
Esas No: 2003/94
Karar No: 2003/102
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü 2003/94 Esas 2003/102 Karar Sayılı İlamı
Hukuk Bölümü 2003/94 E. , 2003/102 K.- TAPUYA HÜKMEN TESCIL ISTEMIYLE AÇILAN DAVANIN, ADLİ YARGI YERİNDE ÇÖZÜMLEN-MESININ GEREKTIĞI
- İMAR VE GECEKONDU MEVZUATINA AYKIRI YAPILARA UYGULANACAK BAZI İŞLEMLER VE 6785 SAYILI İMAR KANUNUNUN BİR MADDESİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN(MÜLGA) (2981) Madde 9
"İçtihat Metni" Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukuki sorumluluk gerektirir.
Davacı : Mamak Belediye Başkanlığı Vekili : Av. A.N. Davalı : Maliye Hazinesi Vekili : Hazine Av. N.M. O L A Y : Mamak Belediyesince, yapılan ıslah imar planı kapsamında olduğu nedeniyle kadastral 8993 ada 1 parsel sayılı taşınmazda Hazine adına kayıtlı hisselerin, 2981/3290 sayılı Yasa’nın 10/c maddesine göre belediyeye devredilmesi çeşitli tarihlerde istenilmiş ise de, Defterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığınca, gecekonduların yapıldığı tarihte mülkiyeti Hazine ve şahıslar ile hisseli olan 8993 ada 1 parsel üzerinde inşaa edildiklerinden 2981/3290/3366 sayılı Yasa’nın 9/c. maddesi kapsamında kalması nedeniyle belediyeye devrinin mümkün olmadığı bir çok kere bildirilmiştir. Davacı Belediye vekilince, Mamak İlçesi Kartaltepe Mahallesi, 8993 ada, 2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14 ve 16 (kadastral 1) sayılı parsellerin 2981/3290/3366 sayılı Yasa’nın 10/c. maddesi gereğince Mamak Belediyesi adına tapuya tescili istemiyle, 4.12.2001 gününde adli yargı yerinde dava açılmıştır. ANKARA 25. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 9.4.2002 gün ve E:2001/917,K:2002/206 sayı ile, dosyaya ibraz edilen delillere göre davalı Hazinece, 2981 sayılı Yasa hükümlerine göre idarece yapılan hak sahipliği araştırması sürecinin bir idari işlem olduğunun ve bu işlemler nedeniyle gecekondu sahipleri ile idare arasında çıkan uyuşmazlıkların çözümünün idari yargı yerinin görevine girdiğinin ileri sürüldüğü; davacının başvurusuna verilen cevapta konunun 2981/3290/3366 sayılı Yasa’nın 9/c. maddesi kapsamında kaldığı nedeniyle devirin mümkün olmadığı belirtilmek suretiyle davalı idarece bu işlemin geciktirildiği; bunun iptali için başvurulacak mercinin ise, bu işle görevli idare mahkemeleri olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş; bu karar, temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Davacı Belediye vekili, aynı istekle bu kez, 20.1.2003 gününde idari yargı yerinde dava açmıştır. ANKARA 9. İDARE MAHKEMESİ; 30.4.2003 gün ve E:2003/71,K:2003/463 sayı ile, davacı Belediye Başkanlığınca, uyuşmazlık konusu taşınmazların belediyeye devre-dilmemesine ilişkin işlemin iptalinin istenilmeyip, doğrudan taşınmazların belediye adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açıldığı anlaşıldığından, 4721 sayılı M.K. hükümlerine göre davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş; bu karar da, temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Yalçın ACARGÜN’ün Başkanlığında , Üyeler: Dr. Atalay ÖZDEMİR, M. Lütfü ÜÇKARDEŞLER, Serap AKSOYLU, Z. Nurhan YÜCEL, Turgut ARIBAL ve Abdullah ARSLAN’ın katılımlarıyla yapılan 29/12/2003 günlü toplantısında, Raportör- Hakim İsa YEĞENOĞLU’ nun davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ahmet BEŞİNCİ ile Danıştay Savcısı Tülin ÖZGENÇ ‘in davada adli yargının görevli olduğu yolundaki yazılı ve sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: USULE İLİŞKİN İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idari yargı yerleri arasında anılan Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu ve idari yargı dosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak, davacının istemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği adli yargı dosyasının ise Başkanlık yazısı ile getirtilerek incelemeye alındığı anlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlık görülmediğinden esas inceleme yapılmasına oybirliği ile karar verildi. ESASA İLİŞKİN İNCELEME : Dava, ıslah imar düzenlemesi kapsamına giren parsellerdeki Hazine hisselerinin tapuya belediye adına hükmen tescili isteminden ibarettir. 