10. Hukuk Dairesi 2014/6660 E. , 2014/8770 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Kelkit Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Tarihi : 11.06.2012
No : 2011/50-2012/120
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 24.10.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ve ödenen cenaze yardımının davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir.
1-Mahkemece, iş kazası konusunda ve işçi sağlığı, iş güvenliği alanında uzman bilirkişilerden oluşa uygun kusur durum ve aidiyetini saptayan kusur raporu alınmaksızın, mali müşavirbilirkişiden alınan rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun olmayıp, bozma nedenidir.
2-Davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunudur.
5510 sayılı Kanunun “İş Kazası ve Meslek Hastalığı ile Hastalık Bakımından İşverenin ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu” başlıklı 21. maddesine göre; İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. Anılan madde ile tazmin sorumlularının Kurum karşısındaki sorumluluğu bir tavanla sınırlandırılmış olup, bu sorumluluk “...sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı…” bulunmaktadır. Maddenin açık hükmü karşısında; ilk peşin sermaye değerli gelirin, Kurum yararına tazmini mümkün kısmının belirlenebilmesi için gerçek zarar tavan hesabı yapılması zorunluluğu bulunmaktadır.
Mahkemece, gerçek zarar tavan hesabı yapılmaksızın, karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilirkişiye, gerçek zarar tavan hesabı yaptırılarak, ilk peşin değerle karşılaştırılması sonucu, düşük olanın kusur karşılığına isabet eden miktarına karar verilmelidir.
Mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler uyarınca karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74’üncü maddesinde, Medeni Kanun ile belirtilen hükümler saklı olmak üzere, hakimin her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı bulunduğu, ondan fazlası veya başka bir şey hakkında karar veremeyeceği belirtilmiş, 01.10.2011 günü yürürlüğe girerek 1086 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26"ncı maddesinde de, hakimin, tarafların istem sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği açıklanmış olmakla, hukuk yargılamasına “istemle bağlılık” ilkesi egemen kılınmıştır.
Davacı Kurum, iş kazası sonucu hayatını kaybeden sigortalının hak sahiplerine bağlanan 65.033,91TL peşin sermaye değerli gelir ve ödenen 257,24TL cenaze yardımı olmak üzere toplam 65.291,15TL kurum zararının %10"una isabet eden 6.539,11 TL"nin tahsili isteminde bulunmuş, mahkemece, davanın kabulü ile 6.539,11 TL"nin tahsiline karar verilmiş olmanın yanı sıra, talep içinde ve hüküm altına alınan miktarda cenaze masrafı bulunmasına rağmen, talep aşılarak, mükerrer olarak 257,24TL cenaze masrafının tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmü BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 15.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.