11. Hukuk Dairesi 2018/1822 E. , 2019/7315 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26.12.2017 tarih ve 2013/282-2017/1185 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19.11.2019 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten 2000 yılının değişik tarihlerinde toplam 92.000.- DM"lik hisse senedi sertifikası satın aldığını, ancak kâr payından ve ortaklıktan ayrılmasına rağmen hisse senedi için ödeme yapılmadığını, davalı ile aralarında hukuki bağ olduğunu, bundan dolayı davalı hakkında icra takibi yaptığını, ancak icra takibine haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptalini ve %40 inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip dayanağı sertifikaların müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını, sertifikaların yabancı bir şirkete ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davalının zamanaşımı definin MK. madde 2"ye aykırı olduğundan reddine, organizasyon ve yönetim açısından Kombassan San. Tic. ve Yat. Holding A.Ş"nin faaliyetlerinin Kombassan İnşaat A.Ş"den bağımsız olmadığı, Kombassan Şirketlerinin farklı tüzel kişiliklerin varlığına sığınmalarının dürüstlük kuralına aykırı olduğu, tahsilat listelerinde geçen paralarıdavalı şirket veya şirketlerin almış sayılmaları ve bu paralardan sorumlu olmaları gerektiği, davalı tarafından SPK"ya sunulan CD içeriklerine göre davacının toplam 89.899 Euro ödeme yapmış olduğu, davalının dayandığı 31.00.- DM bedelli Baco belgesine itibar edilemeyeceği, ancak iki adet kasa tediye makbuzunda yer alan toplam 38.245.- Euro"nun mahsubu gerektiği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, asıl alacak 86.112.- TL işlemiş faiz 59.640.- TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili, davacının hisselerinin bir kısmını belge karşılığında dava dışı Baco Assets Inc.’ye devrettiğini ve bedelini aldığını, belgede devir eden ve devralanın imzasının bulunduğunu, davacının devreden olarak belgeyi imzaladığını savunmuştur. Mahkemece, davalının söz konusu savunması, Kombassan Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir. Oysa, davacının, bir kısım hisselerinin Baco Assete Inc.’ye devredildiğini gösteren belgedeki imzaya açıkça itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, davalı tarafından sunulan “Baco Assets Inc.” başlıklı belgeyi, davacının, 31,300 DM’yi teslim aldığını belirterek imzaladığı yönündeki savunması, davacının bu imzaya açıkça itirazının bulunmadığı ve borcu sona erdiren ödeme vakıasının yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ödeme vakıası ile ilgili olmayan yazılı gerekçeyle davalının anılan savunmasına itibar edilmemesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; davacı alacağının tahsili amacıyla davalıya karşı icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Davacının talebi davalı şirkete farklı tarihlere yatırılan toplam 92.000.- DM"nin iadesi istemine ilişkin olup, şirket hesap ve kayıtlarından ve dosyadaki belgelerden anlaşılacağı üzere davacının icra takibine konu yaptığı alacak tutarı likit olduğundan ve yargılamayı gerektirmediğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın bu yönüyle davacı yararına BOZULMASINA; takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.