.

    "İçtihat Metni"

    Dairemizin 25.03.2015 tarih ve 2015/7104 Esas, 2015/10797 Karar sayılı bozma kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 09.09.2015 tarih 2015/285814 sayılı itiraznamesi ile, kasten yaralama suçundan hükümlü ... hakkında 5237 sayılı Kanun"un 86/2, 86/3-a, 62/1 maddeleri gereği 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun’un 50/1-f maddesi uyarınca 6 ay 7 gün süre ile kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına (temizlik işleri) seçenek yaptırımına çevrilmesine dair kararının kesinleşmesini müteakip, 5237 sayılı TCK"nin 50/7. maddesi uyarınca hükmedilen tedbirin değiştirilmesi talebini içerir İnebolu Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünün 22.03.2013 tarihli ve 2013/7 DS sayılı yazısı üzerine anılan kanun"un 50/1-c maddesinde yazılı olan “iki yıl süre ile bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacı ile gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etme seçenek tedbirine çevrilmesine ve bu şekilde infaz olunmasına” ilişkin aynı mahkemenin 26.03.2013 tarihli ve 2012/295 Esas, 2013/23 sayılı Kararı sonrası hakkındaki tedbire uymaması nedeni ile hükümlünün 6 ay 7 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun"un 50/6. maddesi gereğince kısmen infaz edilmek sureti ile 5 aylık kısmının derhal infazına dair kararı temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiştir.
    Dairemizin 25.03.2015 tarih ve 2015/7104 Esas, 2015/10797 sayılı kararıyla özetle; kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, yerel mahkeme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesi uyarınca bozulmasına, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine karar verilmiştir.
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bu karara karşı; 5271 sayılı Kanun"un 309. maddesi uyarınca İnebolu(kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 23.01.2013 tarih, 2012/295 Esas, 2013/23 karar sayılı hükmü, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinlemiş ve dosya kapsamındaki mevcut nüfus kaydına göre, sanığın mağdurenin evlatlığı olduğu, evlatlık olan sanığın mağdurenin altsoyu olmaması nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun"un 86/3-a maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden mağdurenin sanığın üst soyu olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmesinde maddi hukuka aykırılık bulunduğundan hükmün kanun yararına bozulması ile 5271 sayılı Kanun"un 309/4-d maddesindeki “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder” amir hükmü karşısında soruşturması şikayete tabi olan yargılama sırasında vazgeçme nedeni ile kovuşturma şartı
    geçekleşmeyen eylem nedeni ile yargılamanın tekrarlanması yasağı da gözetilerek Yüksek Dairece hükmün bozulması ile yetinilmeyip, gereken kararın doğrudan verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi sureti ile kanuna muhalefet edildiği kanaatine varılmakla 5271 sayılı Kanun"un 308. maddesi uyarınca dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmiştir.
    Dairemizin 11.11.2015 tarih ve 2015/25277 Esas, 2015/31961 sayılı kararıyla özetle; sanığın eylemini silahtan sayılan kaşık ile işlediği, iddianame ile sanığın TCK"nin 86/3-a-e maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, mahkemece 86/2. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken eylemin silahtan sayılan kaşık ile işlenmesi ve iki nitelikli halin bir arada gerçekleşmesi nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiği, her ne kadar mağdurun sanığın üvey annesi olması nedeniyle, TCK"nin 86/3-a maddesi gereğince sanığın cezasında artırım yapılamayacaksa da, suçun işlenmesinde silahtan sayılan kaşık kullanıldığından kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle düşürülmesine karar verilemeyeceği anlaşılmakla; Dairemizin anılan kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2015 tarih ve KD-2015/285814 sayılı itiraz istemi yerinde görülmemiş olduğundan itirazın reddine; 5271 sayılı CMK’nin 308/3. fıkrası uyarınca Dairemizin 25.03.2015 tarih ve 2015/7104 Esas, 2015/10797 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
    Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2018 tarih ve 2015/3-1184 Esas, 2018/614 Karar sayılı karar sayılı kararıyla özetle; 5237 sayılı TCK’nin 86/3-a maddesinde belirtilen üstsoy hısımlığının, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 17. maddesinde belirtilen kan hısımlığı olduğu, adı geçen Kanun maddesine göre “biri diğerinden gelen kişiler” arasında altsoy-üstsoy hısımlığının bulunduğu, bu itibarla sanık ...’un, mağdur Hanife tarafından evlat edinilmiş olması nedeniyle aralarında altsoy-üstsoy hısımlığı olmadığı ve sanık hakkında TCK’nin 86/3-a maddesinin uygulanamayacağı anlaşılmış ise de, dosya kapsamında bulunan adli rapor ile sanığın samimi ikrarına göre kasten yaralama suçunun TCK’nin 6/1-f maddesi kapsamında silahtan sayılan “demir kaşık”la işlenmesi nedeniyle atılı suçun takibinin şikayete bağlı olmadığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Bu itibarla sanık hakkında şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilemeyeceğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazında ileri sürülen düşünce isabetli değildir.
