20. Ceza Dairesi 2018/4589 E. , 2019/1544 K.
"İçtihat Metni"Yüksek Adalet Bakanlığı"nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki, İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/04/2011 tarihli, 2011/11 esas ve 2011/617 karar ve İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2017 tarihli, 2017/19 esas ve 2017/1079 sayılı kararlarının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 31/05/2018 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
İncelenen dosyadan;
1-Sanık hakkında “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan yapılan soruşturma sonucunda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 17/09/2008 tarihli 2008/80485 soruşturma, 2008/38049 esas ve 2008/16490 sayılı iddianamesi ile TCK’nın 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,
2-Yapılan yargılama sonucunda; İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/02/2009 tarihli, 2008/1529 esas ve 2009/136 sayılı kararı ile sanık hakkında TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 13/02/2009 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği ve infazı için İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne gönderildiği,
3-İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 15/10/2010 tarihli çağrı yazısının 09/11/2010 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, 10 günlük süre içerisinde müdürlüğe başvurmaması nedeniyle evrakın kapatılarak müdürlüğün 13/12/2010 tarihli yazısı ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
4-Kanun yararına bozma istemine konu; İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/04/2011 tarihli 2011/11 esas ve 2011/617 karar sayılı kararı ile sanığın TCK’nın 191/1 ve 62.maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 05/05/2011 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
5-Sanığın 20/09/2015- 04/10/2015 tarihlerinde işlediği “seyirden yasaklı kişinin kanunda belirtilen şekilde kolluk kuvvetine müracaat etmemesi” suçu nedeniyle İzmir 3.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24/03/2016 tarihli 2016/63 esas ve 2016/262 karar sayılı ilamı ile adli para cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar verildiği,
6-İhbar üzerine kanun yararına bozma istemine konu; İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2017 tarihli 2017/19 esas ve 2017/1079 sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeden 07/02/2018 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan sanık ..."ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/02/2009 tarihli ve 2008/1529 esas, 2009/136 sayılı kararını müteakip, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinden bahisle denetimli serbestlik dosya kaydının kapatıldığına ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı
Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 13/12/2010 tarihli yazısı üzerine, yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/04/2011 tarihli ve 2011/11 esas, 2011/617 sayılı kararının kesinleşmesini takiben, sanığın deneme süresi içerisinde kasten 6222 Sayılı Sporda Şiddet Ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanuna muhalefet suçunu işlediğinden bahisle hakkında verilen hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun"un 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2017 tarihli ve 2017/19 esas, 2017/1079 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
1- İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/04/2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararı yönünden yapılan incelemede,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22/12/2015 tarihli ve 2015/1717 esas, 2015/33429 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanığa 10 gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerektiği uyarısını içeren tebligatın yapılması ve sanığın başvuruda bulunmaması üzerine, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen de başvuruda bulunmadığı takdirde sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı nazara alındığında, tedavi ve denetime uymamakta ısrar şartının gerçekleşmediği gözetilerek kovuşturma şartı bulunmadığından durma kararı verilmesi yerine sanığın İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından 09/11/2010 tarihinde yapılan tek bir tebligata riayet etmediğinden bahisle yapılan yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmiş olmasında isabet görülmemiştir.
2- İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2017 tarihli ve 2017/19 esas, 2017/1079 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede,
Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde satın alma eyleminden dolayı 5271 sayılı Kanun"un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği cihetle, sanık hakkında verilen hükmün açıklanması koşullarının da 5271 sayılı Kanun"un 231. maddesine tâbi olmadığı, 5237 sayılı Kanun"un 191/4. maddesinde yer alan, "a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması..." hallerinde hükmün açıklanmasına karar verileceği gözetilmeksizin, denetim süresi içinde kasten 6222 Sayılı Sporda Şiddet Ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanuna muhalefet suçunu işleyen sanık hakkında hükmün açıklanmasına yer olmadığına ilişkin karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Denilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309. maddesi uyarınca İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/04/2011 tarihli ve 2011/11 esas, 2011/617 sayılı kararı ile İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2017 tarihli ve 2017/19 esas, 2017/1079 sayılı kararının bozulması istenilmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Yapılan incelemede;
1-İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/04/2011 tarihli ve 2011/11 esas, 2011/617 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararı yönünden yapılan incelemede:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun hükümden sonra 28/06/2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değişik 191. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Kişinin erteleme süresi zarfında: a)Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi halinde hakkında kamu davası açılır” hükmü uyarınca, sanığa, 10 gün içinde İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurması gerektiği uyarısını içeren çağrı kağıdının usule uygun şekilde tebliğ edildiği, sanığın müdürlüğe başvuruda bulunmadığı, ancak, sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta "ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata karşın başvuruda bulunmaması halinde sanığın yükümlülük ihlalinden söz edileceği, somut olayda hükümlünün Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nce çıkarılan çağrı yazısına karşın 10 gün içinde Müdürlüğe başvurmamasının tek başına ısrar olarak değerlendirilemeyeceği, ısrar şartının gerçekleşmemesi nedeni ile mahkemece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümle maddesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yapılan yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi, kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
2- İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2017 tarihli ve 2017/19 esas, 2017/1079 sayılı açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına ilişkin karar yönünden yapılan incelemede:
“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesi gereğince sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün, 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereğince açıklanması geri bırakılmasına karar verilmesinden sonra sanık hakkında verilen hükmün açıklanması koşullarının 5271 sayılı Kanun"un 231. maddesine tâbi olmadığı, 5237 sayılı Kanun"un 191/4. maddesinde yer alan,
"a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması..." hallerinde hükmün açıklanmasına karar verilebileceği gözetilmeden, denetim süresi içinde kasten 6222 sayılı Sporda Şiddet Ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanuna muhalefet suçunu işleyen sanık hakkında hükmün açıklanmasına karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D) Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/04/2011 tarihli ve 2011/11 esas, 2011/617 sayılı kararı ile İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2017 tarihli ve 2017/19 esas, 2017/1079 sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun"un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı"na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na gönderilmesine,
13/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.