13. Hukuk Dairesi 2016/4213 E. , 2018/8123 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı oto galerisinden 9.9.2014 tarihli noter satış sözleşmesiyle ... plaka sayılı, 2002 model ... marka aracı 26.000,00TL bedelle satın aldığını, davacı tarafından aracın dış muayenesinde bir ayıp görülmediğini ve Dynomos Auto Check Up servisi tarafından yapılan muayenesinde araçta sıkıntı görülmemesi nedeniyle aracı satın aldığını, 14.09.2014 tarihinde aracın arızalandığını ve çekici yardımıyla ..."da bulunan ... yetkili servisine getirildiğini, servis tarafından yapılan kontrollerde araçtaki soruna ilişkin ikinci el parçalarla yapılacak tamir bedelinin ise 12.000,00TL olduğunun söylendiğini, aracın tamir işleminin yapıldığını ve faturalarının alındığını, tamir sırasında araca ait motorun sökülmesinde yağ müşürü takılı olduğu, bunun ne işe yaradığının tespit edilemediğinin belirtildiğini, tamir sonrası aracın kontrol için çalıştırıldığını ve ilk fan açma süresine yaklaşıldığı sırada “yağ seviyesi düşük motor stop et” uyarısı verdiğini, bu sorunun tespiti sırasında araçta takılı bulunan ikinci yağ müşürünün aracın alımından önce yapılan onarımlar sırasında yağ lambasını söndürmek için takıldığının belirlendiğini, araç tamirinin halen devam ettiğini, araçtaki bu arızanın gizli ayıp olduğunu ileri sürerek; öncelikle araç bedeli olan 26.000,00TL"nin davalıdan tahsiline, bunun mümkün olmaması halinde ise onarım gideri olan 12.000,00TL"nin ayıp oranı sayılarak bu miktarın iadesi ile şimdilik 2.078,00TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalıdan satın aldığı aracın ayıplı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı satış öncesi Dynomoss Auto Check Up adlı firmaya yaptırılan ekspertiz raporunda aracın bazı arızaları ile motor beynindeki arızaların bulunduğunun tespit edildiğini, davacının aracı bu hali ile satın aldığını savunarak davanın reddini dilemiş, mahkemece davacının araçtaki arızaları satın alırken bildiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda; aracın motorunda pistonların yağsız kalması nedeniyle piston kolunun kırıldığı ve kırılan piston kolunun motor gövdesine hasar vererek deldiği, bunun nedeninin pistonların yağsız kalması olup, motor karterinde ön görülen minimum miktardan daha az yağ kalması ya da yağ pompasının arızalanması nedeniyle pistonları düşük basınçta yağ gönderilmesinden kaynaklanabileceği, dosyadaki raporlarda ve tespitlerde motor arızası sonrası yağ kontrolü yapılıp yapılmadığı ve mevcut miktarı konusunda bir bilgiye rastlanılmadığı, davacının aracı satın alındıktan sonra bakım yapılmama ihtimaline karşı bakıma tabi tutarak yağ değişimi yapılması gerektiği, davacının yağ kontrolü ve bakımını yaptırmaması nedeniyle arızanın oluşumuna sebebiyet verdiği belirtilmiştir. Ancak raporda; araca takılan müşürle yağ lambasının devre dışı bırakıldığı iddiasına ilişkin bir değerlendirme yapılmamış olup rapor bu haliyle hükme elverişli değildir. O halde mahkemece, davacının bilirkişi raporuna itirazları da dikkate alınarak teknik üniversiteden seçilecek akademik kariyere sahip bilirkişi heyetinden araç üzerinde inceleme de yaptırılarak, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda ve özellikle araca 2. müşür takılarak yağ arıza lambasının devre dışı bırakıldığı iddiası ile ilgili araçtaki arızanın nedeni net olarak araştırılmalı, davacı tarafından aracın satın alınmasından önce alınan ekspertiz raporundaki arızalar da değerlendirilerek aracın bu nedenle gizli ayıplı olup olmadığı yönünde taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor tanzim ettirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.