Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/19002
Karar No: 2018/4286
Karar Tarihi: 19.09.2018

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/19002 Esas 2018/4286 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davalı, kredi borcunda kefil olan davacı tarafından ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsil edilmesi için yapılan takibe haksız olarak itiraz etmiştir. Mahkeme, davacının kefil olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle davacının talebinin kısmen kabul edilmesine ve itirazın kabul edilen kısmının iptaline karar vermiştir. Ancak dava dilekçesinde belirtilen harcın eksik yatırılması nedeniyle talebin tamamının açıklığa kavuşturulması ve eksik harcın tamamlatılması gerektiği ifade edilmiştir. Kararın gerekçesiz yazılması nedeniyle hüküm fıkrasında infazda tereddüt uyandıracak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Hüküm bozulmuştur.
Kanun maddeleri:
- HMK'nun 31. maddesi: Dava dilekçesinde belirtilen harç miktarı eksik olduğunda, talebin açıklığa kavuşturulması ve eksik harcın tamamlatılması gerekmektedir.
- Anayasa'nın 141, III. maddesi: Mahkemelerin tüm kararları gerekçeli olarak yazılmalıdır.
- HMK'nun 297. maddesi: Mahkeme kararlarında belirtilmesi gereken öğeler açıklanmıştır. Kararın gerekçeli olmaması, Anayasa ve yasal zorunluluklara aykırıdır.
19. Hukuk Dairesi         2016/19002 E.  ,  2018/4286 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - K A R A R -
    Davacı vekili, davalının dava dışı bankadan kullandığı krediden dolayı kefil olarak sorumlu olduğunu, davacının borç nedeniyle kefil sıfatıyla ödeme yaptığını, kredi borçlusu davalıdan ödenen bedelin faiziyle birlikte rücuen tahsili için davalı aleyhine takip yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava emiştir.
    Davalı vekili, zaman aşımı defi ileri sürmüş, davacının kredi kefili olarak usulünce ödeme yapmadığını savunarak, davanın reddini ve kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
    Mahkemece, davacının davalının kullandığı krediden kefil olarak sorumlu olduğu, bu nedenle bankaya ödeme yaptığı, kefil olarak ödediği bedeli davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın kabul edilen kısım yönünden iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
    Davacı vekili dava dilekçesinde itirazın iptalini talep etmiş, harca esas değer olarak 30.663,39 TL belirtmiş ancak harcı 14.370,37 TL üzerinden yatırmış, yargılama sırasında da talep sonucunun bir kısmından feragat ettiğini beyan etmiştir. Mahkemece öncelikle HMK"nun 31. madde uyarınca davacı vekilinin dava dilekçesindeki talep sonucunun açıklattırılması, buna göre eksik harcın tamamlatılması gerekir. Davacı vekilince asgari olarak dava dilekçesinde belirtmiş olduğu harca esas değer esas alınarak tamamlattırılmadan feragat yolu ile eksik harcın yatırılmasından imtina edilemez. Ayrıca Anayasanın 141,III hükmüne göre, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” HMK"nun 297. maddesinde de mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken öğeler açıklanmıştır. Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür. Bu Anayasal ve yasal zorunluluklara rağmen, mahkemece verilen kararda HMK’nun 297. maddesine aykırı davranılarak kararın gerekçesiz olarak yazılması usul ve yasaya aykırıdır. Bununla birlikte hüküm fıkrasında “takip tarihi itibariyle alacak miktarının 11.465,50 TL asıl alacak, 6.633,45 TL işlemiş faiz (asıl alacağın 7.990,00 TL"lik kısmı için) olarak tespitine” denilmek suretiyle asıl alacak miktarı konusunda infazda tereddüt uyandıracak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
    SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi