
Esas No: 2004/56
Karar No: 2004/73
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü 2004/56 Esas 2004/73 Karar Sayılı İlamı
Hukuk Bölümü 2004/56 E. , 2004/73 K.- KÖYÜN MERA VE ÇEŞMESINE(SUYA) VAKI MÜDAHALENIN ÖNLENMESI ISTEMIYLE AÇILAN DAVANIN ADLİ YARGI YERİNDE ÇÖZÜMLEN-MESININ GEREKTIĞI
- UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN (2247) Madde 27
"İçtihat Metni" Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukuki sorumluluk gerektirir.
Davacı :Balıkesir Merkez Yaylacık Köyü Tüzelkişiliği Vekili :Av. A.B. Davalı :1- Balya İlçesi Gökmusa Köyü Tüzelkişiliği Vekili : Av. A. Ç. 2- Tarım ve Köyişleri Bakanlığı OLAY : Tapunun Balıkesir- Merkez Yaylacık Köyü, Hüseyinalan Mevkii, 130 ada, 16 parsel sayısında kayıtlı bulunan Gökmusa Devlet Ormanı içinde ve Yaylacık Köyü ile Gökmusa Köyünün mülki sınırlarının orta noktasından çıkmakta olan “Ahmetağa Pınarı” su kaynağından Gökmusa Köyü halkına içmesuyu getirilmesi için adıgeçen Köy Tüzelkişiliğince başvuruda bulunulması üzerine, Balıkesir Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünce, anılan su kaynağı analiz edildikten sonra içmesuyu olarak adıgeçen köye isalesinin uygun olacağı yolunda “menba tahsis raporu” düzenlenerek 2001 Yılı Yatırım Proğramı kapsamına alınan isale hattının Devlet ormanı içinde kalan kısmının inşaatına izin ve arazinin intifa hakkının alınması için Orman Bölge Müdürlüğü nezdinde girişimde bulunulmuş ve sahada çalışma başlatılmıştır. Balıkesir- Merkez Yaylacık Köyü Tüzelkişiliği vekili tarafından, Hüseyinalan Mevkiinde yer alan köylerine ait meraya Gökmusa Köyü Tüzelkişiliğince müdahalede bulunulduğu ve çeşmelerinin yıkılarak suyunun götürülmeye çalışıldığı ileri sürülerek, davalının vaki müdahalesinin önlenerek dava konusu yerin davacı köye teslimine, davalının yapmış olduğu yıkım ve kazıların eski hale döndürülmesine karar verilmesi istemiyle Gökmusa Köyü Tüzelkişiliği aleyhine,7.6.2001 gününde adli yargı yerinde dava açılmıştır. BALIKESİR 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 15.7.2002 gün ve E:2001/501, K:2002/482 sayı ile, kadastro pafta ve tutanakları, tapu ve köy sınır kayıtları, topraküstü uygulaması sonucu düzenlenen rapor ve Köy Hizmetlerinin cevabi yazıları münderecatından, Balıkesir İli Merkez Yaylacık Köyü ile Balıkesir- Balya İlçesi Gökmusa Köyü arasında ihtilâf konusu olan Gökmusa Köyüne su götürülmesinde alınan idari karar ve plan projeye dayalı bir işlem bulunduğu anlaşıldığından davanın idari yargının görevi içinde kaldığı gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine karar vermiş; bu karar, YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ’nin 15.4.2003 gün ve E:2003/4472, K:2003/4501 sayılı kararıyla onanmak ve karar düzeltme isteği de aynı DAİRE’nin 8.7.2003 gün ve E:2003/8371, K:2003/9063 sayılı kararıyla reddedilmek suretiyle kesinleşmiştir. Davacı köy tüzelkişiliği vekilince, (aynı isteği içeren 13.8.2003 günlü dava dilekçesinin 2577 sayılı İYUK.’nun 3. maddesine uygun bulunmadığı nedeniyle reddi üzerine) mera ve suya elatmanın önlenmesine ve haksız idari işlem varsa iptaline karar verilmesi istemiyle davalı köy tüzelkişiliğinin yanısıra Tarım ve Köyişleri Bakanlığı aleyhine, 5.1.2004 gününde idari yargı yerinde dava açılmıştır. BURSA 1. İDARE MAHKEMESİ; 14.1.2004 gün ve E:2004/25 sayı ile, Mahkemece dava dilekçesinin reddi üzerine 5.1.2004 tarihinde kayda giren yenileme dilekçesinde de aynı istemde bulunularak herhangi bir idari işlemin (tarih ve sayısı verilmek ve dilekçeye eklenmek suretiyle) iptalinin istenmediği, bu durumda davacının iki ayrı mahkemeye verdiği üç dava dilekçesinde de davanın konusunun aynı şekilde “mera ve suya el atmanın önlenmesi” şeklinde tanımlandığı, olayda haksız fiil niteliğinde bir eylemin varlığı öne sürülerek bunun meni istenildiğine göre müdahalenin bir kamu hizmetinin ifası nedeniyle yapılmış ve/veya müdahilin kamu kurumu olması men’i müdahale davasının idari yargı yerinde görülmesini mümkün kılmayacağı, suya müdahale eyleminin bir idari işleme dayanmış olmasının usul hukukundaki görevli yargı yerini değil eylemin sebebini gösterdiğini, haklı tarafın belirlenmesine yardımcı