10. Hukuk Dairesi 2015/14333 E. , 2015/22609 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi : Bursa 5. İş Mahkemesi
Tarihi : 20.04.2015
No : 2014/935-2015/302
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- 6183 sayılı Kanunun 58. maddesindeki, "... İtirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki amme alacağı % 10 zamla tahsil edilir." hükmü çerçevesinde ancak kamu borçlusu yönünden ödeme emrine yaptığı itirazın reddolunduğu miktardaki amme alacağı % 10 zamla tahsili olanaklı olup; eldeki davada uygulanma imkanı olmayan 2004 sayılı Kanunun 67. maddesindeki "... takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmü gözetilerek davalı Kurumun % 20 kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesi mümkün değildir. Kaldı ki, 5510 sayılı Kanunun 88. maddesinde, "Kurumun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen aleyhe neticelenmesi halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Kurum hakkında uygulanmaz." hükmü düzenlenmiş olup, aksi düşünceyle davalı Kurum aleyhine inkar tazminatına karar verilmiş olması, isabetsizdir.
2- 03.07.2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5904 sayılı Kanunun 35’nci maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 168’nci maddesine eklenen cümle uyarınca; “...hazırlanan tarifede; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir.” hükmü öngörülmüş olduğundan, 6183 sayılı Kanundan kaynaklanan iş bu davada davacı lehine maktu vekâlet ücretine karar
verilmesi gerekirken, nispi vekâlet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-6100 sayılı HMK nun “yargılama giderlerinin kapsamı” başlığını taşıyan 323. maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, “yargılama giderlerinden sorumluluk” başlığını taşıyan 326. maddede “kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği,” “yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332. maddesinde ise “yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği,” hüküm altına alınmıştır. Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de , davanın kısmen kabulüne karar verilmiş davalı lehine vakalet üretine hükmedilmemiş olması ve yargılama giderlerinde de Kabul/red oranı uygulanmadan tamamından Kurum’un sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç : 1-Hüküm fıkrasının icra inkar tazminatına yönelik 4. bendin tamamen silinmesine,
2-Hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin 5. bendinde yer alan “yargılama giderinin” ibarelerinden sonra gelen ibarelerin silinerek yerine “ 494 TL’sinin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine geri kalan miktarın ise davacı üzerinde bırakılmasına” ibarelerinin yazılmasına,
3-Hüküm fıkrasının vekalet ücretine yönelik 7. bendin tamamen silinerek yerine “ davacı, vekille temsil olunduğundan, reddedilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. gereğince 1.500,00 TL’nin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine, davalı Kurum vekille temsil olunduğundan, reddedilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. gereğince 1.500,00 TL’nin davacıdan alınarak davalı Kurum’a verilmesine’ ibarelerinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.