9. Hukuk Dairesi 2011/10763 E. , 2013/15250 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, izin ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.05.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, 07/01/1999-03/03/2009 tarihleri arasında en son 6.000,00 TL net ücret ile davalı işyerinde çalıştığını, 05/03/2005 tarihinde SGK dan emekli olduktan sonra destek primi ödeyerek çalışmasına devam ettiğini, emekli olduktan sonra çalışması sebebi ile kıdem tazminatı ödenmediğini, çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerini kullanamadığını, ekonomik kriz nedeni ile işverenin işçi çıkarmaya başladığını, davacıya da istifa etmesi halinde kıdem tazminatının ödeneceği bildirilerek 03/03/2009 tarihli istifa dilekçesi alındığını, kıdem tazminatının ödenmediğini beyan ederek kıdem ücret ve izin alacaklarının faizi ile davalıdan alınmasını talep etmiştir.
Davalı işveren, davalı şirket nam ve hesabına işlem yapan yüksek amir sıfatıyla çalışmasını sürdürdüğünü, davacının istifa ederek işten ayrılması nedeni ile kıdem tazminatı talep edemeyeceğini, davacının kendisine ait stüdyoda kendi nam ve hesabına çalışma gerekçesi ile istifa ettiğini, yıllık izinlerini kullandığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının işyerindeki 10 yıl 1 ay 26 günlük hizmet süresi dikkate alındığında haklı bir gerekçe olmaksızın tazminat haklarından vazgeçerek istifa etmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğu, istifa dilekçesinin davacının iradesini yansıtmadığı ve işveren tarafından kıdem tazminatının ödeneceği konusunda davacıda güven oluşturulduğu gerekçesiyle kıdem tazminatı isteği ile yıllık izin ve ücret alacaklarının kabulüne karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi, içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının mali işler müdürü olarak çalıştığı dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı işçi 03/03/2009 tarihinde el yazılı dilekçe ile istifa ederek ayrılmıştır. İstifanın gerçek iradeye dayanmadığı yöntemince ispat edilebilmiş değildir.
Davacı tanıklarının istifa iradesinin fesada uğratıldığı yönünde doğrudan açıklamaları bulunmamaktadır. Tanıklar başkasından duyduklarını aktarmakla yetinmişlerdi.
Davalı tanıklarının ise davacının kendi isteğiyle istifa ettiğine dair beyanları olmuştur. Finans müdürü olarak çalışan davalı tanığı anlatımında, davacının istifa dilekçesini yazdığı anda yanında olduğunu ve herhangi bir baskı olmadığını açıklamıştır.
Davacı işçi üst düzey yönetici olup istifa dilekçesinin ne anlama geldiğini bilebilecek durumdadır. Bu itibarla davacının 03/03/2009 tarihinde gerçekleşen istifası sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanması mümkün değildir.
Ancak davacı işçi daha önce 05/03/2005 tarihinde emekli olmak suretiyle iş sözleşmesini sonlandırdığına göre emekli olduğu tarihe kadar olan hizmetleri için kıdem tazminatına hak kazandığının kabulü gerekir. Zira işçinin emekliliği 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi gereği kıdeme hak kazandıran nedenler arasındadır ve davalı işveren davacının emekli olduğu tarihte kıdem tazminatı ödendiğini kanıtlayabilmiş değildir. Emeklilik sonrası çalışma yeni bir iş ilişkisi niteliğinde olmakla 03/03.2009 tarihinde gerçekleşen istifa, emeklilik sonrası çalışmaları ilgilendirir. Bu nedenle emekli olduğu tarihe kadar olan dönem için kıdem tazminatı hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990.00 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.