12. Ceza Dairesi 2019/4662 E. , 2020/666 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/4, 62, 50/1, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK"nın 52/4. maddesi yerine 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır.
Olay günü, saat 18:05 sıralarında, meskun mahalde, aydınlatması olan, iki yönlü, düz, kuru asfalt yolda, sanık yönetimindeki kamyon ile Kırbaşı istikametinden Beypazarı istikametine seyrederken, olay mahalline geldiğinde, aracının sol ön yan kısmı ile karşı istikametten gelen sürücü ..."ın kullandığı otomobilin sol ön yan kısmına ...‘ın şeridinde tam kusurlu olarak çarpıp 26 metre fren ve lastik izi bırakması sonucu ...‘ın basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayati tehlike geçirecek, vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına ağır 6. derece etkileyecek ve ...’ın aracında yolcu olarak bulunan ...‘ın basit tıbbi müdahale ile giderilemez, vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına ağır 5. derece etkileyecek şekilde yaralandıkları olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin, dayanaktan yoksun raporun hükme esas alındığına, geçimini şoförlük yaparak sağlayan sanığın sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesinin yerinde olmadığına, hükmün açıklanmasına ilişkin kanun hükümlerinin uygulanmadığına dair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin TCK’nın 50/1-a maddesi şeklinde gösterilmemesi suretiyle CMK"nın 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK"nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 3. ve 4. fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine “sanığın kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının TCK"nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının TCK"nın 52/3. maddesi gereğince 225 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK"nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 4500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.