19. Ceza Dairesi 2019/18835 E. , 2021/3114 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Nakil Araçlarının İadesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre kovuşturma aşamasında Tarım ve Orman İl Müdürlüğünün 23/01/2014 havale tarihli dilekçe ile yapılan davaya katılma istemi hakkında bir karar verilmemesi nedeniyle CMK 260. maddesi gereğince dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Müşteki Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla sanıklara yüklenen suçun, 5752 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen TAPDK"nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gözetilerek TAPDK vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"nin 317. maddesi gereğince, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık ... müdafi, sanık ... ile katılan ... İdaresi vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yerel Mahkemece kurulan mahkumiyet hükümleriyle birlikte, 5607 sayılı Kanun"un 13. maddesi ve 5237 sayılı Kanun"un 54. maddesindeki şartların gerçekleşmemesi sebebiyle, nakilde kullanılan araçları iadesine de karar verildiği, iade kararının, araçlar hakkında açılmış müsadare davasının konusu olması bakımından, bozma kararıyla birlikte araçların iadesi hükmünün de ortadan kalkacağı, bu durumda yeniden yapılacak yargılama sonucunda tekrar iade kararı verilmesi halinde, kanun yollarının tüketilmesi de dahil, bu kararın kesinleşmesinin uzun bir süre geçtikten sonra mümkün olacağı, kanun yolu denetiminde aracın iadesi kararının hukuka uygun bulunması halinde, bu süre zarfında şahsın, aracı üzerindeki hukuki tasarruf hakkından mahrum kalacağı, aksi durumun ise AİHS ek 1 protokolün 1. maddesi ve Anayasa"nın 35. maddesiyle güvence altına alınan mülkiyet hakkına haksız müdahale oluşturacağı, Yargıtayca bu aşamada yapılacak denetimin söz konusu sakıncaları ortadan kaldıracağı gibi, yargılamanın makul sürede bitirilmesi ilkesinin yerine getirilmesi bakımından da gerekli olduğu değerlendirilerek, temyize konu mahkeme hükmü ceza ve müsadere bakımından ayrı başlıklarda incelenmekle;
A-) Nakil aracının iadesi kararına yönelik Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Nakilde kullanılan aracın iadesine ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden TEMYİZ İTİRAZLARININ REDDİYLE İADE KARARININ ONANMASINA,
B-) Sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde ise başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun"un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun"un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK"nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun"un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun"a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
1-Adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesinde TCK"nin 52/2.maddesinin yazılmaması suretiyle CMK"nin 232/6.maddesine aykırı davranılması,
2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun"un, 106. maddesinin 2. fıkrasındaki "Adli para cezasını içeren ilam Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. C.Savcısı otuz gün içinde adli para cezasının ödenmesi için hükümlüye 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bir ödeme emri tebliğ eder." ve anılan maddenin 3.fıkrasındaki "Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet Savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapsedilir." hükümlerine göre sanıkların adli para cezasını, kendilerine tebliğ tarihinden itibaren ödemeleri gerekirken, hükmün kesinleşme tarihinden itibaren takside bağlanması şeklinde sanıklar aleyhine 5275 sayılı Kanun"un l06. maddesini bertaraf edecek şekilde karar verilmesi,
3-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafi ile sanık ..." un temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.