19. Hukuk Dairesi 2017/3533 E. , 2018/4263 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine,birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen dosya davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR -
Asıl davada davacı vekili, davalı ile aralarında ticari ilişki olduğunu, davalıdan tarım aletleri satın alındığını,alıma ilişkin olarak toplam 111.500,00 TL bedelli 5 adet bono verildiğini, bu bonoların davalı tarafından icra takibine konu edilmesi nedeniyle bu bonoların iadesi için davalıya 58.250,00 TL bedelli 2 adet bononun verildiğini,alınan tarım aletlerine ilişkin olarak 43.200 TL .lik iade faturası kesildiğini, davalıya 15.000 TL borçlarının kaldığını, ancak davalının takibe konu ettiği bonoları iade etmediğini, sonradan verilen iki adet bononun ise bankalara tahsile verildiğini belirterek icra takibinin 15.000 Tl"yi aşan kısmının iptali ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, ispat yükünün davacıda olduğunu, borcun yenilendiğini ve takibe konu senetlerin hükümsüz kaldığını ispat etmesi gerektiğini, davacının mal iadesi yapmadığını, malı aldıktan 1,5 yıl sonra tek taraflı olarak iade faturası kesilmesinin kabul edilmeyeceğini, davacının icra dosyasında borcu kabul ettiğine ilişkin beyanının olduğunu, icra dosya borcunu kapattığını, davalının taraf sıfatının bulunmadığını, iddiaların şirket ile ilgili olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili, davalı şirketin 111.500,00 TL bedelli 5 adet bonodan dolayı icra takibi başlattığını, bu bonoların geri alınması için davalıya 58.250,00 TL bedelli 2 adet bononun verildiğini, davalının icra takibine konu ettiği 5 adet bonodan dolayı alacağını tahsil ettiğini, ancak 58.250,00 TL bedelli 2 adet bononun ise iade edilmediğini belirterek, bu iki adet bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davalı vekili, dava konusu 2 adet senedin icra takibine konu borç için alındığını kabul ettiklerini, bu senetlerin icra takibine konu edilmiş senetlerin vadesinin geçmesi nedeniyle güvence olarak davacı borçlu tarafından düzenlendiğini, davacının icra takibine konu borcu ödeyerek kapattığını, davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre,asıl davada davacının her ne kadar takibe konu 5 adet senet nedeniyle bu miktar kadar borçlu olmadıklarını bildirmiş ise de , senet metninde "bedeli malen ahzolunmuştur" kaydının bulunduğu, malın teslim alınmadığı yönünde ispat yükünün davacı borçlu üzerinde bulunduğu,bu iddiasını yazılı delillerle ispat edemediği, icra dosyasında takibe konu borcu kabul ettiği, birleşen davada ise takibe konu 5 adet senedin vadesinin geçmesi ile davacı borçlu tarafından davalıya iki adet 58.250 TL bedelli 30/07/2013 ve 30/08/2013 vade tarihli iki bono gönderildiği,bu durumun davalı alacaklının da kabulünde olduğu, davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediği, yargılama giderinden sorumlu olamayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine,birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen dosya davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen dosya davacısı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden asıl ve birleşen dosya davacısından alınmasına, 18/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.