
Esas No: 2016/18787
Karar No: 2018/4191
Karar Tarihi: 17.09.2018
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/18787 Esas 2018/4191 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesine istinaden davalıya kredi kartı verildiğini, davalının hamili olduğu kartın borcunu ödememesi üzerine hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, akabinde başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının kredi kartı borcunu ödememesi nedeniyle davacı tarafından keşide edilen hesap kat ihtarnamesinde davalıya 7 günlük ödeme süresi verildiği, 6502 sayılı Yasaya göre 30 günlük ödeme süresi verilmesi gerektiğinden ihtarnamenin geçersiz olduğu, bu nedenle temerrüdün takip tarihi itibariyle gerçekleştiği ayrıca 6098 sayılı TBK’nın 88.ve 120. maddelerindeki faiz oranları dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre toplam alacağın 17.781,45 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, toplam alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Kredi kartı uyuşmazlıklarında özel yasa olan 5464 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerekir. Söz konusu yasanın 26.maddesinde akdi ve temerrüt faizine ilişkin özel hükümler bulunmaktadır. Mahkemece faize ilişkin söz konusu hükümlerin dikkate alınması gerekirken TBK"nun 88. ve 120. maddeleri ile yine temerrüte ilişkin tüketici yasası hükümlerinin uygulanması doğru değildir. Hesabın kat edilmesi ile birlikte alacak muaccel hale gelmiş olup, kat ihtarının tebliği üzere varsa özel süresinin geçmesi ile borçlu temerrüte düşer. Mahkemece bu hususlar gözetilerek bilirkişiden banka defter ve kayıtları incelenerek ek rapor ya da yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı hukuki değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 17/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.