8. Hukuk Dairesi Esas No: 2016/7989 Karar No: 2017/2766 Karar Tarihi: 02.03.2017
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2016/7989 Esas 2017/2766 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davacı, borcu nedeniyle evinin haczedildiğini belirterek haczin kaldırılmasını talep etti. Mahkeme, bir bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının haline uygun bir evin değerinin 65.000TL olduğunu kabul ederek, taşınmazın satılması halinde bu miktarın davacıya ödenmesine karar verdi. Alacaklı vekili karar düzeltme talebinde bulunduğunda, icra mahkemesince borçlunun haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya verilmeli, kalanı icra dosyasında bırakılmalıdır. Karar, takibi kısıtlayıcı şekilde hüküm tesisi yapıldığı ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulduğu gerekçeleriyle bozuldu. Kanun maddeleri olarak İcra İflas Kanunu'nun 82/12. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. ve geçici 3. maddeleri ile Türk Medeni Kanunu'nun aile kavramı düzenlemesi gösterildi.
8. Hukuk Dairesi 2016/7989 E. , 2017/2766 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Meskeniyet İddiası
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın, Dairemiz"in 24.02.2016 gün ve 2015/22144 Esas, 2016/3205 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takipte, haline münasip evinin haczedildiğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece ilk verilen kararın bozulmasından sonra alınan 11.03.2014 tarihli ek bilirkişi raporu kapsamında davacının haline münasip alabileceği evin değerinin 65.000TL olacağı gerekçesiyle ""davacının davasının kısmen kabulü ile 11/03/2014 tarihli ek bilirkişi raporunda belirtildiği gibi davaya konu taşınmazın satışının yapılması halinde öncelikle davacının haline münasip bir ev alması için tespit edilen bedelin davacıya ödenmesine, geri kalan bedel olması halinde icra takibinin bu bedel üzerinden devamına"" karar verilmiştir.Hükmün taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizce onanmasına karar verilmiştir. Alacaklı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.Sair karar düzeltme itirazları yerinde değil ise de; İİK"nun 82/12. maddesi gereğince, borçlunun "haline münasip" evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki "aile" terimi, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. icra mahkemesince borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya verilmeli, kalanı icra dosyasında bırakılmalıdır. Somut olayda, Mahkemece, alınan 11.03.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda, borçlunun bulunduğu yerden daha mütevazi koşullara sahip yerlerde haline münasip alabileceği evin değerinin 65.000,0 TL olduğu belirlendiğine ve kabul edildiğine göre, "Meskeniyet şikayetinin reddi ile taşınmazın değeri, haline münasip alabileceği evin değerinden fazla olduğundan taşınmazın satılarak haline münasip evin alınması için gerekli 65.000,00 TL"nin borçluya, kalanının ise icra dosyasında bırakılmasına, taşınmazın haline münasip evi alabileceği değerden az olmamak üzere satılmasına", şeklinde hüküm kurulması gerekirken, bu ilkelere aykırı , takibi kısıtlayıcı ve HMK 297/2.madde hükmüne aykırı olarak infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Kararın bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kısmen kabulü gerekmiş; hükmün açıklanan sebeple bozulmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemiz"in 24.02.2016 tarih ve 2015/22144Esas -2016/3205Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK"nun 366 ve 6100 sayılı HMK"nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 02.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.