13. Hukuk Dairesi 2017/5328 E. , 2018/7631 K.
"İçtihat Metni"Asıl dava davacsıı birleşen dava davalısı ... vekili avukat ... ile Asıl dava davalısı birleşen dava davacısı ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21/04/2015 tarih ve 2014/347-2015/150 sayılı hükmün Dairemizin 30/01/2017 tarih ve 2015/36359-2017/949 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde asıl dava davalısı birleşen dava davacısı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK.nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE ve aynı kanunun 442 maddesi hükmünce 310,00 (üçyüzon) TL para cezası ile aşağıda dökümü yazılı 9,40 TL. kalan harcın karar düzeltme isteyene yükletilmesine, 04/07/2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Asıl davada: Dava, babalarının vefatından önce, mirasçılardan davalı ..."e vekalet verdiğini, murisin ölümünden sonra murise ait hesabın müşterek hesap haline geldiğini, vekalet ilişkisinin sona erdiğini, davalının ise bu vekaleti kullanarak 24.6.1999 tarihinde tüm mirasçıların rızaları alınarak 1999 yılı Mayıs ve Temmuz aylarında rızası hilafına aleyhine sonuçlar doğuracak şekilde tasarrufta bulunduğunu, bu nedenle kendi payı olan ¼"ünü karşılayacak şekilde şimdilik 100.000 USD"nin dövize uygulanan en yüksek reeskont faizi uylanarak tahsili, 26.9.2008 tarihli ıslah ile davasını 1.624.626,31 USD"ye yükselterek tahsilini istemiştir. Davalı cevabında; talebin zamanaşımına uğradığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada: Davacı ..., 9.12.2009 tarihli dava dilekçesinde muris ..., davalı ..."ın hak sabihi oldukları 28042 SK numaralı hesap, murisin ölümünden sonra tüm mirasçıların 24.6.1999 tarihli ortak talimatı ile 30.487 SK numaralı hesaba aktarılmıştır. Sözü geçen banka hesabı, tek imzalı müşterek hesap olup, her birinin münferit hesap yapmaya yetkili olduğunu, oysa davalı, bu hesaptan kendi hesabına para aktararak menfaat sağladığını, diğer mirasçılara bilgi vermeden 9.7.2003 tarihinde aynı banka nezdinde bulunan ... 33163 AA numaralı hesaba 359.328,25 ABD Doları parayı transfer ettiğini, kendi payına düşen 89.832 USD"den şimdilik 10.000 USD"nın aktarım tarihi olan 9.7.2003 tarihinden dövize uygulanan en yüksek faizi ile tahsilini istemiştir.
Bilirkişiden rapor alınmıştır.
I.Karar: Davanın kısmen kabulü ile 1.624.626,31 tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Davalı, temyiz etmiştir.
I.Bozma: Davalı ..."in açtığı davayı birleştirmesi nedenine dayalıdır.
II.Karar: Bozmaya uydu, birleştirme kararı verdi.
HÜKÜM:
Asıl davada: Kısmen kabulü ile 1.624.626,31 ABD, 100.000 USD kısmı için 15.12.2005 dava tarihinden, 1.524.626,31 tutarı için 26.9.2008 ıslah tarihinden itibaren ABD Devlet Bankalarının bir yıl vadeli mevduatı ödedi, en yüksek efektif kuru üzerinden TL olarak davalıdan alınıp davacıya ödenmesini, fazla talebin reddi,
Davalı, temyiz etmiştir.
II.Bozma: Dava birleştirildiğine göre, birleşen davanın konusu asıl davadan mahsup edilip birleşen davayı reddedemesin şeklinde bozmuştur.
III. Karar
Esas davanın: Kısmen kabulü ile 1.624.626,31 USD"nın 100.000 USD kısmı için 15.12.20005 dava tarihinden, 1.524.626,31 USD kısmına 26.09.2008 ıslah tarihinden, ödeme tarihinden efektif satış kuru üzerinden tahsili, fazla talebin reddi
Birleşen dava yönünden: Davanın kabulü, tahsilde tekerrür olmamak üzere 10.000 USD"nın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar temyiz etmiştir.
Asıl davada davacı, davalının vekalet görevini kötüye kullanarak müşterek hesaptan kendi menfaatine para kullandığını belirterek tahsilini istemiş, karşı davada ise davacı-asıl davada davalı; davacının müşterek hesaptan kendi şirketlerine usulsuz aktarımlar yaptığını, bu nedenle kendi ¼ hissesine düşen miktardan fazlaya illişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 USD"nin tahsilini istemiştir.
Karşı dava ayrı açılmış daha sonra asıl dosya ile birleştirilmiştir.
Hükmün kapsamı başlıklı bölümünde;
HMK. 297/1-c “ Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakialar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakialarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri”,
Aynı maddenin 2. bendinde;
“ Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”
Amir Hükmü Uyarınca; Her dava açıldığı zamandaki şartlara göre ayrı ayrı değerlendirilip sonuçlandırılması gerektiği halde; mahkeme hem asıl dava gerekçesinde, hem karşı dava gerekçesinde delilleri yeterince tartışmadığı, karşı davasının hüküm bölümünde yazdığı “ tahsilde tekerrür” ve “fazlaya ilişkin hakların” saklı tutulmasının dayanaklarının neler olduğunun gerekçede açıklanmadığı halde, hüküm bölümünde yazılmasının infazda şühpe ve tereddüt uyandıracağı, bu hususun ise yukarıda kanun maddesi yazılı HMK"nın 297/1-c ve 2. fıkralarında aykırılık teşkil ettiğinden hükmün karşı dava yönünden bu nedenle bozulması, bozma neden ve şekline göre karşı davacının temyiz sebeplerinin bu aşamada incelenmemesi görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun karar düzeltme talebinin reddi yönündeki görüşüne katılamıyorum.