4. Hukuk Dairesi 2019/2898 E. , 2019/5638 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ...
aleyhine 29/08/2013 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucunda yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/05/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince:
Dava, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalılardan ...’in, diğer davalı ...’a ait olan kamyonetle seyir halindeyken sol taraftaki tali yola girmek için manevra yaptığı sırada, aynı yönden ve arkadan gelmekte olup davacının eşi tarafından kullanılan araca çarptığını, bu kazada davacının kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığını, ceza mahkemesinde davalılardan ...’in asli ve ağır kusurlu olduğunun tespit edildiğini ve anılan davalının cezalandırılmasına karar verildiğini, meydana gelen kaza nedeniyle davacının kolunun alçıya alındığını, bu süreçte davacının yardımcı bayan tuttuğunu, tedavi gideri ve ulaşım masrafı yaptığını, dava nedeniyle avukatlık sözleşmesi imzaladığını, bu nedenlerle maddi zararının doğduğunu, yaralanması nedeniyle manevi olarak da yıprandığını belirterek oluşan maddi ve manevi zararın tazminini talep etmiştir.
Davalılardan ... vekili, davanın reddini savunmuş; diğer davalı ... davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece, kusur oranı ve maddi zararın tespitine yönelik alınan bilirkişi raporlarına itibar edilerek maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun 56. maddesi) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı
gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olayda; olay tarihi, olayın gelişim şekli, davacının yaralanma derecesi, davalının meydana gelen trafik kazasındaki kusur durumu ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Mahkemece, daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.