4. Hukuk Dairesi 2018/5409 E. , 2019/6033 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine asıl davada 23/09/2913, birleşen davada ise 02/03/2015 gününde verilen dilekçe ile kurum zararının rücuen tazmini istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen 05/07/2018 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve asıl dosya davalıları ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Mahkeme gerekçeli kararında, dava tarihinin asıl davada 23/09/2013, birleşen davada 02/03/2015 tarihi olarak yazılması gerekirken, 28/11/2016 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmekle bozma sebebi yapılmamıştır.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalılar ... ve ...’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, kurum zararı nedeniyle rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiş; karar, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili asıl davada; dava dışı ... adına tapuya kayıtlı meskenin ... 1. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü’nün 28/08/2000 tarih ve 5821 yevmiye numaralı işlemiyle ... isimli şahsa satışının yapıldığını, yapılan satış işleminin ... ili ... Noterliğince düzenlenen ... tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname ile kayıt maliki ... adına ... Nüfus Müdürlüğünden düzenlenmiş görünen sahte nüfus cüzdanı ile yapıldığını, durumun anlaşılması üzerine, kayıt maliki tarafından ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/696 esas sayılı dosyasında taşınmazı devralan ...’e karşı tapu iptali ve tescil davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleşmesinin ardından
... tarafından Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne karşı ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/338 esas sayılı dosyasında tazminat istemli dava açıldığını, davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın 22/04/2013 tarihinde kesinleştiğini ve ... "in idareye karşı ilamlı icra takibi başlatması üzerine de icra dosyasına 151.288,80 TL ödeme yapıldığını belirterek, ödenen bedelin olayda kusuru bulunan kamu görevlilerinden tahsili isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili birleşen davada; kamu görevlilerine karşı açılan tazminat istemli dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda sahte kimlikle işlemleri gereçekleştiren ...’un da hazine zararının oluşmasında % 50 oranında kusuru bulunduğunun tespit edildiğini belirterek, uğranılan zararın kusuru oranında davalı ... Tayfurdan tazmini isteminde bulunmuştur.
Asıl dosya davalıları ... ve ... vekili, idareye karşı açılan davanın kendilerine ihbar edilmediğini, işleyen faiz ve giderlerden davalıların sorumlu olmayacaklarını belirterek, davanın zamanaşımı ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
Birleşen dosya davalısı ..., kendisinin zor durumda olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemenin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair ilk kararı, Dairemizce uyuşmazlığın esası incelenmek üzere bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davalıların kusurları oranında asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
a)Dosyadaki bilgi ve belgelerden; ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/338 esas sayılı dava dosyası kapsamından; dava dışı ... vekili tarafından Tapu Kadastro ve Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davada, yapılan yargılama sonucunda verilen zararın tazmini kararının Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 17/12/2012 gün, 2011/11652 esas ve 2012/19428 karar sayılı ilamı ile onanarak, karar düzeltme isteminin de reddedilmesi sonucu 22/04/2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. ... 22. İcra Müdürlüğünün 2013/998 esas sayılı takip dosyasında ise alacaklı ... tarafından Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü aleyhine ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10/06/2011 gün, 2010/338 esas ve 2011/188 karar sayılı ilamı gereği ilam henüz kesinleşmeden 29/01/2013 tarihinde ilamlı icra takibi başlatıldığı, icra emrinin 01/02/2013 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı idare tarafından kesinleşen takip üzerine 01/08/2013 tarihinde icra dosyasına ödeme yapıldığı ve dosyanın bu şekilde infaz olunduğu anlaşılmaktadır.
Davaya konu olayda, davacı müteselsil sorumlu sıfatıyla üçüncü işiye ödediği paranın haleflik esasınca rücuen tahsilini istediğine ve davalı önceki davada davalı sıfatıyla bulunmadığına göre iadenin kapsamı, kural olarak davacının mahkûm olup ödediği para ile kendisi hakkında açılan davanın sonunda verilen hükmün kesinleşmesine kadar işleyecek faizi ve önceki davada hükmedilen avukatlık ücreti ile yargılama giderleri ve bir de davacı aleyhine ödetme kararı alan üçüncü kişinin hüküm kesinleşmeden önce alacağını tahsil için ilamı icraya koymuş olması halinde hükmün kesinleşmesine kadar yapılan icra giderleri ve avukatlık ücreti ile aynı güne kadar gerçekleşen faizi toplamından davalının payına düşen kısmıdır. Kendi kusurlu davranışı ile icranın sürüp gitmesine yol açan davacı, bu ihmali nedeniyle artan icra giderlerinin ve hükmün kesinleşmesinden sonra geçen sürenin faizini isteyemez. Bu ilkelere aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
b)Davalı kamu görevlilerinin davaya konu zararın meydana gelmesinde kastının bulunmaması, ağır çalışma koşulları, olayın gelişim şekli, kusur durumları ve diğer hususlar gözetildiğinde davalılar yararına BK.43 ve 44. maddeleri (TBK.51-52) gereği hükmedilecek tazminattan uygun miktarda indirim yapılması gerekirken bu durumun gözetilmemesi hakkaniyete uygun düşmemiştir.
c)Dosyadaki bilgi ve belgelereden; zararın meydana gelmesinde dava dışı şahısların da sorumluluğunun söz konusu olabileceği gözetildiğinde, mükerrer ödemeye sebebiyet verilmemesi için kurulacak hükümde tahsilde tekerrür olmamak üzere ibaresine yer verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2/a,b,c) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle asıl dosya davalıları ... ve ... yararına BOZULMASINA, davacının tüm, davalıların diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16/12/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.