Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/26657
Karar No: 2018/8155
Karar Tarihi: 20.09.2018

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/26657 Esas 2018/8155 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2016/26657 E.  ,  2018/8155 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmasız, davalı ... avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ..."in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    K A R A R

    Davacı, davalı arsa maliki ... ile davalı yüklenici ... arasında 14/12/1998 tarihinde düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak yüklenici davalıdan 21.11.2000 tarihli noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile 32 nolu daireyi satın aldığını, taşınmazın fiili teslimi yapılarak taşınmaza yerleştiğini, ancak arsa maliki ile yüklenici arasındaki problem nedeniyle tapuyu alamadığını, tapuyu devralmayı beklerken tapu malikinin vefatı üzerine mirasçıları tarafından davalı ... . taşınmazın satıldığını,..."nın borcundan dolayı tapu kaydında hacizler bulunduğunu ve bu nedenle taşınmazın satışı aşamasına gelindiğini ileri sürerek, davalı ... . adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline, mümkün olmazsa fazla hakları saklı kalarak dairenin rayiç bedeli 50.000,00 TL. ile, daire içine yaptırdığı masraflar bedeli 5.000,00 TL"nin faizi ile davalı müteahhit Kemal"den tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile talebini artırmıştır.
    Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece, davalı yüklenici ... arsa maliklerine karşı edimlerini yerine getirmediğinden tescilin mümkün olmaması nedeni ile tescil talebinin ve arsa sahipleri ve mirasçıları yönünden açılan davanın reddine, davalı ... yönünden ise kabulü ile, dava konusu bağımsız bölümün rayiç değeri olan 250.000,00 TL. ile konut içine yapılan iyileştirme bedeli 5.000,00 TL. yönünden davanın kabulüne, iyileştirmeye yönelik 2.800,00 TL"ye dair haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-Davacı dava dilekçesinde, öncelikle davalı müteahhitten satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı dairenin adına tescilini, mümkün olmaz ise dairenin raiç değeri ile yaptığı masrafların yasal faiziyle birlikte davalı müteahhitten tahsilini istemiştir. Davacı davasını bu şekilde terditli olarak açmış olup, davacının isteminden ikinci talebi tamamen kabul edilmiştir. Bu durumda davacının terditli talebinden ikinci talebi kabul edildiği için davacının dava dilekçesindeki ikinci talebinden reddedilen kısım bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, davacının bir kısım talebi reddedilmiş kabul edilerek davacı aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmesi olanaksızdır. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
    Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK.nın 370. maddesi gereğince hükmün davacı lehine düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açkılanan nedenlerle temyiz eden davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün yedi numaralı bendinin bütünüyle karardan çıkartılmasına hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 1.630,00 TL duruşma avukatlık parasının davalı ..."dan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 13.207,31 TL kalan harcın davalı ..."dan alınmasına, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/09/2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

    MUHALEFET ŞERHİ

    Davacı, dava dilekçesinde davalı müteahhit ..."dan Satış Vaadi Sözleşmesi ile satın aldığı dairenin tapusunun iptali ile adına tescili, bunun mümkün olmaması halinde dairenin raiç değeri ile daire için yapmış olduğu iyileştirme bedelinin tahsilini talep ederek davalı olarak müteahhit ..., arsa sahipleri ..., ... ile dava konusu daire maliki ..."yı davalı olarak göstermiştir.
    Davacı taraf dava dilekçesinde dava konusu bağımsız bölümün davalı ... adına olan tapusunun iptali ile adına tescili, bu mümkün olmadığı takdirde rayiç bedeli 50.000,00 TL. ile iyileştirme bedeli 5.000,00 TL"nin davalı müheahhit ..."dan tahsilini talep etmiş ve bilahare ıslah dilekçesi ile daire rayiç bedelini 250.000,00 TL"ye çıkararak bu miktarın davalı ..."dan tahsilini istemiştir.
    Mahkemece, yapılan yargılama sonucu müteahhit ..."ın arsa maliklerine karşı yükümlülüklerini yerine getirmediği, bu nedenle davacının arsa maliklerinden ve mirasçılarından bir talepte bulunamayacağı, zararlarını yükleniciden isteyebileceği gerekçesi ile davacının tescile yönelik talebinin reddine, davalı ... dışındaki arsa malikleri ve mirasçıları açısından davanın reddine, davalı yüklenici ... açısından davanın kabulü ile 255.000,00 TL"nin tahsiline, haklarındaki dava reddedilen davalılar yönünden 4.351,14 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ..."e ödenmesine karar verilmiş olup, verilen karar davalı ... yönünden esastan, davacı tarafça ise arsa sahibi lehine vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
    6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun"un 111. md. gereğince terditli davada, davacı aynı davalıya karşı aralarında hukuki veya ekonomik bağlantı bulunan birden fazla talebini, aralarında aslilik veya fesilik ilişkisi kurarak aynı dava dilekçesinde ileri sürülebilir. Kanun maddesinde açıkça yazılı olduğu üzere terditli taleplerin aynı davalıya karşı ileri sürülmesi gerekir. Somut olayda, davacı dava dilekçesindeki talebinde, mümkün olduğu takdirde tapu iptali tescil, mümkün olmadığı takdirde dairenin rayiç bedelinin tahsilini istemiş, ancak bu taleplerini aynı davalıya yöneltmemiştir. Davacı dava dilekçesinde tapu iptali tescil talebini bağımsız bölüm adına kayıtlı olan davalı ..."ya, rayiç bedelin tahsilini ise yüklenici ..."a yöneltmiştir. Yargılama sonucunda tapu iptal ve tescil talebinin reddine, arsa makillerine karşı açılan davanın reddine, rayiç bedel yönünden yüklenici ..."a karşı açılan davanın ıslahla birlikte kabulüne karar verilmiştir. Sonuç olarak arsa malikleri hakkında gerek tapu iptali ve tescil ve gerekse rayiç bedel talebi reddedildiğine göre mahkemece, davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı arsa maliki ... mirasçısı ... lehine vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
    Bu nedenle sayın çoğunluğun davanın terditli olarak açıldığı gerekçesiyle davalı ... . lehine vekalet ücreti takdir edilmesinde isabetsizlik bulunduğundan hükmün düzeltilerek onanması gerektiği yönündeki görüşüne katılmıyor ve mahkeme kararının Onanması gerektiği görüşünde olduğumdan karara muhalifim.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi