13. Hukuk Dairesi 2019/360 E. , 2020/2472 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
... Bölge Adliyesi Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının davacı vekilince murafaa talepli olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Murafaa için belirlenen günde duruşmalı temyiz eden davacı Asil ... ile davalı ... Midilli vekili avukat ..., diğer davalı ... vekili avukat ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra kararın açıklanması başka güne bırakıldı. Yapılan incelemede temyiz dilekçesinin süresinde verildiğinin anlaşılması üzerine, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı avukat, davalılardan ... Midilli ile 02.05.2011 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi imzalayarak diğer davalı ..."a karşı boşanma davası ile birlikte 400.000,00 TL edinilmiş mallara katılma alacağı, 50.000,00 TL manevi tazminat, 20.000,00 TL maddi tazminat ile 2.000,00 TL nafaka alacağı talebinde bulunduğunu, dava devam ederken müvekkili ..."ın boşanma hariç tüm haklarından feragat ettiğini, aynı şekilde diğer davalı ..."nun da feragat ettiğini, karşılıklı feragat nedeniyle dosyanın karara bağlandığını, sözleşme ile kararlaştılan ücretinin kendisine ödenmediğini, 15.04.2016 tarihinde ise müvekkili ... tarafından haksız azledildiğini ileri sürerek sözleşmede kararlaştırılan 80.000,00 TL vekalet ücreti ile 1.200,00 TL karşı yan vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 81.200,00 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davalılar istinaf yoluna başvurmuşlardır.
Bölge Adliye Mahkemesi"nce, istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 1.200,00 TL"nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı avukat eldeki dava ile davalı müvekkili tarafından haksız azlediliği ve davalı müvekkili ile diğer davalının davadan feragat etmesi nedeniyle hem sözleşmede kararlaştırılan ücretin hem de karşı yan vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Yerel Mahkemece, davanın kabulü ile 81.200,00 TL "nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, davalıların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, "...Avukatlık ücret sözleşmesi madde 11"de belirtilen akitten sonra avukattan dosyanın geri alınması, başka avukat tutulması, gerekli dava giderlerinin ödenmemesi...vs ile davanın veya alacağın takibinden kısmen veya tamamen feragat edilmesi gibi...sebeplerle davanın sonuçlandırılmasının her ne suretle olursa olsun engellendiği durumlarda 80.000,00 TL vekalet ücretini sözleşme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte avukata derhal ödeneceği kararlaştırılmış olup, buradaki vekalet ücretinin cezai şart niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Zira sözleşmenin devamı maddesi olan m.12"de ise; dava kazanılırsa hükmolunacak değer üzerinden %15 oranında vekalet ücretini, dava kaybedilecek olursa asgari ücret tarifesince hesaplanacak ücretin ödeneceği kararlaştırıldığından, iş sahibinin davanın kazanılması ya da kaybedilmesi halinde ödeyeceği vekalet ücreti az önce de belirtildiği üzere m.12"deki kararlaştırılan ücrettir. Kaldı ki; sözleşme serbestliği ilkesi mevcut ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin m.11"deki vekalet ücreti cezai şart olarak yorumlanmasa dahi, boşanma davasından tamamen ya da kısmen feragat edilmemesi, aksi halde 80.000,00 TL ücret ödeneceğinin kararlaştırılması hakkaniyete uygun değildir. Zira aile birliği esas olup, bir kimse boşanmaya zorlanamaz. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi"nin 07/11/2017 tarih, 2016/10799 Esas, 2017/10728 Karar sayılı içtihadı )Yine adı geçen sözleşmenin 12. maddesinde, davanın kazanılması halinde hükmolunacak değer üzerinden %15 oranında vekalet ücreti kararlaştırılmış olup, boşanmanın fer"i niteliğindeki mali haklarla ilgili tarafların karşılıklı feragatı nedeniyle reddedilmiştir. Bu durumda davacı avukatın sözleşme gereğince sadece ... 4.Aile Mahkemesi"nin 06/03/2012 karar tarihi itibariyle 1.200,00 TL maktu vekalet ücretine hak kazandığı anlaşılmıştır." gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulü ile 1.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Davacının dava dilkeçesi, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı avukatın müvekkili davalı ... tarafından 15.04.2016 tarihinde azlediğildiği anlaşılmakta olup azlin haklı veya haksız olduğu hususu değerlendirilmeden karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Davacı avukat ile müvekkili davalı ... arasında 02.05.2011 tarihli ve "Avukatlık Ücret Sözleşmesi" başlıklı belgenin imzalandığı ve tarafların imzalarına itiraz etmedikleri anlaşılmaktadır. Anılan sözleşmenin ücrete ilişkin 7,8,9,10,11 ve 12. maddeleri bir bütün halinde değerlendirilip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince bozma nedeni yapılan bu hususlar gözetilmeden davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2.540,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 35,90 TL harcın temyiz edene iadesine, HMK"nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 20/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.