2981 sayılı İmar Ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler Ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun, imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş ve inşa halindeki bütün yapılar hakkında uygulanacak işlemleri düzenlemek ve bu işlemlere dair müracaat, tespit, değerlendirme, uygulama ve duyuru esaslarını ve ilgili diğer hususları belirlemek amacını taşımakta olup, valilik veya belediyelerce yetki ve sorumluluk alanlarında ıslah imar düzenlemeleri yapılmak suretiyle, yeniden gecekondu yapılmasının önlenmesi için temin edilecek arsaların ve muhafazası mümkün görülen gecekonduların Yasada öngörülen usul ve esaslara göre hak sahipliği belirlenen kişilere verilmesine olanak sağlamıştır. Anılan Yasa’nın değişik 10. maddesinin (c). bendinin son fıkrasında “Islah imar planı yapılmış ve yapılacak bölgelerde bu Kanun kapsamına giren ve tapu tahsis belgesi verilen hazine arsa ve arazileri, iktisap tarihine bakılmaksızın aynı amaçta kullanılmak üzere ilgili belediyelere devredilir.” hükmüne yer verilmekte olup; davacı Belediye Başkanlığı, ıslah imar düzenlemesi yapılan bölgede bulunan parsellerdeki Hazine hisselerinin sözüedilen Yasa hükmü gereğince belediyeye devrini talep etmiş ise de, Maliye Hazinesince, sözkonusu parsellerin kökü kadastral parselin şahıslarla hisseli olduğu ve bu nedenle anılan Yasa’nın “Uygulama işlemleri” başlıklı değişik 9. maddesinin (c). bendinde düzenlenen “başkasının arsa veya arazisi üzerine yapılmış gecekondular hakkında uygulanacak hükümler” kapsamında görüldüğü belirtilerek, Hazine hisselerinin bedelsiz olarak belediyeye devredilemeyeceği öngörülmüştür. Olayda, davacı Belediye Başkanlığı, 2981 sayılı Yasa’da öngörülen usul ve esaslara göre devralamadığı Hazine hisselerinin belediye adına tapuya hükmen tescilini sağlamak üzere, uyuşmazlığa konu edilen tescil davasını açmıştır. İmar düzenlemesine tabi tutulan Hazine arsa ve arazilerinin ilgili belediyeye devredilmesi, esasen 2981 sayılı Yasa ile düzenlenmiş bulunan kamu yararı amacının gerçekleştirilmesi için yapılan bir tahsisin tapuya tescilinden ibaret olup; anılan Yasa’da öngörülen idari nitelikteki imar uygulama işlemlerinin doğrudan bir sonucu olarak ortaya çıkan bu idari tescilin yapılmamasından kaynaklanan uyuşmazlığın, sözü edilen uygulama işlemlerinin dayanağı olan yasal düzenleme çerçevesinde çözümlenmesi gerekeceği açıktır. Nevar ki, adli yargı yerince verilen görevsizlik kararında bu hususa işaret edilmiş olmasına karşın, davacı tarafından, idari yargı yerinde de açıkça tescil davası açılmış olması nedeniyle, bu isteme ilişkin davanın idari yargı yerinde görülmesine olanak bulunmamaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı” başlığını taşıyan 2. maddesinin 1. numaralı bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri olarak sayılmıştır. Belirtilen duruma göre, arazilerin devrine dayanak teşkil eden yasanın uygulanmasına dair idari işlemlerin iptali istemiyle dava açılmamış olduğundan, ortada idari yargı yetkisi kapsamına giren bir idari dava bulunduğundan sözetmek olanaksızdır. Bu durum karşısında, tescil davasına bakma görevi, Medeni Kanun hükümlerine göre adli yargı yerine ait bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevsizlik kararının kaldırılması gerekmektedir. SONUÇ :Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna bu nedenle Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 9.4.2002 gün ve E:2001/917, K:2002/206 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 29.12.2003 gününde KESİN OLARAK OYBİRLİĞİ İLE karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.