
Esas No: 2016/3494
Karar No: 2016/2238
Karar Tarihi: 02.03.2016
Nitelikli dolandırıcılık - Yargıtay 23. Ceza Dairesi 2016/3494 Esas 2016/2238 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK"nın 158/1-a, 62, 52, 53 ve 58 maddeleri gereğince iki defa ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis ve 2000 TL adli para cezası ile mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın suç tarihinde, aynı eylemi nedeni ile daha önce hakkında kamu davası açılan... ile birlikte katılan ..."nın evine gelerek “kermesten geldiklerini, bir şeyler satmak istediklerini” söyledikleri, katılanların olumsuz yanıt vermeleri üzerine sanıkların “evde sıkıntı gördüklerini, büyü ve muska olduğunu, bunu gözleri ile gördüklerini” söylemeleri üzerine katılanların sanıkları içeri aldıkları, sanıkların önce katılanlardan aldıkları ipi parçalayarak katılanların avucunun içine koydukları, katılanların ellerini bir süre sonra açtıklarında ipin bütün olarak çıktığı, bu kez sanıkların katılanlardan aldıkları soğanı bir bezin içinde ezdiklerinde bezin içinden muska çıktığı, böylece katılanlarda büyü-muska yapıldığı inancını kuvvetlendirdikleri, ardından sanıkların katılanlara “sizde büyü var, büyüyü çözmek için evdeki altınları getirmeniz gerekiyor” dedikleri, katılanların kabul etmemesi üzerine felç olacaklarını söyleyerek korkmalarını sağladıkları, daha sonra alt katta evi olan katılan ..."ın evine indikleri, sanıkların evdeki giysi ve altınları istedikleri, katılanların giysiler ile birlikte ...ve..."ya ait toplam 17 tam, 2 çeyrek altın ile 3 adet altın yüzük ve 1 adet altın künyeyi getirdikleri, sanıkların altınları çorabın içine koyar gibi yaparak, diğer elbiselerle birlikte bohça yaptıkları, katılan ..."ın sanıkların isteği üzerine bohçayı odaya atarak kapısını kilitlediği, sanıkların bu kez düşmanlarınızı göstereceğiz diyerek katılanlarla birlikte dışarı çıktıkları, ardından da sanıkların yönlendirmesi ile katılanların tekrar eve gidip, abdest alıp dışarıya çıktıklarında sanıkların olmadığını gördükleri, bu surette sanığın hileli eylemlerle katılanlardan haksız menfaat temin ettikleri, katılan beyanları, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Sanığın, aynı zamanda ve tek eylem ile katılanlardaki büyüyü bozmak amacıyla katılanlara ait altınları almak suretiyle menfaat elde etmesi karşısında, sanığın, aynı suçu birden fazla katılana karşı tek bir fiille işlemesi nedeniyle TCK"nın 43/2. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğini gözetilmeyerek, ayrı ayrı dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
2)TCK"nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesi"nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/03/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.