Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/342
Karar No: 2019/2368

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/342 Esas 2019/2368 Karar Sayılı İlamı

11. Hukuk Dairesi         2018/342 E.  ,  2019/2368 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

    Taraflar arasında görülen davada ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18/04/2017 tarih ve 2014/1213 Esas 2017/282 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince verilen 08/11/2017 tarih ve 2017/564-2017/558 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili, 26/04/2011 tarihinde Yapı Kredi Özel Bankacılık Merkezi ile müvekkili arasında kurulmuş olan dayanak varlık opsiyon sözleşmesi ile opsiyon çerçeve sözleşmesi ile öngörülen bariyerin aşılması nedeniyle 500.000 Euro’yu banka hesabına mesai bitimine kadar yatıracağını bildirmesine rağmen vade beklenmeden, müvekkilinin banka nezdinde yer alan blokeli TL mevduatının vadesi bozularak, mevduat hesabı üzerinden 2,2400 kur üzerinden satış yapılması gerekirken kendi Euro satış kuru baz alınarak 2,5005 fiyattan müvekkiline Euro satıldığını, müvekkilinin riskler konusunda bilgilendirilmediğini, aydınlatma görevinin yerine getirilmediğini ileri sürerek müvekkilinin uğramış olduğu zararın tam olarak tespit edildiğinde arttırılmak üzere şimdilik 10.000 TL"nın vade tarihi olan 26/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, müvekkilinin herhangi bir kusurlu veya hukuka aykırı işleminin bulunmadığını, muhatabın işlem talimatı gereğince vadede satış yapıldığını, opsiyon çerçeve sözleşmesinin 17. maddesi gereğince borcun muaccel olduğunu, riskler konusunda davacının bilgilendirildiğini,bu konuda yazılı ve sözlü bilgilendirme yapıldığını, davacının davaya konu iş ve işlemleri nedeni ile kâr ve zarar etme olasılığının bulunduğunu, davacının zararından müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; alınan bilirkişi raporunun yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
    Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, çerçeve sözleşmenin 17. maddesi uyarınca belirtilen döviz tutarını vadesinde bankaya getirmediğinden bankanın kendi kuru üzerinden işlem yapmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, opsiyon vadesinin uzatılması talebinin bankaca kabul zorunluluğu bulunmadığı, bankanın tezgahüstü türev işlemlerinin riskleri konusunda davacıyı bilgilendirildiği, işlemin boyutu itibariyle tüketici işlemi mahiyetinde olmadığı, mahkemenin uyuşmazlığı etraflıca tahlil eden bilirkişi raporunu nazara alarak davanın reddine karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
    Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
    Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK"nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27/03/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi