13. Hukuk Dairesi 2016/2977 E. , 2018/8251 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki-maddi manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı ..."ın davalı banka ile akdettiği kredi sözleşmesinde kefalet amacıyla taşınmazı üzaerinde banka lehine teminat ipoteği tesis edildiğini, kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç, borçlu tarafından ödenmesine rağmen taşınmazı üzerindeki ipoteğin kaldırılmadığını, bunun üzerine ipoteğin fekki için davalı bankaya 17.04.2013 tarihinde ihtarname keşide ettiğini, davalının gönderdiği cevapta; ""ipotek resmi senedinin 1.maddesi gereğince doğmuş ya da doğacak her türlü borcun teminatı olarak verildiği gerekçesiyle ilgilisinin başka borçlarından kaynaklanan riskleri kapanmadığından"" talebinin reddedildiğinin bildirildiğini, teminat ipoteğinin, tesis edildiği tarihteki kredi sözleşmesine istinaden tesis edildiğinden imza ve onayı alınmadan başka borçlandırıcı işlemlerin teminatı için kullanılamayacağını, taşınmazını satmak istediğini ancak üzerinde ipotek olduğu için satamadığını ve bu nedenle alıcıya cezai şart ödemek zorunda kaldığını, taşınmazı satamadığı için kendi ihtiyaçlarını da karşılayamadığını ve kredi kullanmak zorunda kaldığını beyan ederek ipoteğin fekkine, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 55.000,00 TL"nin 17/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından davalı hakkında açılan ipoteğin fekki ve maddi manevi tazminat davalarının reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dava, davacının dava dışı ..."ın davalı bankadan kullanmış olduğu kredi sebebiyle taşınmazı üzerine konulan ipoteğin fekki ve maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu"nun 4. maddesinin f bendinde, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı belirtilerek Asliye Hukuk Mahkemesinde görülecek işlere açıkça istisna getirilmiştir. 6762 sayılı TTK ve 1086 sayılı HMUK"un yürürlüğü döneminde, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasında işbölümü ilişkisi bulunmakta iken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunda Değişiklik Yapılmasına dair 6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değiştirilen 6102 Sayılı TTK’nun 5. maddesinin 3. fıkrası ile Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi haline getirilmiş olup, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacının taşınmazı üzerine ipotek tesis edilerek, dava dışı ... tarafından davalı bankadan kullanılan kredi genel kredi sözleşmesi olup, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu"nun 4/f maddesi gereği davaya bakmakla Ticaret Mahkemesi görevlidir. Mahkemece, müstakil Asliye Ticaret Mahkemesi var ise davaya bakmakla Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesi, müstakil Asliye Ticaret Mahkemesi yok ise ara kararı ile uyuşmazlığa Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile bakılmasına karar verilmek suretiyle uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın Asliye Hukuk Mahkemesi olarak görülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.