13. Hukuk Dairesi 2016/26652 E. , 2018/8154 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmasız, davalı ... avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ..."in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı arsa maliki ... ile davalı yüklenici ... arasında 14/12/1998 tarihinde düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak yüklenici davalıdan 25.4.2000 tarihli noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile 18 nolu daireyi satın aldığını, taşınmazın fiili teslimi yapılarak taşınmaza yerleştiğini, ancak arsa maliki ile yüklenici arasındaki problem nedeniyle tapuyu alamadığını, tapuyu devralmayı beklerken tapu malikinin vefatı üzerine mirasçıları tarafından davalı ... taşınmazın satıldığını, ..."nın borcundan dolayı tapu kaydında hacizler bulunduğunu ve bu nedenle taşınmazın satışı aşamasına gelindiğini ileri sürerek davalı ... . adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline, mümkün olmazsa fazla hakları saklı kalarak dairenin rayiç bedeli 50.000,00 TL. ile, daire içine yaptırdığı masraflar bedeli 10.000,00 TL"nin faizi ile davalı müteahhit ..."den tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile talebini artırmıştır.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı yüklenici ... arsa maliklerine karşı edimlerini yerine getirmediğinden tescilin mümkün olmaması nedeni ile tescil talebinin ve arsa sahipleri ve mirasçıları yönünden açılan davanın reddine, davalı ... yönünden ise kabulü ile, dava konusu bağımsız bölümün rayiç değeri olan 250.000,00 TL. ile konut içine yapılan iyileştirme bedeli 8.600,00 TL. yönünden davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı dava dilekçesinde, öncelikle davalı müteahhitten satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı dairenin adına tescilini, mümkün olmaz ise dairenin raiç değeri ile yaptığı masrafların yasal faiziyle birlikte davalı müteahhitten tahsilini istemiştir. Davacı davasını bu şekilde terditli olarak açmış olup, davacının isteminden ikinci talebi tamamen kabul edilmiştir. Bu durumda davacının terditli talebinden ikinci talebi kabul edildiği için davacının dava dilekçesindeki ikinci talebinden reddedilen kısım bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, davacının bir kısım talebi reddedilmiş kabul edilerek davacı aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmesi olanaksızdır. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK.nın 370. maddesi gereğince hükmün davacı lehine düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açkılanan nedenlerle temyiz eden davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün sekiz numaralı bendinin bütünüyle karardan çıkartılmasına hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 1.630,00 TL duruşma avukatlık parasının davalı ..."dan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılı 13.247,96 TL kalan harcın davalı ..."dan alınmasına, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/09/2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun"un 111. md. gereğince terditli davada, davacı aynı davalıya karşı aralarında hukuki veya ekonomik bağlantı bulunan birden fazla talebini, aralarında aslilik veya fesilik ilişkisi kurarak aynı dava dilekçesinde ileri sürülebilir. Kanun maddesinde açıkça yazılı olduğu üzere terditli taleplerin aynı davalıya karşı ileri sürülmesi gerekir. Somut olayda, davacı dava dilekçesindeki talebinde, mümkün olduğu takdirde tapu iptali tescil, mümkün olmadığı takdirde dairenin rayiç bedelinin tahsilini istemiş, ancak bu taleplerini aynı davalıya yöneltmemiştir. Davacı dava dilekçesinde tapu iptali tescil talebini bağımsız bölüm adına kayıtlı olan davalı ..."ya, rayiç bedelin tahsilini ise yüklenici ..."a yöneltmiştir. Yargılama sonucunda tapu iptal ve tescil talebinin reddine, arsa makillerine karşı açılan davanın reddine, rayiç bedel yönünden yüklenici ..."a karşı açılan davanın ıslahla birlikte kabulüne karar verilmiştir. Sonuç olarak arsa malikleri hakkında gerek tapu iptali ve tescil ve gerekse rayiç bedel talebi reddedildiğine göre mahkemece, davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı arsa maliki ...mirasçısı ... lehine vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu nedenle sayın çoğunluğun davanın terditli olarak açıldığı gerekçesiyle davalı ... lehine vekalet ücreti takdir edilmesinde isabetsizlik bulunduğundan hükmün düzeltilerek onanması gerektiği yönündeki görüşüne katılmıyor ve mahkeme kararının Onanması gerektiği görüşünde olduğumdan karara muhalifim.