    Öte yandan; sanık hakkında TCK"nin 86/3-a maddesinin uygulanamayacağı ve kısa süreli hapis cezasının TCK"nin 50/1-f maddesi uyarınca kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek tedbirine çevrildiği sırada sanığın temizlik işinde çalıştırılmasına karar verilerek infazın kısıtlanmasına neden olunduğu gerekçeleriyle kanun yararına bozma talebinde bulunulması, Yerel Mahkemece temel ceza belirlenirken hapis cezası tercih edilerek aynı Kanun maddesinin iki farklı bendinin ihlal edilmesi nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle karar verilip yaş küçüklüğü ve takdiri indirim sebepleri de uygulandıktan sonra erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin uygulanıp uygulanmayacağına dair değerlendirme yapılarak cezanın kişiselleştirildiği de göz önüne alındığında; TCK"nin 86/3-a maddesine ilişkin uygulamanın hükümden çıkartılarak TCK"nin 86/3. madde ve fıkrasının sadece (e) bendine göre cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek tedbirine hükmedilirken infazın kısıtlanmasına neden olan “temizlik işleri”nin hükümden çıkartılması suretiyle, daha az bir cezaya hükmedilmesini gerektiren söz konusu hukuka aykırılıkların, yargılamanın tekrarlanması yasağı da gözetilerek CMK"nin 309/4-d maddesi uyarınca Özel Dairece giderilmesi gerektiği kabul edilmelidir.
    Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçe ile kabulüne, Özel Dairenin kanun yararına bozma kararının kaldırılmasına, belirtilen hukuka aykırılıkların giderilmesi için 5271 sayılı CMK’nin 309/4-d maddesi uyarınca karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmelidir, şeklindeki gerekçeyle Dairemizin 25.03.2015 tarih ve 2015/7104 Esas, 2015/10797 sayılı kanun yararına bozma kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya Dairemize gönderilmekle incelendi.
    Mezkur ihbarnamede;
    Dosya kapsamına göre;
    I) İnebolu Sulh Ceza Mahkemesinin 23.01.2013 tarihli ve 2012/295 Esas, 2013/23 sayılı Kararına yönelik yapılan incelemede;
    1) Dosyada mevcut nüfus kaydına göre, sanığın mağdurenin evlatlığı olduğu, evlatlık olan sanığın mağdurenin altsoyu olmaması nedeni ile hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 86/3-a maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden mağdurenin sanığın üstsoyu olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmesinde,
    2) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50. maddesinin 1-f bendinde kısa süreli hapis cezasının, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre; “mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılma tedbirine çevrilebileceği” nazara alınmaksızın infazı kısıtlar şekilde (temizlik işleri) seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verilmesinde,
    II) İnebolu Asliye Ceza Mahkemenin 26.11.2014 tarihli ve 2012/321 Esas, 2013/251 sayılı kararına yönelik yapılan incelemede, dosyada mevcut nüfus kaydına göre, sanığın mağdurenin evlatlığı olduğu, evlatlık olan sanığın mağdurenin altsoyu olmaması nedeni ile hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/3-a maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden mağdurenin sanığın üstsoyu olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK"nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
    Gereği görüşülüp düşünüldü:
    Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İnebolu Sulh Ceza Mahkemesinin 23.01.2013 tarihli ve 2012/295 Esas, 2013/23 sayılı Kararı ile İnebolu Asliye Ceza Mahkemenin 26.11.2014 tarihli ve 2012/321 Esas, 2013/251 sayılı Kararının CMK"nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi gereğince 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık eylemini silahtan sayılan kaşık ile gerçekleştirdiğinden cezasında TCK’nin 86/3-e maddesi gereğince cezasında (1/2) artırım yapılarak 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nin 62. maddesi gereğince cezasında (1/6) indirim yapılarak 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK"nin 50/1-f gereğince sanığın cezasının "5 ay süre ile kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımına" çevrilmesine, infazın bu şekilde yapılmasına, diğer kısımların aynen bırakılmasına; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.













    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi