13. Hukuk Dairesi 2017/8918 E. , 2020/2431 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ilk derece mahkemesi sıfatıyla ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 2016/451 esas 2016/775 karar sayılı davanın kısmen kabulüne/kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi"nin 2017/146-2017/168 karar sayılı kararının süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı tarafın Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğü’nün 2012/178 esas ve 2012/179 esas sayılı dosyalarında yapılan haciz işlemi ile 2 adet plastik kaynak makinesinin haczedildiğini, haczedilen ve muhafaza altına alınan malların yediemin olarak saklamak üzere kendisine bırakıldığını, bu hususu gösterir yediemin teslim zaptı düzenlendiğini, haczedilen malların toplam değerinin haciz tutanağında 50.000,00 TL olarak belirlendiğini, bu sözleşme uyarınca tarafların, haczedilen malların kapladığı yer ve değeri de dikkate alınarak günlük 50,00 TL yediemin ücreti üzerinde anlaşıldığını, bu anlaşmaya göre malların yediemine teslim tarihi olan 01/03/2012 tarihinden dava tarihi olan 10/03/2015 tarihine kadar geçen süre olan 1104 gün için toplam 55.200,00 TL alacaklı olduğunu, bu nedenlerle 01/03/2012-10/03/2015 tarihleri arasındaki 1104 günlük saklama ücreti olan 55.200,00 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik tarafların istinaf talebi İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesince "hukuki ilişki Adalet Bakanlığı tarifesine bağlı olmasa bile hakkaniyet indirimi yapılmalıdır. Hakkaniyet indirimi konusunda Bakanlık tarifesinin aynen uygulanması söz konusu değildir. Mahkemenin, saklama sözleşmesine konu emtianın değerini kriter olarak alması yerinde bulunmuştur. Davalı, haczin daha önce düştüğünü, bu tarihten sonra işleyen ücretlerden sorumlu olmayacaklarını savunmuşsa da, İİK 88/6.maddesi uyarınca haczin düştüğüne dair bir icra müdürlüğü işleminin davacı yediemine tebliğ edildiğine dair bir belge sunulmamıştır. Davalı, sözleşme muhatabı olan davacıya haczin düştüğünü bildirene kadar sözleşme ile bağlıdır. Davalının daha önce yaptığını beyan ettiği 3000,00 TL"lik ödemenin icra vekalet ücreti karşılığında yapıldığı anlaşıldığından, davalı vekilinin bu tutarın mahsubu gerektiği yönündeki istinaf talebi haklı bulunmamıştır. Ancak Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin, hakkaniyet indirimi yapılması halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücreti takdir edilemeyeceğine ilişkin içtihatlarının da nazara alınması gerekmektedir. Bu nedenle, reddedilen kısım için, davalı lehine vekalet ücreti ödenmesine ilişkin, İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasının 8. Bendinin kaldırılması suretiyle, davacının istinaf başvurusunun bu yönden kabulünün gerektiği kanaatine varılmıştır." gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiş; davacı, bu sefer temyiz talebinde bulunmuştur.
Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. madddesi uyarınca ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aşağıda dökümü yazılı 23,00 TL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 19/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.