Abaküs Yazılım
7. Ceza Dairesi
Esas No: 2018/14568
Karar No: 2021/4412
Karar Tarihi: 22.03.2021

5607 ve 5809 sayılı Kanunlara muhalefet - Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2018/14568 Esas 2021/4412 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanık hakkında 5607 ve 5809 sayılı Kanunlara muhalefet suçlamasıyla açılan dava sonucunda yerel mahkeme tarafından mahkumiyet kararı verilmiş, ancak bu karar temyiz edilmiştir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 5809 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen mahkumiyet kararının sanığın savunmalarına dayanmayan kesin ve inandırıcı deliller olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar vermiştir. Ayrıca, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararı da yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, dosyaların incelenmesi ve sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kararda, 7242 sayılı Yasa ile 5607 sayılı Yasanın bazı maddelerine eklenen düzenlemelere, Anayasa Mahkemesi kararlarına ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ilamlarına atıfta bulunulmuştur. Detaylı kanun maddeleri: 5809 sayılı Kanunun 5. maddesi, 5607 sayılı Kanunun 3/22, 3/5 ve 5/2 maddeleri, 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi ve CMK'nun 251. maddesi, Anayasa'nın 38. maddesi ve 7242 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası.
7. Ceza Dairesi         2018/14568 E.  ,  2021/4412 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇ : 5607 ve 5809 sayılı Kanunlara muhalefet
    HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

    Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
    I) Sanık hakkında 5809 sayılı Yasa uyarınca kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
    1. 5809 sayılı Kanuna aykırılık suçundan müdahil olma hakkı bulunan Bilgi Teknolojileri Kurumunun kamu davasından haberdar edilmemesi,
    2. Sanık hakkında suç tarihinde elindeki poşette 79 adet gümrük kaçağı cep telefonu ile yakalanması şeklinde gelişen olayda, 5607 sayılı Yasa ve 5809 sayılı Yasa uyarınca iş bu davanın açıldığı, sanığın aşamalardaki savunmalarında suça konu cep telefonlarının elektronik kimlik bilgilerinde değişiklik yapmadığını savunması karşısında, sanığın savunmalarının aksine ele geçen cep telefonlarının elektronik kimlik bilgilerini yeniden oluşturduğuna, değiştirdiğine, kopyalayıp çoğalttığına veya dağıtımını yaptığına, bu amaçla oluşturulmuş yazılım, araç ve gereçleri ithal edip dağıtımını, tanıtımını yaptığına, bu araç ve gereçler ile yazılımını bulundurduğuna ve bu suretle atılı 5809 sayılı Yasaya muhalefet suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı dikkate alınarak, beraatı yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
    Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
    II) Sanık hakkında 5607 sayılı Yasa uyarınca kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
    1. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK"nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
    2. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesinde yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek;
    Anayasa Mahkemesi"nin 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesinde hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Yasanın geçici 5/1-d bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa"ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 14.01.2021 tarih ve 2020/81 E., 2021/4 K. sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa"nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31. maddesiyle eklenen Geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, TCK"nun 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
    3. Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 08.04.2014 tarih, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı ilamlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
    İncelemeye konu iş bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 28.03.2014, iddianame düzenlenme tarihinin 09.04.2014 olduğu,
    Sanığın Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/1637 Esas sayısında derdest dosyasında suç tarihinin 22.02.2014, iddianame düzenlenme tarihinin 30.04.2014 olduğu anlaşılmakla,
    Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK"nun 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
    Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi