Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/1376
Karar No: 2018/8227
Karar Tarihi: 24.09.2018

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/1376 Esas 2018/8227 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2016/1376 E.  ,  2018/8227 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR

    Davacı, davalıların teyzesi olduğunu, davalıların, arabalarındaki haczin kaldırılması için 30.000,00-TL borç para istediğini, 1 ay sonra geri ödeyeceklerini söylediklerini, bunun üzerine hesabından 06.01.2012 günü 30.000,00-TL alarak davalı ..."in ... nolu hesabına belirtilen tarihte havale ettiğini, söylenen vade geldiğinde borcu hatırlattığını, ancak davalılarca oyalandığını, ... 18. İcra Dairesi"nin 2012/4041 sayılı dosyası ile alacak takibine geçtiğini ve ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalıların ödeme emrine müteakip borcu ikrar ettiğini, 30.000,00-TL aldıklarını, ancak "onun bize borcu vardı, onu ödedi" şeklinde beyanda bulunduklarını, davalıların borcunu ödemediğini ileri sürerek, 30.000,00-TL alacağının davalılardan tahsilini istemiştir.
    Davalılar, banka yoluyla yapılan ödemenin, kendilerinin daha önce davacıya verdiği borcun geri ödemesi olduğunu, diğer iddiaların ise asılsız olduğunu savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı, davalılara borç olarak 30.000,00-TL para gönderdiğini ileri sürerek, alacağının hüküm altına alınmasını istemiş; davalılar ise banka yoluyla 30.000,00-TL gönderildiğini kabul etmekle birlikte, gönderilme nedeninin davacının göndermiş olduğu borç değil, kendilerinin daha önce davacıya verdiği borcun geri ödemesi olduğunu savunmuşlardır. Görüldüğü üzere davalılar, karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığını (havale ile para gönderildiğini) kabul etmekle birlikte, onun hukuki niteliğinin (vasfının), ileri sürülenden başka olduğunu bildirmek suretiyle gerekçeli inkarda (vasıflı ikrar) bulunmuştur. Öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere vasıflı ikrar (gerekçeli inkar), bölünemeyen ikrarlardan olduğundan bu durumda ispat yükü davacıdadır. Davacı delil olarak banka havale dekontuna dayanmışsa da havale kural olarak bir ödeme vasıtasıdır.
    Başka bir ifade ile havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal bir karine mevcuttur. Bu karinenin aksini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) iddia eden bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.
    Davalılar savunmasında, borcu kabul etmemiş ve gerekçeli inkarda bulunmuştur. Dosyaya sunulan havale makbuzunda gönderilen paranın borç olarak verildiğine dair herhangi bir şerh bulunmadığından bu haliyle, paranın borç olarak gönderildiğini ispata yeterli değildir. Davalılar karz ilişkisini inkar ettiğine göre karz ilişkisinin varlığını davacının kanıtlaması gerekir. Dosya kapsamından, davacının davalı ..."in teyzesi olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK’nun 203/1-a maddesi gereği mevcut olayda tanık dinlenmesi mümkün değildir. O halde Mahkemece, ispat yükünün davacı üzerinde olduğu gözetilerek ve tarafların sundukları deliller değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, mevcut olayda tanık dinlenmesi de mümkün olmadığı halde tanık beyanlarına dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi