10. Hukuk Dairesi 2013/24047 E. , 2015/22742 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-506 sayılı Kanunun 80. maddesinde 3917 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik uyarınca, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu durumda zamanaşımı süresi bakımından, 3917 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.12.1993 tarihinden önceye ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden Kurumun alacak hakkı, Borçlar Kanununun 125. maddesinde öngörülen on yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, zamanaşımının başlangıç tarihi, anılan Kanunun 128. maddesi hükmü gereğince alacağın muaccel olduğu tarihtir ve zamanaşımının kesilmesi ile durmasına ilişkin 132. ve ardından gelen maddelerindeki düzenlemeler de burada uygulama alanı bulmaktadır.
08.12.1993 tarihi ve sonrasına ilişkin prim ve gecikme zammı borcu yönünden ise, 6183 sayılı Kanunun “Tahsil zamanaşımı” başlığını taşıyan 102. ve ardından gelen maddeleri uygulanacaktır. Anılan madde hükmüne göre zamanaşımı süresi beş yıl olup, zamanaşımı süresinin başlangıcı da, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen yılbaşı olarak belirlenmiştir. 06.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5198 sayılı Kanun ile bu konuda yeniden bir düzenleme yapılarak 506 sayılı Kanunun 80. maddesinin beşinci fıkrasında değişiklik yapılıp, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanunun 51. maddesiyle birlikte 102. maddesinin de uygulanmayacağı hükme bağlanarak 3917 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki duruma dönülmüştür.
Mahkemece hüküm gerekçesinde davacının, kuruma borçlu olduğu prim tutarlarının 2000/4. ay, 11. ay ve 2001/4 ve 5.aylara ilişkin olmasına rağmen zamanaşımı belirlemesi
yapılırken, prim borçlarının olduğu tarihte yürürlükte bulunmadığı için uygulanma kabiliyeti olmayan 5510 Sayılı Yasanın 93’üncü maddesi dikkate alınarak karar verilmiş ise de aslen davaya konu prim dönemleri itibari ile zamanaşımının 6183 Sayılı Yasanın “Tahsil zamanaşımı” başlığını taşıyan 102. ve ardından gelen maddeleri gerepğince 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşılmakta olup mahkemece anılan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanunun 30’uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen geçici 3’üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm gerekçesindeki, "5510 sayılı Yasa"nın 93/2. maddesinde "Kurumun prim ve diğer alacakları Ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbidir. ...” denilmiş olup, davacının ödenip ödenmediği çekişmeli olan topluluk sigortası primlerinin 2000/4 ay ve 11. ay, 2001/4. ve 5. aylara ilişkin primler olduğu konusunda mübayenet bulunmadığı; bu prim alacaklarının “mahkeme kararı sonucunda doğmuş veya Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş olduğunun da iddia ve ispat edilemediğine göre, 2000/4 ay ve 11. ayına ilişkin prim borçlarının 01.01.2001 tarihinden itibaren 10 yıllık ve 2001/4. ve 5. ayına ilişkin prim borçlarının 01.01.2002 tarihinden itibaren 10 yıllık zaman aşımına tabi olup; 2000/4 ay ve 11. ayına ilişkin prim borçlarının 01.01.2011 tarihi itibarı ile ve 2001/4. ve 5. ayına ilişkin prim borçlarının 01.01.2012 tarihi itibarı ile zaman aşımına uğradığı anlaşıldığından, kendisinden istenen 2000 yılı nisan ve kasım ayları ile 2001 yılı nisan-mayıs aylarına ilişkin prim borcunun zamanaşımına uğramış olduğunun," ibaresi silinerek yerine "davaya konu prim borçları yönünden 6183 sayılı Kanunun “Tahsil zamanaşımı” başlığını taşıyan 102. ve ardından gelen maddeleri uygulanacaktır. Anılan madde hükmüne göre zamanaşımı süresi beş yıl olup, zamanaşımı süresinin başlangıcı da, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen yılbaşı olarak belirlenmiştir. Davaya konu 2000/4 ay ve 11. ay, 2001/4. ve 5. aylara ilişkin topluluk sağlık primi borçlarının da 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve zamanaşımını kesecek nitelikte davacı tarafça herhangi bir işlem yapılmadığı dikkate alındığında, zamanaşımına uğramış olduğunun" ibaresi yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.