olacak sebep ve gerekçelerin ise işin esasını ilgilendirdiği, dolayısıyla işin esasını ilgilendiren bir hukuki sebebe dayanılarak davanın görev noktasından reddedilmeyip mahkemeden müdahalenin haklı bir gerekçeye dayanmadığından bahisle davayı esastan reddetmesinin beklenebileceği, bunun üzerine davacının da adli yargı sürecinde haberdar olduğu idari işlemin iptali istemiyle idari yargıda davasını açabileceği, olayda dava B.K.41. ve müteakip maddelerinde düzenlenen haksız fiillere dayandırıldığına ve Medeni Kanunun ilgili maddelerinde yer olan hükümler çerçevesinde açılan müdahalenin meni davası olduğuna göre, davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli bulunduğu, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarının da bu doğrultuda olduğu, ancak adli yargı yerince daha önce görevsizlik kararı verildiği ve kesinleştiğinden bahisle, görevli yargı yerinin belirlenmesi için 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurulmasına, bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceye kadar davanın incelenmesinin ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Tülay TUĞCU’nun Başkanlığında, Üyeler: M. Lütfü ÜÇKARDEŞLER, Coşkun ÖZTÜRK, Z.Nurhan YÜCEL, Sinan TUNCA, Abdullah ARSLAN ve H.Hasan MUTLU’nun katılımlarıyla yapılan 01/11/2004 günlü toplantısında; I-İLK İNCELEME :Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre İdare Mahkemesi’nce anılan Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen şekilde başvurulduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II- ESASIN İNCELENMESİ :Raportör–Hakim İsa YEĞENOĞLU’nun davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; İlgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ahmet BEŞİNCİ ile Danıştay Savcısı Nevzat ÖZGÜR’ün davada adli yargının görevli olduğu yolundaki yazılı ve sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, mera ve çeşmeye (suya) vaki müdahalenin önlenmesi isteminden ibarettir. İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projenin hukuka aykırı olduğu nedeniyle iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak davalar ile idarenin aynı plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak davaların görüm ve çözümünün, iptal ve tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı veya plan ve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak müdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazmini davalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde çözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. Olayda, idarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak tesis edilmiş bir işleme karşı ya da bu nitelikteki işlem ve eyleminden doğan zararların tazminine yönelik olarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu"nun 2/1. maddesinde sayılan idari davalardan birisi açılmamış, sadece suya ve meraya yapılan müdahalenin meni istenmiştir. Bu durumda talep doğrultusunda, yapılan müdahalenin bir idari plan veya proje kapsamında olup olmadığı veya haksız el atma bulunup bulunmadığı incelenerek müdahale konusunda bir karar verilmesi gerekecektir. Zira kamu hizmetinin yasa ile idareye görev olarak verilmiş olması ya da menba tahsis raporunun bulunması, bir ayni hakka yapılan müdahalenin önlenmesi için açılan davanın idari yargı yerinde görülmesi için yeterli sayılmaz. Bu duruma göre, Gökmusa Köyünün içmesuyu ihtiyacının giderilmesi amacıyla isale hattı inşaatına başlanmak suretiyle mera ve suya yapıldığı ileri sürülen müdahalenin önlenmesi istemiyle açılmış bulunan davanın haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekeceği açıktır. Belirtilen nedenlerle, İdare Mahkemesi’nce yapılan başvurunun kabulü ile, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevsizlik kararının kaldırılması gerekmektedir. SONUÇ :Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Bursa 1. İdare Mahkemesi’nce yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile Balıkesir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 15.7.2002 gün ve E.2001/501, K:2002/482 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA , 01.11.2004 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.