13. Hukuk Dairesi 2017/5136 E. , 2018/7636 K.
"İçtihat Metni" vekili avukat ... ile 1-Müflis ...San. Ve Tic. Ltd. Şti. Adına İflas İdaresi Memuru... 2...Tur. İnş. ve Özel Sağlık Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. vekili avukat ..., 3-...Gıda ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 14. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 16/12/2014 gün ve 2013/408-2014/453 sayılı hükmün Dairemizin 09/02/2017 tarih ve 2015/14246-2017/1582 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, davalı ile yapılan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davalının alt işveren olarak çalıştırdığı dava dışı işçi ...’ın kıdem tazminatı alacağı için açtığı alacak davası sonucunda kesinleşmiş mahkeme ilamına istinaden icra dosyasına 19.179,40 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, aralarındaki hizmet sözleşmesi ile eki belgelere göre çalışacak işçilerin İş Kanunu ve ilgili mevzuata göre bütün sosyal hakları ile tüm sorumluluğun yüklenici firmaya ait olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile ödemek zorunda kaldığı 19.179,40 TL"nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen hüküm temyiz edilerek dairemizin 9.2.2017 tarihli, 2015/14246 esas 2017/1582 karar sayılı ilamı ile bozulmuş, davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacının HUMK"nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
2-Dosyada bulunan ve taraflar arasında imzalanmış olan 22.12.2008 tarihli hizmet alımları tip sözleşmesinin diğer hususlar başlıklı 37. maddesinin 5. bendinde “..haksız fesihten dolayı işten çıkartılan işçilere kanun gereği ödenmesi gereken kıdem, ihbar tazminatı ve her türlü yasal hak ve tazminatlarını yüklenici karşılayacaktır.” ibarelerinin yazılı olduğu o halde sözleşmenin ilgili maddesi ile dava konusu kıdem tazminat talebi ile ilgili sorumluluğun yüklenicilerde olduğu, bu durumda önceki bozma ilamının 1.bendinde yer alan “Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; davacı bakanlık ile davalı şirket arasındaki sözleşmelerin 23. maddesinde sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukların, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ile genel şartnamenin altıncı bölümünde düzenlendiği belirtilerek sözleşmenin eki genel şartnameye atıf yapılmış olup, sözleşmelerin eki genel şartnamelerde ise bu yönde bir düzenlemeye yer verilmediği tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve eklerinde davalı yüklenici şirketin dava dışı işçinin kıdem tazminatı alacağından sorumlu olduğuna dair hüküm bulunmadığı anlaşılmakla, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davalı yüklenicinin kendi sorumlu olduğu döneme ilişkin kıdem tazminatının yarısından asıl işveren konumundaki davacının ise diğer yarısından sorumlu olduğunun kabulü gerekir.” şeklindeki paragrafın ve ayrıca aynı bendin son paragrafında yer alan “Davalının temyiz itirazlarının ise bu yönden kabulü ile mahkemece, son işveren olan davalının kıdem tazminatına ilişkin işçilik alacaklarından kendi dönemine isabet eden miktarların yarısından sorumlu olduğu, asıl işveren konumundaki davacının ise diğer yarısından sorumlu olduğu kabul edilerek, konusunda uzman bilirkişiden her iki tarafın sorumlu olduğu miktarları gösteren taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar göz ardı edilerek, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.” şeklindeki cümlelerinde bozma ilamından kaldırılarak, yerine yukarıda anlatılan gerekçelerle “sözleşmenin 37. maddesi gereği davalı yüklenicilere tam sorumluluk verilmesi yönündeki mahkeme kabulü yerinde olmakla birlikte davalı alt işverenin kıdem tazminatından dolayı sadece kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu tutulması gerekmekte olup bu hususta konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli bir rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.” cümlesinin yazılması gerekir. Hükmün sadece anlatılan dönemsel sorumluluk yönüyle bozulması gerekirken, zuhulen tarafların yarı yarıya sorumlu olmaları gerektiğinden bahisle de bozulduğu, bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 09.02.2017 tarih ve 2015/14246 esas, 2017/1582 karar sayılı bozma kararındaki 2. bendin aynı şekilde bırakılmasıyla birlikte, 1. bendin yukarıda anlatılan şekilde değiştirilmesine, hükmün bu gerekçeler ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair karar düzeltme taleplerinin reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının bu yöne ilişkin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 09.02.2017 tarih ve 2015/14246 esas, 2017/1582 karar sayılı bozma ilamının 1. bendinin değiştirilerek, mahkeme hükmünün yukarıda açıklandığı şekilde BOZULMASINA, 04/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.