13. Hukuk Dairesi 2017/686 E. , 2020/2474 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalı ile akraba olduğunu, davacının davalıya 112.000 TL borç para verdiğini, davalı ... "ın davacıya konfeksiyon sektöründe iş yapmayı teklif ettiğini, buradan gelecek para ile 112.000 TL"yi ödeyeceğini beyan ederek, bu şekilde tarafların eşleri üzerinden bir şirket kurarak, konfeksiyon sektöründe işe giriştiklerini, ancak davacının konfeksiyon sektörünü bilmemesi nedeniyle gelir elde edemediklerini ve 112.000 TL"nin de davacıya ödenmediğini, tarafların tahkim yolunu seçtiklerini, sözleşmenin tarafların tanıdığı ve güvendiği bir Avukat tarafından gerçekleştirildiğini, tahkim sözleşmesi uyarınca yapılan yargılama sırasında, davalı tarafın 04/11/2013 tarihli duruşmada imzalı beyanı ile konfeksiyon işi dışında davacıya 112.000,00 TL borcu olduğunu beyan ettiğini, yargılama sonunda, 112.000,00 TL"nin tahkim sözleşmesi dışında tutularak bu hususta hüküm oluşturulmadığını, davalı tarafa ... 27. Noterliği"nce ihtar çekildiğini, buna rağmen bir sonuç alınamadığını,daha sonra alacağın tahsili amacıyla ... 31.İcra Müdürlüğü"nün 2013/30342 esas sayılı dosyasıyla, genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalı tarafın haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, borç olarak verildiği iddia edilen paranın geri ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan haksız itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, "...Tarafların, kayınbirader -enişte oldukları, eşleri ... ve ..."ın ... Tekstil... Ltd Şti"yi kurdukları, tekstil ürünleri ticaretine yönelik bu şirketin zaman içerisinde zarar etmesi nedeniyle, ilişkinin sonlandırılmasına karar verildiği ve bu aşamada tahkim yoluna gidildiği, tahkim duruşması sırasında, davalının beyanı alınırken, sorulması üzerine, "bu işe başlarken, ..."a başka işlerden dolayı 112.000,00 TL borcum bulunmaktaydı." yönünde beyanda bulunduğu, bu nedenle de, Mahkeme dışı ikrarda bulunduğu iddiasına dayalı olarak bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu beyan, şimdiki zaman olarak yapılsaydı, Hakem huzurunda yapıldığı ve davalının da imzasını içerdiğinden dolayı, Mahkeme dışı ikrar olarak kabul edilebilirdi. Ancak, yukarıya aynen geçirildiği gibi, di"li geçmiş zaman kullanılmış, yapılan ticaret nedeniyle, bu borcun ödendiği savunulmuştur. Mahkememizce yaptırılan ve benimsenen bilirkişi raporu içeriğinden, ... Tekstil San. ve Ltd. Şti"nin ... ve İnsel Tunçay tarafından 31/05/2012 tarihinde kurulduğu, ... Tekstil ve Turizm Ltd. Şti. ortaklarının ise davalı ... ile ... olduğu, iki şirket arasında, ticari faaliyet bulunup, cari hesap bakiyelerinde mutabık olunduğu, yapılan defter incelemelerine göre, davalının sahibi olduğu ... Tekstil Ltd. Şti"nin, 606.651,92 TL satıcılar hesabında alacaklı davalının eşi şirket ortağı ..."ın ortaklar cari hesabında 171.120,33 TL alacaklı, davacının sahibi olduğu Rast Tasarım firmasına ise 206.855,10 TL satıcılar hesabında borçlu olduğu, sonuç itibariyle davalının, dava tarihi itibariyle, ... Tekstil San ve Ltd. Şti"den 570.000,00 TL alacaklı olduğu kabul edilmelidir. Davacı alacağını, Mahkememizce mahkeme dışı ikrar olarak kabul edilmeyen, davalının hakem yargılaması sırasındaki beyanına dayandırmış olup, başkaca hiçbir belgeye dayanmadığı anlaşılmıştır.
Davalı, hakem yargılamasında geçen beyanı ile bu ilişki öncesi var olan borcundan bahsetmiş,eşlerin ortaklığı ile kurulan şirketin faaliyetleri sırasında, değil borçlu kalmak, fazlası ile ödendiği, üstelik 570.000,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Tarafların aralarındaki akrabalık bağı ve önceki ilişkileri dikkate alındığında, her ne kadar, davalının alacaklı olduğu şirkette eşi ve kızkardeşi ortak iseler de, hesapların bir aile ortaklığı olarak birlikte yürütüldüğü,mağazada davalının ürettiği ya da temin ettiği ürünlerin satıldığı da anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının, dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği ve icra takibine dayanak tahkim sözleşmesi ve 14.11.2013 tarihli tahkim duruşma tutanağı incelendiğinde, "Orhan Kıvırcık"a soruldu: Bu işe başlarken ..."a başka işlerden dolayı 112.000,00 TL borcum bulunmaktaydı" dedi. Beyanı okundu, imzaları alındı" şeklinde yazılı bulunduğu ve taraflarca imzalandığı anlaşılmaktadır. Davalının cevap dilekçesinde böyle bir borcun varlığı halinde dahi ödendiği, cevaba cevap dilekçesinde ise dava dışı şirketlerin borçlarına mahsuğ edildiği savunmaları yer almakla, ispat yükünün davalıda bulunduğu kabul edilerek borcun ödendiği usulünce ispat edilememiştir. Bunun yanında, mahkemece, davacının tarafı olmadığı şirket kayıtlarının incelenerek davacının talep ettiği 112.000,00 TL"nin, davalının alacaklı bulunduğu fakat davacının tarafı olmadığı şirket borcundan mahsup edilerek hüküm tesisi hatalıdır. O halde mahkemece, anılan bu hususlar gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verild