Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2018/4118 Esas 2020/3335 Karar Sayılı İlamı

Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/4118
Karar No: 2020/3335
Karar Tarihi: 01.07.2020

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2018/4118 Esas 2020/3335 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2018/4118 E.  ,  2020/3335 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM

    Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın açılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
    -KARAR-
    Dava, tapu kaydının muhtesat bilgilerine ilişkin hanesinde yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
    Asıl ve birleştirilen davada davacı, ... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, tapu kaydında Ahmet olarak yazılan baba adının “İbrahim” olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiş, birleştirilen davasında ise ... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde ... olan baba adının “...” olarak, ... olan soyisminin “...” olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Asıl ve birleştirilen davada davalı, davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece; iddianın ispatlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece “...talebe konu ... parsel sayılı taşınmazın arsa vasfı ile dava dışı ... adına kayıtlı olduğu, taşınmaz üzerindeki evin "" ... oğlu ..."a "" ait olduğuna dair beyanlar hanesinde şerh bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı, beyanlar hanesinde gösterilen kişinin kendisi olduğunu, ancak kimlik bilgilerinin yanlış yazıldığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Ne var ki, Tapu Müdürlüğünün yasal hasım olarak davada yer aldığı, kayıt malikinin ise anılan davadan haberdar olmadığı gözetilerek, taşınmazda mülkiyet hakkı sahibi olan ..."ün kayıt maliki sıfatıyla duruşmaya çağrılarak talep konusu hakkında hak talebinin olup olmadığının sorulması ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek karar verilmiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda yasal süre içerisinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
    Somut olayda; mahkemece bozma kararından sonra 13/02/2014 tarihli oturumda dosyanın işlemden kaldırıldığı, 17/03/2015 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
    Bilindiği üzere, davalar birleştirilse dahi ayrı dava olma özelliklerini korurlar. Bu nedenle birleştirilen her bir dava bakımından ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur. Keza 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesine göre de hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği açıktır.
    Hâl böyle olunca, her bir davanın kendi içerisinde bağımsız olma özelliğini koruduğu gözetilmek suretiyle her bir dava bakımından ayrı ayrı hüküm kurularak harç ve yargılama gideri ile yargılama giderinden olan avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, değinilen hususların gözardı edilerek hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
    Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 01/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Bu web sitesi, sisteminin bir üyesidir.