12. Ceza Dairesi 2017/10649 E. , 2020/879 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Müşteki : Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince ayrı ayrı beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların ayrı ayrı beraatine ilişkin hükümler, katılan Kültür ve Turizm Bakanlığı vekili ile müşteki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilinin temyiz istemi davaya katılma talebi olarak değerlendirilmiş olup, müşteki kurumun 5271 sayılı CMK"nın 237/2. maddesi uyarınca kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilmek suretiyle yapılan incelemede;
1-Sanıklar ... ve ...’un beraatine ilişkin hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanıklar ... ve ...’un aşamalardaki savunmalarında, suça konu eylemlerin diğer sanık ... tarafından gerçekleştirildiğini beyan ettikleri, sanık ...’nın da eylemlerin kendisi tarafından gerçekleştirildiğini ikrar ettiği anlaşılmakla;
Sanıklar ... ve ...’un, yüklenen suçu işlemediklerinin sabit olduğu gerekçesi ile beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat hükmü tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan Kültür ve Turizm Bakanlığı vekili ile katılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 1. paragrafındaki “sanıklar ..., ...’un CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlarine” ibaresi çıkarılarak yerine “Yüklenen suçların sanıklardan ..., ... tarafından işlenmediğinin sabit olduğu anlaşıldığından, sanıklardan ..., ...’un CMK’nın 223/2-b maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, hükmün sanıklardan ..., ...’un beraatlerine ilişkin kısmının DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
2-Sanık ...’un beraatine ilişkin hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde ise;
02.08.2013 tarihinde kolluğa gelen ihbar üzerine yapılan incelemede; Derebağ mevkiinde, 1. derece arkeolojik sit alanı içerisindeki tescil harici bırakılan alanda grobeton üzerine prefabrik bina yapıldığı ve ayrıca zemine fiziki müdahalede bulunulduğu tespit edilerek bu hususun Koruma Kuruluna bildirildiği, Nevşehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu görevlilerinin 25.12.2013 tarihli raporu ile; söz konusu alanın 1. derece doğal ve 1. derece arkeolojik sit alanı olduğunun, daha önce kurulun 26.08.2013 tarih 2978 sayılı yazısı ile uyarı yapıldığının ve izinsiz konulduğu anlaşılan kamyon kasasının kaldırılmasının istendiğinin, ancak yapılan kontrollerde kamyon kasasının kaldırılmadığının ve üzerine ahşap kaplama yapıldığının tespit edildiği, sanık ...’nın 07.01.2014 tarihinde kollukta bu eyleme ilişkin olarak ifade verdiği ve eylemin kendisi tarafından gerçekleştirildiğini ve belediyeden kaldırması için gelen kararı tebliğ aldığını beyan ettiği, daha sonra, 01.03.2014 tarihinde kolluğa aynı alana beton atıldığına dair gelen ihbar üzerine yapılan incelemede; 20-25 metrekarelik bir alana beton atılmış olduğunun, Zeliha’nın da olay yerinde olduğunun, Nevşehir Çevre Koruma Timi ile yapılan görüşmede, bu ismi olmayan işletmeye ilişkin olarak 26.11.2013 tarihinde 2863 sayılı Kanuna aykırılıktan işlem yapıldığının, kurulun 25.12.2013 tarihinde suç duyurusunda bulunduğunun, ancak şahsın eylemine halen devam ettiğinin tespit edildiği, kolluk tarafından 01.03.2014 tarihli ikinci tespitin Koruma Kuruluna bildirildiği, Koruma Kurulunun, Cumhuriyet Savcılığı tarafından 07.04.2014 tarihinde havale edilen yazısı ile, izinsiz uygulamalar kaldırılmadığı gibi izinsiz uygulama yapılmaya devam edildiğini, bu nedenle savcılığın 2014/311 nolu soruşturma dosyasına eklenmesi gerektiğini bildirdiği, eldeki davaya konu iddianame içeriğinde ise; kolluğun ilk tespitindeki prefabrik yapı inşa etmekten bahsedildiği, ancak; ikinci tespitindeki beton dökme eyleminin iddianame içeriğinde yer almadığı anlaşılmakla;
Sanığın 1. derece doğal ve arkeolojik sit alanı içerisine, grobeton üzerine prefabrik yapı inşaa ettiği, her ne kadar mahkemece yapının kaldırılabilir nitelikte olduğundan bahisle beraat kararı verilmiş ise de, sanığın yapının kaldırılmasına ilişkin belediye yazısını tebliğ aldığını ikrar etmesine rağmen yapıyı kaldırmamış olması ve akabinde ikinci tutanak ile tespit edilen eylemlerine devam etmesi, kolluk tespitindeki grobeton üzerine inşa edilmiş olduğunun, bilirkişi raporu ile de; dolgu zemin üzerine oturtulduğu ve temelsiz olarak yapılmış olsa dahi doğal dokuya zarar verdiğinin tespit edilmesi karşısında mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;
Yukarıda izah edildiği üzere; iddianame içeriğinde, kolluğun ilk tespitindeki prefabrik yapı inşa etmekten bahsedildiği, ancak; ikinci tespitindeki beton dökme eyleminin iddianame içeriğinde yer almadığı anlaşılmakla; sanığın 01.03.2014 tarihli tutanak ile tespit edilen devam eden eylemleri hakkında dava açılıp açılmadığı araştırılıp, açılmamış ise; dava açılması sağlanarak, açılan dava ile eldeki davanın birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan Kültür ve Turizm Bakanlığı vekili ile katılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23/01 /2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.