5. Ceza Dairesi 2016/6294 E. , 2018/5328 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet alma, dolandırıcılık, icbar suretiyle irtikap
HÜKÜM : Sanıklar ..., ... ve ..."un mağdur ..."e yönelik eylemleri nedeniyle icbar suretiyle irtikap suçundan beraat, sanık ..."nun mağdur ..."e yönelik eylemi değişen suç vasfına göre yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlamaya teşebbüs kabul edilerek mahkumiyet, sanıklar ... ve ..."ın mağdurlar ... ve ..."e yönelik eylemleri değişen suç vasfına göre ikna suretiyle irtikap, mağdur ..."e yönelik eylemleri ise değişen suç vasfına göre icbar suretiyle irtikaba teşebbüs kabul edilerek ayrı ayrı mahkumiyet,
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
3628 sayılı Yasanın 17 ve 18. maddeleri uyarınca davanın rüşvet ve irtikap suçları yönünden mahkemece İçişleri Bakanlığına,...Büyükşehir Belediyesine ve İncesu Belediyesine ihbarı mümkün görülmüştür.
1-Mağdur ..."e yönelik eylemleri nedeniyle sanık ... hakkında eylemin değişen suç vasfına göre yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlamaya teşebbüs kabul edilerek kurulan mahkumiyet hükmü ile sanıklar ..., ... ve ... haklarında icbar suretiyle irtikap suçundan kurulan beraat hükümlerinin yapılan incelemesinde;
TCK"nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan kurulan mahkumiyet hükmü ile delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen O yer Cumhuriyet Savcısı, katılan Hazine vekili ile sanık ... müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan ikna suretiyle irtikap suçundan ve icbar suretiyle irtikap teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a)...Büyükşehir Belediyesi UKOME biriminde görevli olan sanıkların, herhangi bir durağa bağlı olmadan taksicilik yapan mağdurlar ... ve ..."den taksi durağı ruhsatı vermek için menfaat temin ettiklerinin iddia ve kabul olunduğu olayda, dosyadaki tüm bilgi ve belgelerden sanıkların görevli olduğu birimin büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde taksi duraklarının sayısını ve yerlerini belirlemeye yetkili olduğu, taksi durağı ruhsatının ise bağlı bulunulan ilçe belediyesi tarafından verilebildiği, böylelikle sanıkların taksi durağı ruhsatı verme gibi bir görevlerinin bulunmadığı gibi sanık ... ve mağdurların beyanları da hep birlikte değerlendirildiğinde mağdurlar ... ve ..."e yönelik eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu bu eylemlerin ikna suretiyle irtikap olarak kabulüyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
b)Mağdur ..."in sahibi olduğu akaryakıt istasyonuna ruhsat almak için öncelikle sanıkların görev yaptığı birimden geçiş yolu izin belgesi talep ettiği, ancak bir süre beklemesine rağmen işlemler yapılmayınca sanık ... ile görüşüp işlemlerin tamamlanmasını istemesi üzerine istasyonda inceleme yapan sanığın eksikliklerin olduğunu söylediği, mağdurun ise herhangi bir eksikliğin olmadığında ısrar etmesi üzerine sanığın başkanlığını yaptığı derneğe bağış yapılmasını istediği, mağdurun bunu kabul etmesine ve aradan da 2 ay geçmesine rağmen belgeyi alamadığı, tekrar sanıklarla görüşmeye gittiğinde ..."nun işlemlerin yapılması için para isteyip bu paranın da UKOME içerisinde paylaşılacağını söylemesi üzerine mağdurun bunu kabul etmeyerek durumu Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı..."a bildirdiği, beraber belediye yetkilisi... y"a durumu anlatıp, Teftiş Kurulu Başkanı ..."e müracaat etmeleri üzerine ruhsat dosyasının sanık ..."tan alınarak başkasına verildiği, 27/08/2008 tarihinde ise geçiş yolu izin belgesini aldığının anlaşıldığı olayda; mağdurun aşamalardaki beyanlarından anlaşıldığı üzere sanıkların kendisinden işlemlerin halledilmesi için ısrarla para istemelerine rağmen bunu kabul etmediği, daha sonra da durumu belediyenin ilgili birimlerine bildirip gerekli izni aldığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/03/2010 tarih ve 2009/5-167-2010/70 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebirin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmaması gerektiği, somut olayın oluş şekline göre sanıkların öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere Yasanın öngördüğü anlamda icbar boyutuna varan davranışının bulunmadığı, bu itibarla cebri irtikap suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, mağdurun kendisinden istenen menfaatin haksız olduğunu bilmesi nedeniyle ikna suretiyle irtikap suçundan da bahsedilemeyeceği de nazara alındığında, öncelikle mağdurun sanığın başkanı olduğu derneğe bağış yapıp yapmadığının araştırılarak yapmış ise ilgili evrakların getirtilmesi, eyleme konu geçiş yolu izin belgesi dosyasının belediyeden istenilerek incelenip, mağdurun başvurusunda eksikliklerin bulunup bulunmadığının tespiti izin belgesi verilmesinde görev yapan ve para talebi üzerine mağdurun müracaat ettiği belediye yetkililerinin tanık olarak dinlenilmesi ile özellikle başvuru dosyasında eksiklik olup olmadığı varsa ne zaman tamamlatıldığının sorulmasından sonra sonucuna göre izin belgesini almak için engel bir durum olmadığı takdirde sanıkların bu mağdura yönelik eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK"nın 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, engel bir durum var ise eylemlerinin suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK"nın 252/1. maddesinde düzenlenen rüşvet alma suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
3-Kabule göre de;
a)Mağdurlar ... ve ..."e yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerde yüklenen suçu bir suç işleme kararının icrası kapsamında, birden fazla kişiye karşı işleyen sanıklar hakkında TCK"nın 43. maddesinin uygulanması yerine ayrı ayrı ikişer kez mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle fazla ceza tayini,
b)Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı kararının Resmi Gazetenin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK"nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan Hazine vekili, sanık ... müdafii ve sanık ..."ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.