Abaküs Yazılım
2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/4451
Karar No: 2019/2815

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2017/4451 Esas 2019/2815 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacılar, babalarından kalan mirasın anneleri tarafından muvazaalı bir şekilde satıldığını ve alacak talebinde bulundular. Mahkeme ise davayı zamanaşımı nedeniyle reddetti. Ancak, davacıların iddiası, velayet görevinin kötüye kullanılması üzerine kurulduğundan, zamanaşımı süresi yoktur ve davanın incelenmesi gerekir. Çocuğun mallarının yönetimi çocuğun menfaatine uygun olmalıdır ve ana-baba velayetleri/ yönetim hakları sona erdiğinde, çocuğun mallarını geri vermekle yükümlüdürler. Bu durumda, mahkeme yanılgılı gerekçe ile karar verdiğinden, karar bozuldu. Kanun maddeleri: Türk Medeni Kanununun 362, 363. maddeleri.
2. Hukuk Dairesi         2017/4451 E.  ,  2019/2815 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Alacak

    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacılar tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
    Davacılar, miras bırakanları olan babaları Muhsin Arslan’ın 24.07.1995 tarihinde vefat ettiğini, babalarından kendilerine miras olarak kalan dava konusu taşınmazlardaki miras hisselerini o tarihte sağ olan ve velayet hakkına sahip annelerinin devir ettiğini, bu satışın muvazaalı olduğunu, gerçek bir satış olmadığını, ayrıca murislerinin mal varlığının oldukça iyi olduğunu ve taşınmazların satılmasını gerektirir bir ihtiyaçlarının olmadığını, temlikin velayet hakkının kötüye kullanılması suretiyle yapıldığını iddia ederek satış bedellerine yönelik alacak talebinde bulunmuş olup, mahkemece alacak davasının BK 126 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
    Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; dava konusu taşınmazlarda davacılar adına kayıtlı payların, o tarihte velayet hakkına sahip bulunan davalı anne tarafından, ergin olmayan davacılara velayeten satıldığı anlaşılmaktadır. Davacılar, satım işlemlerinin velayet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirildiğini ileri sürmüşlerdir. Davacılar, temlikin velayet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirildiğini ileri sürdüklerine göre dava, Türk Medeni Kanunun 363.ncü maddesine dayanmaktadır.
    Ana ve baba velayetleri veya yönetim hakları sona erince, çocuğun mallarını, hesabıyla birlikle ergin çocuğa, vasi sine veya kayyıma devrederler (TMK m.362). Anne ve baba çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumludurlar. Dürüstlük kuralına uygun olarak başkalarına devrettikleri malların yerine sadece aldıkları karşılığı geri vermekle yükümlüdürler (TMK m.363).
    Çocuğun mallarının yönetimi çocuğun menfaatine uygun olmalı, çocuğun menfaati ile bağdaşabildiği ölçüde ana ve babanın ortak menfaatlerine hizmet etmelidir. Ana baba yönetim görevini sadakat ve özenle yerine getirmelidir. Ana ve babanın, çocuğun mallarında meydana gelen zarardan sorumlu olmadıklarını, zararın meydana gelmesinde herhangi bir kusurlarının bulunmadığını, yani çocuğun mallarını sadakat ve özenle yönettiklerini ispat etmeleri gerekir.
    Ana ve babanın sorumluluğuna dayalı davalar herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Hal böyle iken mahkemece tüm deliler toplanıp, işin esasının incelenerek gerçekleşen sonucu uyarınca esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 14.03.2019 (Prş.)










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi