20. Ceza Dairesi 2018/4684 E. , 2019/1547 K.
"İçtihat Metni"Yüksek Adalet Bakanlığı"nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Eskişehir 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2017 tarihli ve 2017/424 esas, 2017/871 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 11/06/2018 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli ... hakkında 26/08/2016 tarihli “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda, 15/12/2016 tarihli ve 2016/33484 soruşturma, 2016/420 sayılı karar ile; 5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun"un 191/3. maddesi uyarınca erteleme süresi içerisinde bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun"un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye 24/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği, kararın infazı için 28/12/2016 tarihinde Eskişehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2-Eskişehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 13/01/2017 tarihli çağrı yazısının hükümlünün mernis adresi olan 75.Yıl (...) Mahallesi,... Sokak No.7/4 .../Eskişehir adresinde Tebligat Kanunu’nun 21/2.maddesi gereğince 30/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması üzerine 09/02/2017 tarihli uyarılı davetnamenin aynı adreste mernis adresi olduğu da belirtilmek suretiyle Tebligat Kanunu’nun 21/2.maddesi gereğince 15/02/2017 tarihinde tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılarak 07/03/2017 tarihinde savcılığa gönderildiği,
3-Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararının kaldırılarak 29/03/2017 tarihli, 2016/33484 soruşturma ve 2017/2951 esas sayılı iddianame ile sanık hakkında kamu davası açıldığı,
4-Kanun yararına bozma istemine konu; Eskişehir 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2017 tarihli, 2017/424 esas ve 2017/871 sayılı kararı ile ; “…..hüküm tesis edilmesine yasal olarak yer ve imkan bulunmadığına” karar verildiği,kararın 15/12/2017 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/12/2016 tarihli ve 2016/33484 soruşturma, 2016/420 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, hükümlünün denetimli serbestlik yükümlülüğüne uymamakta ısrar etmesi sebebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 29/03/2017 tarihli ve 2016/33484 soruşturma, 2017/2951 esas, 2017/2347 sayılı iddianame ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, dava şartı oluşmadığından bahisle hüküm tesis edilmesine yasal olarak yer ve imkân bulunmadığına dair Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2017 tarihli ve 2017/424 esas, 2017/871 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 223/1. maddesinde, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde hüküm çeşitlerinin tahdidî olarak sayıldığı, somut olayda, sanık hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/12/2016 tarihli ve 2016/33484 soruşturma, 2016/420 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak kamu davası açılabilmesi için erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi gerektiği, fiilin ısrar olarak değerlendirilebilmesi için en az 2 kez ihtar yapılmış olması ve sanığın usulüne uygun 2 haklı ihtara rağmen davete icabet etmemesi veya başka herhangi bir şekilde haberdar olmasına rağmen ısrarla denetime uymaması gerektiği, denetimli serbestlik kararının yerine getirilmesi için 10 gün içerisinde Eskişehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurması konusunda mernis adresine çıkarılan tebligatın, Tebligat Kanunu"nun 21/2. maddesine göre 30/01/2017 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, sanığın süresinde müracaat etmemesi üzerine 2. kez çıkarılan tebligatın da anılan Kanun"un 21. maddesine göre 15/02/2017 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen sanığın yine süresinde müracaat etmediği, kamu davası açılması koşullarının gerçekleşmesi üzerine dava açıldığı cihetle, mahkemesince, açılan kamu davası hakkında yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, anılan Kanun"da düzenlenmeyen hüküm tesis edilmesine yasal olarak yer ve imkân bulunmadığına şeklinde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”denilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2017 tarihli ve 2017/424 esas, 2017/871 sayılı kararının bozulması istenilmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 223/1. maddesinde, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde hüküm çeşitleri sınırlı olarak sayılmıştır.
İncelenen dosyada; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 28/06/2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değişik 191.maddesinin 4.fıkrasında yer alan; ; “Kişinin erteleme süresi zarfında:
a)Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b)Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması,kabul etmesi veya bulundurması,
c)Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
halinde hakkında kamu davası açılır” hükmü uyarınca maddede sayılan koşullardan birinin gerçekleşmesi gerekir.Şüpheli hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/12/2016 tarihli ve 2016/33484 soruşturma, 2016/420 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak kamu davası açılabilmesi için; yükümlünün erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi gerekmekte olup fiilin ısrar olarak değerlendirilebilmesi için en az 2 kez ihtar yapılmış olması ve yükümlünün usulüne uygun 2 haklı ihtara rağmen davete uymaması veya başka herhangi bir şekilde haberdar olmasına rağmen ısrarla denetime uymaması gerekmektedir. Denetimli serbestlik kararının yerine getirilmesi için 10 gün içerisinde Eskişehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurması konusunda sanığın mernis adresine çıkarılan tebligatın, Tebligat Kanunu"nun 21/2. maddesine göre 30/01/2017 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, sanığın süresinde başvurmaması üzerine 2. kez çıkarılan tebligatın da aynı Kanun"un 21. maddesine göre 15/02/2017 tarihinde tebliğ edilmesine karşın sanığın yine süresinde başvuruda bulunmadığı, böylece yükümlünün denetimli serbestlik tedbirine uymama konusunda ısrar gösterdiği, kamu davası açılması koşullarının gerçekleştiği anlaşıldığından, kamu davasına devamla esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nda düzenlenmeyen “hüküm tesis edilmesine yasal olarak yer ve imkân bulunmadığına” şeklinde karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D)Karar:
Açıklanan nedenlere göre; yargılamaya devamla esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nda düzenlenmeyen “hüküm tesis edilmesine yasal olarak yer ve imkân bulunmadığına” şeklinde karar verilmesi kanuna aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2017 tarihli ve 2017/424 esas, 2017/871 sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun"un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı"na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na gönderilmesine, 13/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.